Bloğuma uğramaya uğramaya iyice yabancılaşmışım sanırım sanki başkasının bloğuna yazı yazıyorum şuan o-O Klavyem desen ayrı bir alem.. Unutmuş beni ): Hani derler “klavyeler nankördür en az kediler kadar” diye (yok ya galiba bunu ben uydurdum) .. Resmen yazı yazmayı unutmuşum bir iki haftada o-O Zaten klavyemi de değiştirmiş kara vicdanlı kardeşim hangi akla hizmet yaptıysa o naneyi.. Allah Allah ya.. Neyse.. Bir senedir virüslerin cirit attığı PC’me dün format atmış ablasının psikopatı, ordan yırttı… Şimdi Allah için, yiğidi öldür hakkını yeme demişler ki; hiç pis boğazlı biri olasım yoktur doğalıdan beri. Şimdilik bu klavye olayını sineye çekebilirim ama format hakkını ödedikten sonra (yarına kadar ödemiş olurum sanırım) bakarım onun da icabına..
Isınamadım hala yawf.. Neyse bir iki paragraf sonra kendime gelirim sanırım.
“E çilekli: “gidişim suskun oldu, ama; dönüşüm muhteşem olacak” gibi iddialı bir laf ettin giderken, şimdi hani muhteşemlik?” diyenlere eli boş gelmiş olmanın ezikliği içerisinde izlediğim ve beğendiğim bir kaç filmin tavsiyesini sunarak kendimi affettirebileceğimi umuyorum. Gıcık gıcık ne bakıyorsunuz yaa en azından amorti işte
)
Şimdi efenim öncelikle şiddetli bir şekilde beğendiğim iki filmi öne alıyorum. Malumunuz biraz gıcıklık düzeyinde mükemmeliyetçi bir hatunumdur. Ben beğendiysem vardır yani bişisi
Ukala değilim yahu bi dinleyin işte hemen böbür böbür böbürlenmeyin :PPP Hakikaten kolay beğenen bir tip değilimdir. İzleyeceğim filmin hem ahlaki yönü dipte olmamalıdır, hem de beni sürükleyiciliği ve kurgusuyla koltuğa zımbalamalıdır diye düşünüyorum. Sonunu tahmin etmek gerçekten çok sıkıcı oluyor.
Mesela şu bir grup gencin (bilhassa gruptaki genç kızların mini eteği, dekolteleri meşhurdur) oynadığı saçma sapan korku-gerilim türü filmler. Böööğk diyorum başka da bir şey demiyorum o filmler için. Birkaç sevişme sahnesi (gençleri oynatmalarının nedeni de bu zaten), cinsellik, seks, biraz iri göğüs figürü, biraz kadın bacağı (o filmlerdeki kızlar mini etekli olurlar genelde ya da dar şort vs.) biraz da kırmızı boya (o boya yani kan da olmasa insan başka bi çeşit film izlediğini filan sanar :P). Millete de korku-gerilim diye yedirirler bu kokuşmuş filmleri. Sonu belli hatta dakikası dakikasına tahmin yürütüp filmin senaryosunu kendinizin yazdığınızı bile düşünebiliyorsunuz bu tür filmlerde, bilen bilir bu abuk durumu.. Yanına bile yaklaşmam yaklaşanı da hayırlı bir Türk vatandaşı olarak uyarırım baktım hala izliyor o zaman onunla tüm bağlarımı koparırım
)
Gelelim izlediğim filmlere..
Will Smith ile “Wild Wild West” (Vahşi Vahşi Batı) filminde tanışmıştım.
Tabi film setinde değil ekrandan doğru :P O filmi her izleyişimde ilk izlediğim tadı alırım. Çok kaliteli bir film. Will Smith o filmden sonra kaliteli bulduğum diğer oyuncular gibi dikkatimi çekmeye başladı. Siyah Giyen Adamlar ve Ben Robot fimleri de gayet güzeldi. Kaliteli ve heyecanlı buldum bu filmleri. Ben Efsaneyim ve Devlet Düşmanı fimleri de yeni izlediğim fimler.
Yine bu iki filmine de hayran kaldım. Mimikleri çok başarılı olan oyuncular arasında bence.
Ben efsaneyim filminde bir iki yerde gözyaşı dökebileceğinizi söyleyebilirim
Bilim kurgu, hareket, heyecan ve bir iki duygusal sahne.. Bir filmden ben daha ne isterim ki yaa
Devlet Düşmanı filmi baya eski ama ben yeni izledim
) Dolayısıyla benim için yeni oluyor. Hareket, heyecan ve espirisi bol bir filmdi. Ben efsaneyim filminden daha hareketli olduğuna emin olabilirsiniz. Ama ikisinin de yeri ayrı bence. İkisi de izlenmeye değer filmlerden.
Next, Kabadayı, Hitman, Çakal, Kuşatma, Kızıl Ejder, Son Ültimatom vs. vs. vs. hatırlayabildiklerim bunlar
) Bunların arasından da Next (Nicholas Cage) ve Çakal (Bruce Willis, Richard Gere) en beğendiklerim. Çakal filmi gerçek bir hikayeden uyarlanmış ve gerçektende çok sıkı bir film olmasına rağmen, filme konu olan gerçek hikayeyi öğrendikten sonra filmin oldukça yetersiz olduğunu düşündüm. Ve konu oldukça değiştirilmiş.. Mesela değiştirilmeye bir örnek vereyim; filmdeki kötü adamımız çakal ölüyor ancak gerçek hayatta yaşıyormuş (hapisteymiş sanırım) Tam hikayesini öğrenirsem sizinle paylaşıcam.
Kabadayı (Şener Şen, Kenan İmirzalıoğlu, Rasim Öztekin vs.) filminde en iyi oyuncu bence Rasim Öztekin’di
Rolünü yaşatmış gerçekten de
çok güldüm hareketlerine
) Ama filmin geneli vasattı denebilir. Amatör oyuncular da cabası. Sanki usta oyuncular arasında yetişsin garipler diye bir iki tane serpiştirmişler araya. Mesela Aslı Tandoğan’ı çok amatör buldum. Ya da bana öyle geldi bilemiyorum. Sevgilisi rolündeki İsmail Hacıoğlu ise Tandoğan’dan bir iki ibre yüksek bir performans sergilemiş. Kenan İmirzalıoğlu’na da 10 üzerinden 6 diyebilirim.
Hitman bana kalırsa çakma bir aksiyondu. Bir iki sahnesiyle geçmişi olmayan adam filmini anımsadım izlerken. Bazı sahneleride diğer aksiyon filmlerinin kopyası gibiydi
) Dolayısıyla aman aman çok güzel bir film denemez. En azından ben demem.
Kuşatma Klasik bir CIA-FBI filmi. Amerika övüldükçe övülmüş. Birçok Amerikan filminde olduğu gibi.. Sütten çıkmış ak kaşık muhabbeti yani yine.. Filmin sonunda Amerika’da hayatta olmayacak bir takım şeyler oluyor filan. Ütopik bir sondu anlayacağınız
) Ama neyse anlatmim izlemeyenler için sürpriz olsun. “Ben filmin özünü hasssi.tir edip ekşına bakarım” derseniz olabilir neden olmasın derim, izleyin. Ekşını bol.
Kızıl Ejder Dr. Hannibal’ı bilmeyen kaldı mı
) Buz gibi bakışlarıyla kanımı donduran psikolojik manyak adamın filmi. Çok eski bir film izlemeyen kalmadı eminim ama hala izlemeyen varsa izlenebilir izin veriyorum
)
Son Ültimatom “Geçmişi Olmayan Adam” filminin 3.bölümü.. İlk 2 bölümünü (Geçmişi Olmayan Adam ve Medusa Darbesi) izlediyseniz bunu da izleyin, eğer izlemediyseniz filmin pek tadı olmaz baştan söyleyeyim. Olur da olmaz. Ben nedense ilk bölümleri izlemeden diğer bölümlere geçince filmden tam verim alamıyorum çünkü filmi tam anlayamıyorum
) Filmi tam anlamayınca da kurtlanıyorum :P Matt Damon’un başrolünü oynadığı bu film çok harika, emin olabilirsiniz. Ama artık 4. bölümü de gelirse böğk olabilirim sanırım
)