BİR KAFADAN HER SES
Çilekli Süt'ün, Sıradan Çinko Karbon Blog'lara Göre On Kata Kadar Uzun Ömürlü Çok Sesli Mekânı.


Arama Bul

Arşiv April, 2008

İş, Kariyer, Para, Alışveriş, Çeyizlik :)) Kafam Karışık :))

Kategori Çilekli Süt 
April 29th, 2008

Uzun bir süredir iş hayatına küsmüş gibiydim. Bir kaç ay öncesi iş arayıp duruyordum ama hiç istediğim gibi bir iş denk gelmemişti. Tamam arayanlar, görüşmeye çağıranlar vs. oluyordu ama istediğim işyerleri olmadıktan sonra neye yararki..

Geçen gün hadi dedim bir daha deneyeyim şu iş başvurusu olaylarını. Kariyer.nete girdim yine gözüme kestirdiğim bir çok yere CV’mi yolladım. Hemen ertesi gün bir iş teklifi geldi. Üstelik başörtülü de alıyorlarmış (artık başörtülü alan firmalar lükse giriyor benim gözümde de o açıdan) İşe alacak olan, üstelik mülakata çağıran firmalardan bazıları (Boyner, Turkcell vs.) CV’imde başörtülü resmim olmasına ve mülakata çağırmalarına rağmen geri çevirmişti de başörtülü almıyoruz diyerek. O yüzden yani. Artık hem istediğim gibi hem de başörtülü alan bir firma bulamayacağımı düşünmeye başlamıştım. Ama sanırım hala umut var :) ) Bugün de Koçtaş’tan bir teklif geldi ama onlar da başörtülü almayan takımından. Zaten masonlarla işim olmaz.. (KOÇ’lar masondur bilindiği gibi.. Ne diye alacak adamlar başörtülü, TOFAŞ’ta birkaç işçi “mola”da namaz kıldı diye işten çıkaran bir tayfa ne de olsa!)

Perşembe günü mülakatım var. Umarım istediğim gibi bir iştir n’olur benim için dua edin, şans dileyin :) ) İçimde bir umut yeşerdi..

 

İlk Yorumu Sen Yap »

FB-GS Derbisi ve Futbol Fanatikliği

Kategori Çilekli Süt 
April 28th, 2008

1-0…

Eğer 10 sene öncesine dönecek olursam tabiki Galatasaray yendi abii diye ağzımı şapırdata şapırdata aptal bir gururla bunu bağrınırdım.

Futbol fanatiklerini anlamıyorum. Hakikaten anlamıyorum. Hadi milli takımı anladım hani milli duygular filan.. Ya abiler ablalar yapmayın etmeyin ortada milyar dolarlar dönüyor bize ne düşüyor bu pastadan söyler misiniz? Biz neciyiz yani tamam onlara psikolojik destek yapalım, maçlarına gidip tezahüratlarda bulunalım ok. ama neden? Kazandıklarında elimize ne geçiyor? Koca bir hiç tabiki. İnsanlar açlıktan ölüyor, çöplerden kuru ve pis ekmekleri bulduklarında seviniyor. Ama futbol fanatikleri her maç öncesi stadyumlara bok gibi para saçıyor, hatta kimisi yurt dışına gidiyor bu maçlar için.. En kötü ihtimalle Digitürk Lig TV alıp evinden izliyor ya da kahvelere takılıyor… Para harcıyor kısacası bu aptallık için. Hiç kusura bakmayın ama evet koca bir “APTALLIK” bu iş.

Biz paraları saçalım onlar paraları kazansın. Bu aptallık değil de nedir.. Tamamen eğlence için destekliyorum diyenlere de hiç yorum yapmıyorum eğlence anlayışlarımız farklı olduğu için..

Türk milletinin acilen akıllanması lazım…

 

İlk Yorumu Sen Yap »

Compir-Amerika Günleri

Kategori Çilekli Süt 
April 26th, 2008

Hazırlayan ve Sunan: Compir

Bloğunun Adı: Amerika Günleri

Blog Konusu: Amerika’dan, günlüğü, seyahatleri, film önerileri vs…

Şahsi Fikrim: Ne zamandır Compir’in bloğunu tanıtmak için fırsat kolluyorum. Bir Kafadan Her Ses’e arada çiziktiriyorum bir şeyler tabi eskisi kadar olmasa da ama bu bloğum tembelliğimin kurbanı oldu bu aralar :) )

Compir New Jersey’de yaşayan bir blogcu. Öyle bir blog hazırlamış ki Amerika’nın artısı-eksisi nedir, orda yaşamak nasıldır, Amerika gerçekten özgürlükler ülkesi midir, dünya kaç bucaktır filan her bişeyi satır satır yazmış atlamadan. Kalemi çok sağlam, başarılı bulduğum bir blogcu dostumuz. Bloğunda sadece Amerika ile ilgili bildiklerini paylaşmıyor. Türk sinemasından ve dünya sinemasından seçtikleri, mütevazi ve paylaşımcı bir klavyeden günlüğü , harika yerlerde yaptığı geziler ve fotoğrafları da kategorileri arasında öne çıkanlar. Bloğu hakkıyla kullanan nadir arkadaşlardan buldum ve 10 üzerinden 10 puanı bastım kendisine :) )

Son olarak da onu birazcık yakından tanıyabilmek için, kendi kaleminden..

Biliyorum insanın kendi hayatını anlatması kadar zor bir iş yok. özellikle
de kendi biyografini yazmak, bütün bir ömrü bir kaç yüz sayfaya sığdırmak hem
yaşananlara saygısızlık hem de levf-i mahfuz’a bırakılacak pek çok şeyi gün
yüzüne vurmak anlamına gelebilir. Bu endişelerle birlikte, bir gün bu dünyadan
göçüp gidecek olmanın verdiği acelecilikle tüm bir hayatı arzu edildigi ortaya
koymak da mümkün olmayabilir.Pek çok kimse, ömrünün son demlerine yaklaştığını
iyice hissettiğinde başlar otobiyografisini yazmaya. Bazıları niyetlenir de
yazamaz, anlatamaz bile başından geçenleri. Her şey bir sır misali kendiyle
birlikte mezara da gidebilir, geride kalan bizler için büyük bir muamma olmaktan
öte gitmez tüm yaşanılanlar.Bir de, zamanın çıldırtıcılığıyla karşı karşıya
kalan insanoğlu, başından geçenleri detaylandırıp anlatamaz çoğu defasında, bu
yüzden mühim bulduklarını paylaşır, bir kısmını da özetleyerek tarihe kayıt
düşmek ister.Benim yapmak istediğim, belki yukarıda sözü edilen tüm kaygılarla
beraber, hayatımın zihnimden uçup giden detaylarını ölümsüz kılmak, insanları ve
olayları hatırlamak için bir nevi geçmişte tutulması gereken bir hatıra
defterini hayata geçirmek.Siz buna, ister geçmişten özür dilemek de deyin,
isterseniz de geçmişe saygı duymak. by Compir

İlk Yorumu Sen Yap »

Ey Türk Gençliği!!!

Kategori Çilekli Süt 
April 26th, 2008

Türk Gençliği nereye gidiyor yawf? Umutsuz bir şekilde olayları takip ediyorum. Aslında umutsuz biri sayılmam. İyimser hatta bazen fazla iyimser biriyimdir farkındalığı bir türlü elinden bırakamayan bir iyimser ama. Aptal salak ortalarda bi dolaşamadım ya ona yanarım şu yaşıma kadar. Ne vardı sanki ben de beyni boş, fikri boş, vicdanı boş tipler gibi bir gün olsun yaşayabilseydim diye isyanlardayım. Kafam öyle dolu ki boşaltabilmek için önce bir kategorize etmem, ince ince elemem (çünkü birçoğuna küfürler düzüyorum elemeden ayıp, olmaz şimdi) sonra da aktarmam gerekir.

Dün Sarıgazi tarafından geçtim otobüsle. Belediye otobüsleri benim can dostlarımdır :) ) Her ne kadar balık istifi gibi tıklım tıkış kalabalık, üstüne havasız ve pis koksalarda. Olsun canlarım benim kıyamam ben onlara :) ) Onlar kadar vefalı (sabahın köründen başlar, gecenin körüne kadar çalışır) onlar kadar cömert (bayramlarda tek bilet) bir toplu taşıma aracı daha var mı allaseniz.. Neyse ne diyodum. Heh Sarıgazi’den transit geçiyoruz otobüsle. Malum belediye otobüsleri sadece duraklarda durur bilindiği gibi. 20′li yaşlarda bir “oğlan” durak dışı bir yerden el kol sallıyor şoföre dursun diye. Şoförün durmasını istediği yerde de durmak imkansız hani. Vızır vızır taşıt kaynıyor daaat daaat kornalar filan.. Zaten iş çıkış saati.. E bizim şoför de bastı gaza, durmadı haklı olarak.. Sen misin durmayan otobüsün kapı camına bir tekme güüüüümm diye bir ses geldi. Şahsen benim ödüm koptu o sesten. Bizim vatansever şoför indi sen devletin malına nasıl tekme atarsın ulan şerefsiz, bir de vatan, millet nidaları atıp ortalarda hava atıyorsunuz bu mu lan sizin vatan millet sevgisinden anladığınız diye bağıra çağıra bir güzel kovaladı onları :) ) Acayip hoşuma gitti koyun gibi yola devam etmeden o aptala haddini bildirmesi. Adamı da görseniz 50 belki de 60 yaşında yani. Helal olsun mangal gibi yürek varmış amcamda. Erkek olsam gidip döverdim yani o derece sinirlendim o tekmeci salağa. Üstüne arkadaşları filan da geldi o hapçı mıdır, şarapçı mıdır, metroseksüel midir ne idüğü belirsiz olan serserinin yanına. Bizim şoför üçünün de üstüne yürüdü ama :) ) Sarıgazi merkezde sık olay çıktığından mıdır nedir her zaman jandarmalar sürekli nöbet tutar. Koştu bi de jandarma desteğini aldı arkasına :) ) Çocukların kaçışları görülmeye değerdi. Yıllar, nesiller değiştikçe kalite de düşüyor be sanki.

 

İlk Yorumu Sen Yap »

Hayatım Astroloji :))

Kategori Çilekli Süt 
April 24th, 2008

ASTROLOJİ BURÇLAR HOROSKOP YORUMU DOĞUM HARİTASI ANALİZİ

Astrolojik Bireysel Kod Çözme Analiziniz Kısa Süreliğine 35 tl.

devamını okumak için tıktıkla »

İlk Yorumu Sen Yap »

Sigara içen ve bırakmak isteyenlere müjde :))

Kategori Çilekli Süt 
April 23rd, 2008

8000 ytl’lik ödül sizi bekliyor!!! :) ) Ceyda’nın (kelebekgibi’nin) yazısını okudum az önce. Kampanyayı hemen duyurmak istedim. Amme hizmeti eşittir çilekli süt demek zaten bilindiği gibi :p p :) ) Sigaraya 6-7 ay tukaka edip, keyfi olarak tekrar başlamış biri olarak bende mi başvursam acaba diye düşünmüyor da değilim açıkçası :p p Ama beni almazlar çünkü en az 1 senelik içiciler katılabiliyormuş :p p Kampanya detayları (katılabilmek için gerekli olanlar) için buyrun buraya..

 

İlk Yorumu Sen Yap »

Gel Gel Japon Geminin Malları Bunlar :))

Kategori Çilekli Süt 
April 19th, 2008

Daha önce Tetris ve Pacman’ın insanca yorumlanışından bahsetmiştim :) ) En az bunlar kadar güzel bir video, gülmek istiyorsanız izleyin :) )

 

İlk Yorumu Sen Yap »

Şevval Elif Solmaz Horoskop Yorumu

Kategori Çilekli Süt 
April 18th, 2008

ASTROLOJİ BURÇLAR HOROSKOP YORUMU DOĞUM HARİTASI ANALİZİ

Astrolojik Bireysel Kod Çözme Analiziniz Kısa Süreliğine 35 tl.

Merhaba Şevval Elif :)

Yükselen burcunun bazen Boğa, bazen de İkizler çıktığını söylemiştin ve fikrimi sormuştun. Ben Boğa diyorum :) Ancak tam gece 2 de doğduysan yükselen burcun Koç oluyor ben 2′ yi 5 geçeden sonra olarak baktım 3′e kadar aynı yani Boğa yükselenin :)

Bu arada senin normal uysal bir Yengeç olmadığını söylemeliyim :) ) Haritanda hava elementi yoğun ayrıca eril burçlar ağırlıkta. Ay burcun Oğlak, Venüs’ün Aslan, Merkür’ün İkizler. Çok zeki ve çalışkan birisindir tahminimce. Ayrıca oldukça tuttuğunu koparan, güçlü ve inatçı bir yapın vardır. Güneş’in Mars ile kavuşmuş yani Koç’sal etkiler almış Güneş burcun olan Yengeç :) ) Bu nedenle normal bir Yengeç’ten çok çok çok daha farklısındır :) ) Ancak buna rağmen Güneş’inin Neptün’ün ile yaptığı zıt açısıdan ötürü aşırı hassasiyetin olduğunu da söyleyebilirim. Bazen fazla hayalcilikten dolayı hayal kırıklıkları yaşayabilirsin. Yengeç’sel hassasiyetini/duygusallığını fazlasıyla tetikleyen bir açıdır. İki farklı uçta gelip gitmen olası bu nedenle. Bir yandan güçlü ve korkusuz, diğer yandan hassas bir bebek gibi olabilirsin.

İlk Yorumu Sen Yap »

(Birkaç) Günlüğüm

Kategori Çilekli Süt 
April 17th, 2008

Bloğuma uğramaya uğramaya iyice yabancılaşmışım sanırım sanki başkasının bloğuna yazı yazıyorum şuan o-O Klavyem desen ayrı bir alem.. Unutmuş beni ): Hani derler “klavyeler nankördür en az kediler kadar” diye (yok ya galiba bunu ben uydurdum) .. Resmen yazı yazmayı unutmuşum bir iki haftada o-O Zaten klavyemi de değiştirmiş kara vicdanlı kardeşim hangi akla hizmet yaptıysa o naneyi.. Allah Allah ya.. Neyse.. Bir senedir virüslerin cirit attığı PC’me dün format atmış ablasının psikopatı, ordan yırttı… Şimdi Allah için, yiğidi öldür hakkını yeme demişler ki; hiç pis boğazlı biri olasım yoktur doğalıdan beri. Şimdilik bu klavye olayını sineye çekebilirim ama format hakkını ödedikten sonra (yarına kadar ödemiş olurum sanırım) bakarım onun da icabına..

Isınamadım hala yawf.. Neyse bir iki paragraf sonra kendime gelirim sanırım.

“E çilekli: “gidişim suskun oldu, ama; dönüşüm muhteşem olacak” gibi iddialı bir laf ettin giderken, şimdi hani muhteşemlik?” diyenlere eli boş gelmiş olmanın ezikliği içerisinde izlediğim ve beğendiğim bir kaç filmin tavsiyesini sunarak kendimi affettirebileceğimi umuyorum. Gıcık gıcık ne bakıyorsunuz yaa en azından amorti işte :) )

Şimdi efenim öncelikle şiddetli bir şekilde beğendiğim iki filmi öne alıyorum. Malumunuz biraz gıcıklık düzeyinde mükemmeliyetçi bir hatunumdur. Ben beğendiysem vardır yani bişisi :) Ukala değilim yahu bi dinleyin işte hemen böbür böbür böbürlenmeyin :PPP Hakikaten kolay beğenen bir tip değilimdir. İzleyeceğim filmin hem ahlaki yönü dipte olmamalıdır, hem de beni sürükleyiciliği ve kurgusuyla koltuğa zımbalamalıdır diye düşünüyorum. Sonunu tahmin etmek gerçekten çok sıkıcı oluyor.

Mesela şu bir grup gencin (bilhassa gruptaki genç kızların mini eteği, dekolteleri meşhurdur) oynadığı saçma sapan korku-gerilim türü filmler. Böööğk diyorum başka da bir şey demiyorum o filmler için. Birkaç sevişme sahnesi (gençleri oynatmalarının nedeni de bu zaten), cinsellik, seks, biraz iri göğüs figürü, biraz kadın bacağı (o filmlerdeki kızlar mini etekli olurlar genelde ya da dar şort vs.) biraz da kırmızı boya (o boya yani kan da olmasa insan başka bi çeşit film izlediğini filan sanar :P). Millete de korku-gerilim diye yedirirler bu kokuşmuş filmleri. Sonu belli hatta dakikası dakikasına tahmin yürütüp filmin senaryosunu kendinizin yazdığınızı bile düşünebiliyorsunuz bu tür filmlerde, bilen bilir bu abuk durumu.. Yanına bile yaklaşmam yaklaşanı da hayırlı bir Türk vatandaşı olarak uyarırım baktım hala izliyor o zaman onunla tüm bağlarımı koparırım :) )

Gelelim izlediğim filmlere..

Will Smith ile “Wild Wild West” (Vahşi Vahşi Batı) filminde tanışmıştım.

Tabi film setinde değil ekrandan doğru :P O filmi her izleyişimde ilk izlediğim tadı alırım. Çok kaliteli bir film. Will Smith o filmden sonra kaliteli bulduğum diğer oyuncular gibi dikkatimi çekmeye başladı. Siyah Giyen Adamlar ve Ben Robot fimleri de gayet güzeldi. Kaliteli ve heyecanlı buldum bu filmleri. Ben Efsaneyim ve Devlet Düşmanı fimleri de yeni izlediğim fimler.

Yine bu iki filmine de hayran kaldım. Mimikleri çok başarılı olan oyuncular arasında bence.

Ben efsaneyim filminde bir iki yerde gözyaşı dökebileceğinizi söyleyebilirim :) Bilim kurgu, hareket, heyecan ve bir iki duygusal sahne.. Bir filmden ben daha ne isterim ki yaa :)

Devlet Düşmanı filmi baya eski ama ben yeni izledim :) ) Dolayısıyla benim için yeni oluyor. Hareket, heyecan ve espirisi bol bir filmdi. Ben efsaneyim filminden daha hareketli olduğuna emin olabilirsiniz. Ama ikisinin de yeri ayrı bence. İkisi de izlenmeye değer filmlerden.

Next, Kabadayı, Hitman, Çakal, Kuşatma, Kızıl Ejder, Son Ültimatom vs. vs. vs. hatırlayabildiklerim bunlar :) ) Bunların arasından da Next (Nicholas Cage) ve Çakal (Bruce Willis, Richard Gere) en beğendiklerim. Çakal filmi gerçek bir hikayeden uyarlanmış ve gerçektende çok sıkı bir film olmasına rağmen, filme konu olan gerçek hikayeyi öğrendikten sonra filmin oldukça yetersiz olduğunu düşündüm. Ve konu oldukça değiştirilmiş.. Mesela değiştirilmeye bir örnek vereyim; filmdeki kötü adamımız çakal ölüyor ancak gerçek hayatta yaşıyormuş (hapisteymiş sanırım) Tam hikayesini öğrenirsem sizinle paylaşıcam.

Kabadayı (Şener Şen, Kenan İmirzalıoğlu, Rasim Öztekin vs.) filminde en iyi oyuncu bence Rasim Öztekin’di :) Rolünü yaşatmış gerçekten de :) çok güldüm hareketlerine :) ) Ama filmin geneli vasattı denebilir. Amatör oyuncular da cabası. Sanki usta oyuncular arasında yetişsin garipler diye bir iki tane serpiştirmişler araya. Mesela Aslı Tandoğan’ı çok amatör buldum. Ya da bana öyle geldi bilemiyorum. Sevgilisi rolündeki İsmail Hacıoğlu ise Tandoğan’dan bir iki ibre yüksek bir performans sergilemiş. Kenan İmirzalıoğlu’na da 10 üzerinden 6 diyebilirim.

Hitman bana kalırsa çakma bir aksiyondu. Bir iki sahnesiyle geçmişi olmayan adam filmini anımsadım izlerken. Bazı sahneleride diğer aksiyon filmlerinin kopyası gibiydi :) ) Dolayısıyla aman aman çok güzel bir film denemez. En azından ben demem.

Kuşatma Klasik bir CIA-FBI filmi. Amerika övüldükçe övülmüş. Birçok Amerikan filminde olduğu gibi.. Sütten çıkmış ak kaşık muhabbeti yani yine.. Filmin sonunda Amerika’da hayatta olmayacak bir takım şeyler oluyor filan. Ütopik bir sondu anlayacağınız :) ) Ama neyse anlatmim izlemeyenler için sürpriz olsun. “Ben filmin özünü hasssi.tir edip ekşına bakarım” derseniz olabilir neden olmasın derim, izleyin. Ekşını bol.

Kızıl Ejder Dr. Hannibal’ı bilmeyen kaldı mı :) ) Buz gibi bakışlarıyla kanımı donduran psikolojik manyak adamın filmi. Çok eski bir film izlemeyen kalmadı eminim ama hala izlemeyen varsa izlenebilir izin veriyorum :) )

Son Ültimatom “Geçmişi Olmayan Adam” filminin 3.bölümü.. İlk 2 bölümünü (Geçmişi Olmayan Adam ve Medusa Darbesi) izlediyseniz bunu da izleyin, eğer izlemediyseniz filmin pek tadı olmaz baştan söyleyeyim. Olur da olmaz. Ben nedense ilk bölümleri izlemeden diğer bölümlere geçince filmden tam verim alamıyorum çünkü filmi tam anlayamıyorum :) ) Filmi tam anlamayınca da kurtlanıyorum :P Matt Damon’un başrolünü oynadığı bu film çok harika, emin olabilirsiniz. Ama artık 4. bölümü de gelirse böğk olabilirim sanırım :) )

İlk Yorumu Sen Yap »

Emirgan Korusunda Laleler İçinde Güzel Bir Gün

Kategori Çilekli Süt 
April 12th, 2008

Herkese merhabaaa :) )

Özlemişim bloğumu yaa.. Yazı yazıyorum diye hemen döndü sanmayın birazdan yine çıkıcam :) ) Birkaç gün daha yokum. Eve öylesine bir geldim asayiş berkemal mi hesabı :) ) Tamam itiraf ediyorum ailemi özledim. Ama annem ve babannem dışında kimseyi bulamadım ): Ablam işte, kardeşim işte, babam uyuyor.. Neyse elimizdekilerle idare ettik ve hepsiyle kucaklaştık askerden eve tatil için dönen bir acemi birliği mensubu edasıyla :) ) Gelmişken de çektiğim resimleri attım PC’ye. Dün koca bebeğimle beraber Emirgan korusundaydık. Uzun zamandır beraber dışarı çıkmıyorduk bir iki haftadır filan. İyi oldu ikimiz içinde. Bol bol fotoğraf çektik. Ben doymadım açıkçası daha bir sürü çekesim vardı ama bay stres aceleci bir yapıda olduğundan fazla takılamadık koruda :) ) Aman duymasın :PP Sonra sahile indik ve denizin foşurtularını dinledik boğaza karşı :) ) Güzel bir gündü ama sanırım deniz havası biraz çarpmış olacak ki başıma şiddeti bir ağrı saplandı dönerken. Bir majezikle baktım onun da çaresine :) ) Pratik kızımdır vesselam :PP

Bu arada İstanbul’da Lale festivali sürüyor her yerde laleler çiçekler ve çiçek açan ağaçlar dolu :) ) Harika bir manzara :) Dışarı çıkın, bu güzel havaları değerlendirin vaktiniz varsa.. Özellikle Emirgan korusunu mutlaka görmelisiniz lalelerin ömrü dolmadan. Laleler Nisan sonu solarlar muhtemelen çünkü 1 ay kadar yaşıyor bu çiçek ): Gidin gezin bir görün derim..

Herkese sevgiler :)

İlk Yorumu Sen Yap »

« Önceki Çilekliler