BİR KAFADAN HER SES
Çilekli Süt'ün, Sıradan Çinko Karbon Blog'lara Göre On Kata Kadar Uzun Ömürlü Çok Sesli Mekânı.


Arama Bul

Arşiv November, 2008

Kayhanoviç- DeliName

Kategori Çilekli Süt 
November 27th, 2008

Hazırlayan ve Sunan: KayhanOviç

 

 

Blog Adı: Kayhanoviç (DeliName)

 

Blog Konusu: Günlük, sinema, fotoğraf, eleştiri, yorum, siyaset-politika, aktüel, gündem, duygusal, kişisel, maneviyat, müzik, spor.

Şahsi Fikrim: Kayhanoviç kesinlikle özgün blog yazan bir blogcu arkadaşımız. Yazılarını genelde kısa ve öz yazıyor, gereksiz uzatmaları yok, bu açıdan okuyucuyu sıkmadığını düşünüyorum. Anlatmak istediğini direkt bir dille anlatan, fikir ve düşüncelerini cesur bir dille paylaşan artı pek de politik olmayan, dobra dobra bi centilboy şahsiyet. Bir blogcu olarak onu düzenli takip etmemi sağlayacak beni vuran ilk özelliği bu oldu diyebilirim. Çünkü; herkesle uyumlu olmak ve izleyicisini -hayranlarını- artırmak adına kendine ait olmayan fikirlere sahipmiş gibi davranan, kendi fikirlerini ise gizleyen tırsak tipleri hayatım boyunca hiç ama hiç sevemedim ve sevmeyi de düşünmüyorum.

Arkadaş o kadar çok sinemaya gider olmuşki; bloğunda sinema eleştirmeni tadında bir sinema kategorisi oluşturmuş ve izlediği filmlerin kritiğini bu kategori altında toplamış. Allah için her filmin artı ve eksilerini çok da güzel anlatmış. “Sezarın hakkı sezara” cinsinden cuk oturan eleştirileri var.

Fotoğraf arşivi için buyrun flickr hesabına. Fotoğraflarını slayt şeklinde görüntülemek içinse buraya bakabilirsiniz.

Kendi kaleminden kısa bir KayhanOviç kimdir yazısı:

10 ocak 1980′de Dünya ya geldim. Bu geliş sırasında kimseye ihtiyaç duymayıp bizzat kendim geldim.2006 senesinde blog tutmaya başladım. Blog menopozuna girip tekrar,tekrar kapadım. Hatta bir keresinde kayhanoviç kim diyerekten uzun uzun kendimi anlatmıştım.Pek de güzel anlatmışdım. Şimdi tekrar yazmak ne bileyim kusura bakmayın ama üşeniyorum. İstanbulda ikamet ediyorum. Aslen karadeniz liyim. Bugün olup yarın olmayan sıradan insanların içinde farklı biriyim…ha bu arada ismim kayhan’dır. Oviç imaj olsun dedik hem hayatımda komik bir anısı var. Sırp değilim bana lütfen öyle demeyin teessüf ederim…

1 Yorum »

Kabağın Sahibi Adildir

Kategori Çilekli Süt 
November 26th, 2008

Vaktiyle bir derviş, nefisle mücadele makamının sonuna gelir. Meşrebin usulünce bundan sonra her türlü süsten, gösterişten arınacak, varlıktan vazgeçecektir. Fakat iş yamalı bir hırka giymekten ibaret değildir. Her türlü görünür süslerden arınması gereklidir.. Saç, sakal, bıyık, kaş, ne varsa hepsinden. Derviş, usule uygun hareket eder, soluğu berberde alır.

- Vur usturayı berber efendi, der.

Berber dervişin saçlarını kazımaya baslar. Derviş aynada kendini takip etmektedir. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı bıçkın bir kabadayı girer içeri. Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak:

- Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım, diye kükrer.

Dervişlik bu… Sövene dilsiz, vurana elsiz gerek. Kaideyi bozmaz derviş. Ses çıkarmaz, usulca kalkar yerinden. Berber mahcup, fakat korkmuştur. Ses çıkaramaz. Kabadayı koltuğa oturur, berber tıraşa başlar.

Fakat küstah kabadayı tıraş esnasında da sürekli aşağılar dervişi, alay eder.. ‘Kabak aşağı, kabak yukarı.’ Nihayet tıraş biter, kabadayı dükkândan çıkar. Henüz birkaç metre gitmiştir ki, gemden boşanmış bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine gelir. Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, iki atın ort asına denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir karnına dalıverir. Kabadayı oracığa yığılır, kalır. Ölmüştür. Görenler çığlığı basar. Berber ise şaşkın, bir manzaraya, bir dervişe bakar, gayri ihtiyarî sorar:

- Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?

Derviş mahzun, düşünceli cevap verir:

- Vallahi gücenmedim ona. Hakkımı da helal etmiştim. Gel gör ki kabağın bir sahibi var. O gücenmiş olmalı!

***-***-***-***-***-***-***-***-***-***-***-***-***-***-***-***-***-***-***-***-***

Hikâye böyle…
Ama hayat da böyle…

Ensemize, kafamıza vurup vurup dalga geçen sahte kabadayıların, kabağın da bir sahibi olduğunu, bu sahibin de en affetmeyeceği şeyin; kibir, aşağılama ve kul hakkı yemek olduğunu unutmaya başlayanlar, zamanı gelince (büyük bir çoğunluğu ne yazık ki iş işten geçtikten sonra) anlayacaklardır.

Dedikodu, gıybet, kaşla gözle ve çirkin sözlerle alay, çirkin lakaplar takma vs. Hayal gücünüze göre bu kul haklarını çoğaltabilirsiniz. Yoksa siz kul hakkını sadece başkalarının parasını çalmaktan ibaret mi sanıyordunuz? Bir başkasının rızasını almadan kalemini kullanmak dahi kul hakkı iken, birini incitmek, aşağılamak ve kırmak nasıl kul hakkı olmasın? İşte Allah’ın adâleti bu kadar incedir, büyüktür..

Umarım bu kıssadan herkes bir hisse çıkartabilir kendine…

1 Yorum »

Kucak Dansı da Yapar Mısın Baby?

Kategori Çilekli Süt 
November 23rd, 2008

Bilindiği gibi seçim kampanyaları denilince akla bir takım angutyo ve denyo faaliyetler geliyo. Bu angutluk ve denyoluklar: ”size şunu, bunu, onu, hepiciğini yapıcam, her bi bokunuzu ben karşılicam yurttaşlarım”dan tutun da, “asgari ücrete xxx oranda zam yapacağız” a kadar uzanan, ucuz yalanlar içeren söylemler hani..

Ama söz konusu olan Baykal olunca iş değişiyor. O, yılların muhalefeti olmasından mıdır nedir bilemeyiz tabi ama yıllarca siyasetin içinde kalarak işin piçliğini öğrenmiş biri olarak böylesi amatör taktiklerden “vazgeçip”, bu sene olaya damardan girmiş -daha önceden de vardı mı neydi böyle pozları bunun- Yanındaki çarşaflı figüranlara hiç değinmiyorum bile Pp

Kıvır kıvır yakışıııırrrrrr şovunu yerim senin yavvvvruuummmm mcucuuuukkk Bu güzel resmin ve olayın tadını çıkarmak ve bol bol gülmek varken hiç edebiyat parçalayıp da Baykal’ın şebelekliklerinden bahsetmeye gerek duymuyorum Sadece resme bakın ve tadını çıkarın. Neydi o, heh “Carpe Diem” Asıl bombayı duydunuz mu? CHP daha önce SultanAhmet Camiinde görev yapmış bir imamı belediye başkan adayı olarak sunacakmış. İşlerini biliyorlar adamlar.. Sultanbeyli gibi muhafazakar kesimi yüksek bir ilçeden çıkarıyorlar imam adaylarını  Yahu Türk milletini bu kadar mı aptal yerine koyar bir insan…

 

Not: Şu konuya değinmim değinmim dedim ama yapamadım

Not 2: Şimdi bir iki Baykal sever (kaldıysa) minik beyinciği tarafından O’nun bu yalakalığını savunacak saçma sapan bahaneler türetecekse bana, o kişiye şu şarkıyı armağan ediyorum: ”kışkış cinler kışkış yallah cinler yallah” :D Bu konuyla herkes dalga geçiyor bir ben mi ayol

Not 3: Ya şimdi fark ettimde Baykal gülünce çok sevimli ve insani duruyor.. Keşke hep böyle gülse de, çemkirmeden ve bir şeyleri yasaklamaya çalışmadan konuşabilse.

Not 4: Bloğumda konuşma dili ile yazdığım için beni eleştiren kabız tipler dönünde poponuzu avuçlayın “taam mı”

Not 5: Yazıda fazla coşmuşum sanırım Bi arkadaştan uyarı geldi, bazı kelimelerim dava sebebi olabilirmiş. Aranızda avukat olup beni savunabilecek olan biri var mı :) Yazımın ahengini bozmaya gönlüm razı olmuyor çünkü..

1 Yorum »

Kusura Bakma Ama Acayip Hayvanlara Benziyirsen..

Kategori Çilekli Süt 
November 21st, 2008

Bu videoyu keşfetmemi sağlayan kardeşim Amo’ya ve telefonundaki zil sesiyle kardeşimin keşfetmesini sağlayan Şazi halama minnettarım, beni kıkır kıkır güldürdünüz

Bu arada yukarda koccamaaaaan bir boşluk gören kişiler sizi şöyle alalım Free Youtube :D programını bir aydan beri kullanıyorum hiç bir sorun yok bu programı keşfetmemi sağlayan arkadaşa bu vesileyle tekrardan şükranlarımı sunarım efenim :) )

1 Yorum »

Artificial- ZihinCell: Serbest Düşünüm & Taşınım Ortamsalı

Kategori Çilekli Süt 
November 18th, 2008

Hazırlayan ve Sunan: Artificial (Nam-ı Diğer ÖFÖ, Arti, Astro Ömer)


Blog Adı: ZihinCell

Blog Konusu: Geyik, fantastik, geyik, anımsı, hayalimsi, geyik, Arti hocadan ramazan paketi fetvalar, ingilizce bişeyler, geyik.

Şahsi Fikrim: Arti’ciğim, kızanım, yeşil-mavi gözlü sarı minik devim de “beni diskoya getir çileeeek” diye ağlak mesajlar yazıp kendini tanıttıranlar kategorisinden. Arada böyle teklifler almak iyi oluyor çünkü bazen çarşımda kimi tanıtacağıma karar veremiyorum. Hiç değilse en azından önceliği tanıtılmak ve blog camiasında ünlü olmak isteyenlere vermiş, bu sayede yükselen ve Ay Başak’lığımın ödevi olan amme hizmetini bir nebze olsun yerine getirmiş olabilirim diye düşünmekteyim bol sesli kafacığım tarafından.

Arti kardeşimiz benim sevdiğim, zeki ve samimi bulduğum arkadaşlardan biridir. Şimdi korka korka yazıyorum duygusal ve sevecen bir şeyler yazarım da gözünde iyice sıkıcı olurum diye. Yengeç ve Başak’lardan nefret etmek zorunda da kendisi o açıdan. Hava burçları kombinasyonu sağlam (Kova, Terazi, İkizler) bir bey olarak kendisi öncelikle mantığa ve zekaya önem veriyor. Ve böbür böbür şişinerek yüksek zeka kalitesini göstermeye de bayılıyor (yine övdüm seni kahretsin) Kendi gibi zeka küpü geyiklere büyük saygısı ve sevgisi var (bknz->sağ menüdeki benzer tandans modülü)

Arkadaş geçenlerde sitesine puzzle’ını eklemiş. Ben siz yorulmayın diye puzzle’ı birleştirip ekliyorum ki şimdi +23 yıl ekleyerek mini bir hesap kitap yapıp ne kadar sevimli olduğunu anlayabilin.

(Lütfen sadece Koç, Terazi, İkizler ve Akrep burcu olan 23 yaş civarı kızlar. Diğerlerini dikkate bile almaz benden söylemesi.Üzgünüm kızlar..)

Sitesindeki 2 kategoriden (eğlenceli ve okuneybıl, kalitesiz ve abuk :) ) sizin açınızdan kayda değer pek bir şey bulamazsanız El Yazmaları sayfasına bir göz atmanızı tavsiye ederim. (yalnız belirteyim yazıları genelde doktor ve / veya çivi yazısı okuyabilenler anlayabilir. Her iki dili birden bilmeniz ise tercih sebebidir çünkü bazı sayfalara her iki dildende yazmış.)

1 Yorum »

Neden Lezbiyen Oldum?

Kategori Çilekli Süt 
November 18th, 2008

Yakın geçmişte tanımadığım bir bayan arkadaşı Facebook’ta listeme ekledim. Pek yaptığım bir şey değildir bu yani sadece tanımadığım erkekleri değil tanımadığım bayanları da eklemem normalde. Baktım eli yüzü düzgün temiz birine benziyor herhalde soracağı bir şey vardır ya da sohbet etmek istemiştir de eklemiştir diyerek her zamanki safoş niyetliliğimle arkadaş listeme ekledim. Bir gün online olduğunu gördüm, bana mesaj attı ve başladık sohbet etmeye..

Havadan sudan laflarken lez(biyen) olduğunu öğrendim. Facebook’ta bazı kişilerin ne türlü naneler çevirdiğini bilen paranoyak ve her işin önce olumsuz açıdan ele alınması gerektiğini düşünen bir hatun olarak önce beni yokladığını düşündüm (başörtülüleri tuzağa düşürüp adlarını çıkarmak için bu tür adilikler yapanlar varda) Ama sonra baya baya dert yanınca hee dedim bu ciddi ciddi lez sanırım. Ama ben biseksüel olabileceğinden şüphelendim. Öyle de çıktı zaten Pp Çünkü erkeklere de meyli var ancak haram olduğu için zina yapmıyormuş erkeklerle. Bu bakımdan inançlı çıktı arkadaş :) Gel gelelim bu nasıl bir inanç henüz bende anlayabilmiş değilim açıkçası :) Erkeklerle kırıştırmak günahmış ama kadınlarla kırıştırmak daha hafif günahmış Yaşar Nuri ya da Zekeriya hoca böyle bir fetva vermiş olabilir (mi acaba?) ama “diğerlerinin” böyle bir fetva vereceğini sanmıyorum.

Facebook ya da daha önce kayıtlı olduğum bazı sosyal network sitelerinde fotoğraflarımı erkeksi / sert ( ? ! ne alaka) bulduklarından mıdır yoksa bebek yüzlü (eh bu olabilir belki) göründüğümden midir henüz çözemedim bu ikilemi ama, lezbiyenler tarafından baya revaçtayımdır  Hangi sosyal network sitesine kaydolsam mutlaka bir kaç dişi düşer sepetime huahaha  tipim mi kayıktır nedir anlamadım. Tipten kaybediyoruz. Fransa’dan bile talibim çıkmıştı

Erkeklerle muhatap olmadığımı anlıyorlar da ondan mı bana sarıyorlar ki? Bak bu da olabilir hee.  Yoksa Facebook’ta tanımadığı halde beni ekleyen ama benim arkadaş listeme almadığım dolayısıyla reddedilen erkeklerin oynadığı bir oyun mu? Bu da olabilir. Ya da o erkeklerin tanıdıkları mı lezler? Hani “ne kadar yakışıklıyım ama bana bakmadı bile, bu lezdir kesin sana düşer belki” gibi? I ıh çözemedim. Aklım karıştı Pp Bütün arkadaşlık sitesi profillerimi sildim zaten. Sanal seks dilenen abazalar, karısını aldatmak için sıraya girenler ve tabiki benden vazgeçemeyen lezler yüzünden. İnternetteki insanların işi gücü poligamik ilişkiler, tek gecelik seks, aldatma ve yalan olmuş bunu bu tür sitelerde daha iyi görebiliyor aklı olan mantıklı bir vatandaş. Tabi o bok çukuruna düşmezse görebiliyor çünkü o çukurun içine düştükten sonra görse de pek bir yararı kalmıyor doğal olarak..

Bir Facebook’um var şuan onunla mutluyum tanımadığım kimseyi eklemiyorum -hele hele erkekleri- dışardan mesaj atılırsa da cevap yazmıyorum ne me lazım.. Şu tanımadıklarını arkadaş listesine doldurup sonra da “ay beni çok taciz ediyorlar yaaauuu” , ”ay bana şunu dedi biliyo musuuuğğğnnn” gibilerinden konuşan kızları da anlamıyorum. Acaba egolarını tatmin etmeye çalıştıklarını ne zaman anlayacak o cücükten de cücük beyinleri meraklar içerisindeyim. Madem rahatsız edilmek istemeyen namuslu (?) bi kızsın o halde sende yabancıları ve rahatsız etme potansiyeli her halinden belli olanları ekleme kardeşim listene! Allah Allah! Yada dürüst ol itiraf et bu tacizlerden hoşlandığını (gerzek)

Nerden nereye gelmişim yahu doğaçlama yapınca hep böyle oluyo işte!

Nerde kalmıştım? Heh..

“Erkeklerle kırıştırmak günahmış ama kadınlarla kırıştırmak daha hafif günahmış” şeklinde oldukça çarpık bir düşünceye sahip olan bayan arkadaşımla mevzuyu derinleştirdim.. Kavimlerin helâkından lût kavmini örnek verdim kendisine. Eğer dedim, “eğer bu dediğin doğru olsa idi, neden o kadar insanı Allah yok etti söyler misin? Sadece O’na inanmadıkları için miydi bu helâk?” O, o dönemdeki insanların Allah’a inanmadığı için helâk edildiğini düşünüyormuş da.. Savunması şuydu;

O dönemde Tanrıya inanmıyorlardı. Şimdi ise inanan çok kişi var. O dönemde hala peygamber geliyor insanlara şimdiyse buna ihtiyaç yok çünkü inancı olan insanlar var. Bırakda benim gibiler kişisel günahlarıyla yaşasınlar. Hesap vereceğim tek yer Allah. Kimseye hesap vermem başka. KİB. Bye 

Ok. byeeee :) dedim. Ve konuyu noktaladım. 

Ardından ertesi gün bir mesaj daha atmış.

Erkekler iğrençse bunun günahı neden bana oluyor sonra. Doğru dürüst erkek yoksa ortada neden ben suçluyum. Düzgün olan kaç erkek varki. Olan düzgün erkeklerde kaç kadına yeter. Sıra bana gelinceye kadar yaşım oldu xx. Cinsellik suçsa neden insan cinsel bir yaratık. Benim kimseye zararım yokki.

Arkadaş kendine göre oldukça mantıklı bahaneler üretmiş ve bana sunmuş. Bi kere çok doğru olduğu noktalar yok değil, var. Mesela erkekler iğrenç mevzusu. Bunlardan tanıdığım bir kısmı (ille bu erkeklerle çıkmış olmam gerekmiyor maşallah detayları atlamayan iki gözüm ve iki kulağım artı çalışan bir beynim var. sezgilerim de çok güçlüdür övünmek gibi olmasın..) cidden ”iğrenç” kategorisine giriyor. Örneklemeye kalkarsam çok uzun sürer bunu unutmuyoruz bu örnekleri başka bir yazıya saklıyoruz. Arkadaşın savunmasında mantıklı bulduğum bir diğer ve son öğe ise ortadaki “düzgün” erkeklerden her kadına bir tane düşmediği.

Şimdi gelelim mantıksız bulduğum “doğru dürüst erkek yoksa neden ben suçluyum” lafına. Bu laf şu lafın bir benzeri olabilir aslında (bir hayat kadını konuşuyor) “doğru dürüst iş yoksa neden ben suçluyum”. Bir şeyin olmaması senin yanlış bir şeyler yapmanı mı gerektiriyor yani? Mantıksızlığa devam edelim.. “Sıra bana gelinceye kadar yaşım oldu xx” Sıra sana gelmiyorsa sen sıraya git :) Neden bekledin şimdiye kadar? Bu arkadaş tahminimce baya asosyal bi arkadaş olmalı ki teklifi hep karşı taraftan beklemiş. Bence sadece erkekler değil kadınlarda hoşlandığını göstermeli. Böyle biri olsa eminim çoktan biriyle evlenmiş ve … :) Mutlu mutlu yaşarlardı işte ne var ki sanki cıx cıx. Helâl olan gibisi var mı bee. “Cinsellik suçsa neden insan cinsel bir yaratık” lafına da cevap vermiş oluyoruz bu sayede. Cinselliği yaşamak elbetteki suç değil, doğal bir ihtiyaç. Yasaklanan cinsellik değilki.. Çarpık ilişkiler.. Ve tabiki “nikâhsız” ilişkiler.. Yani zina.. Evlen işte miss gibi ohh :) Kafan da rahat olsun .. da Belediye nikah salonlarına slogan çıktı Son mantıksız cümlemizde geliyor: “Benim kimseye zararım yokki” .. Evet kendinden başka hiçkimseye zararın yok, en büyük zararı kendine veriyorsun hayatım, nokta.

Yolladığım son mesajdan bir kesit

…güzel düşünüyorsun aslında ama doğru insanı bulmak için önce doğru insan olmak lazım değil mi? Yani siz doğru bir insan mısınızki karşınıza doğru biri çıkmasını bekliyorsunuz? bence önce kendinize bir çeki düzen verin doğru biri olmaya çabalayın ve Allah’tan isteyin. Allah’tan isteyinki istediğinizi alabilin. Aciz insanlardan medet ummayın derim. Sevgiler.

Sonuç olarak tatlıya bağladık ama sevişmedik 

İnsanlar yiyeceği haltı yesin umrumda bile değil ama şu içgüdülerinin ve sapkınlıklarının peşinden koşmak adına kendilerinin bile inanmadığı saçma sapan bahaneleri yok mu.. Deli oluyorum..

6 Yorum Yapılmış »

WordPress Kullanıcıları İçin Avatar (Gravatar) Yükleme ve Değiştirme

Kategori Çilekli Süt 
November 12th, 2008

Öncelikle aşağıda anlatacağım tekniği sadece WordPress altyapılı bloğu olanlar uygulayabilir (ücretli veya ücretsiz WP fark etmez her ikisi de bunu yapabilir)

  1. Şu siteye giriyoruz,
  2. WordPress bloğunuzda admin mail adresi olarak kullandığınız mail adresini yazın ve sonra mail kutunuza gelecek linki onaylayın,
  3. Mail kutunuzdaki aktivasyon linkini tıkladığınızda şöyle bir üyelik formu açılacak -resmi tam görebilmek için üzerine tıklayın, ama sonra bu sayfaya geri dönünki işlemi tamamlayabilelim -
  4. Üyelik.. Ücretsiz WP kullanıcıları blog isimleri ile (örneğin; adresleri http://www.birkafadanherses.wordpress.com ise, gratavar üye nicki “birkafadanherses” olacak) ücretli WP kullanıcıları da diledikleri nick ile kayıt olabilirler. Nick alırken (.,?_-&=#<$ gibi)noktalama işaretleri kullanmayın, sadece harf ve sayı.
  5. Ta taam üyeliğiniz tamammm :) Sırada “Whoops, looks like you dont have any images yet!” uyarısına karşılık bi tane avatar yüklemekte
  6. Add one by clicking here!” linkine tıklayın 
  7. Ordan da “My computer’s hard drive” ile bilgisayarınızdan avatar için beğendiğiniz bir resmi tıklayın ve “NEXT
  8. Açılan sayfada resmi ”crop and finish” leyin yani kesin ve sağ tarafta ön izleme yapıp işlemi “crop and finish” tuşu ile sonlandırın.
  9. By clicking on one of these ratings” bölümü avatar resmimizin hangi yaş grubuna hitap ettiğini ve ne şekil bir resim olduğunu kategorilendiren bir bölüm. Eğer normal bir resim ise “G” yi seçiyoruz :)
  10. HADİ GEÇMİŞ OLSUN 

Avatarınız küçük bir incelemeden sonra yayında -ilk yüklemede birkaç saati bulabilir-

UYARI: Sitelerde yorum yaparken mail kısmına “gravatara kayıt olduğunuz mail adresini” yazmazsanız avatarınız da çıkmaz unutmayın  İsterseniz bir kaç mail adresini gravatar hesabınıza kaydedip sitelere farklı mail adresleri ile ama aynı avatarla yorum yazabilirsiniz. Eklediğiniz mail adreslerinize hangi avatarın çıkacağını hesabınızdan düzenleyebilirsiniz.

1 Yorum »

Süleyman S. Aras-Bu Köyün Yabancısı

Kategori Çilekli Süt 
November 11th, 2008

Hazırlayan ve Sunan: Süleyman S. Aras


Blog Adı: Bu Köyün Yabancısı

Blog Konusu: Siyaset-Politika, fikir, gündem, yorum, haber, eleştiri, öneri, maneviyat, din, kişisel.

Şahsi Fikrim: Süleyman bey uzun süredir takip ettiğim, yazılarını büyük bir samimiyet ve derin hissiyat ile yazması nedeniyle saygı duyarak okuduğum, önemli blogculardan gördüğüm değerli bir kişidir. Hiçbir yazısını boşa yazdığını düşünmüyorum, hepsinde iyi bir niyet ve hepsinde iyi bir amaç görüyorum. Bu anlamda ne yiyip ne içtiğini, kimlerle gezip, kimlerle -çok afedersiniz- aganigi yaptığını yazan, “aklı havada ve boş” blogcu güruhundan oldukça ama oldukça farklı, bloğunun hakkını veren sağlam blogculardan. Tabi bu benim değerlendirmem herkesin farklı bir zevki olduğu gibi, herkesin farklı blog tercihi de olacaktır, buna saygı duyarım. Ben genelde bu tür; aklını, fikrini ve zekasını olumlu yerlere kanalize eden ve faydalı bir amaç için yazan blogları tercih ediyorum okurken. Ki bazı yazıları okuduktan sonra; “eee ne oldu şimdi bunu yazmasının amacı ne? koca yazıyı toplasan bi anlamlı cümle yok.. bloğunu kendine sevgili bulmak için gibi kullanıyor mübarek..” diyerek değil, kendime fayda katmış bir şekilde ayrıldığımı düşünebiliyorum.

Süleyman beyin en sevdiğim yazılarından biri: şu yazısı. Diziler ve Sinema ile ilgili çarpıcı tespitleri ve pek tabiki yarı çıplak tesettür yazısı da takdir ettiğim yazılarından sadece bir kaçı.. Öyle ağıza böyle tıpa kategorisi ise kesinlikle baştan sona okunmayı hak ediyor :) )

1 Yorum »

Bazıları Çıkarı İçin Her Çirkefliği Yapar

Kategori Çilekli Süt 
November 4th, 2008

Turkcell en kıl olduğum firmalardan biridir. Bunun için bir çok sebebim var. Ama okuduğum bu haberde mağdur Turkcell. Doğan medya grubunun yediği son nane. El elden üstündür -ya da konuya uygun olsun, pislik pislikten pisliktir- diye boşuna dememişler. Gel de bu adamların yaptığı haberlere inan şimdi. Bunlar kapıcıları ekmeği geç getirdi diye hakkında “bu adam tecavüzcüdür” şeklinde haber yapar. Beklerim yani bu tiplerden. Buyrun okuyun..

Neredeyse haberimiz olmayacaktı; bereket ülkemizin en büyük medya grubunun amiral gemisinin kaptanı tersten çakmaya kalktı da öğrendik: Cep telefonu servis sağlayıcısı Turkcell, eriştiği lider konumuna, Aydın Doğan’ın sahibi olduğu gazetelere ve televizyon kanallarına beş kuruşluk reklâm vermediği halde gelmiş… Sabah’ta, Yeni Şafak’ta, Star’da, Zaman’da, Akşam’da çıkan reklâmlar Turkcell’in serpilmesi ve alanının en büyüğü haline gelmesi için yeterli olmuş…

İşi bilenlerin aktardığına göre, Turkcell’in 100 milyon dolarlık reklâm bütçesi varmış; medyada reklâmın yüzde 50’sinden fazlasına Doğan Grubu hükmediyor; Turkcell’den üç yıllık reklâm kayıplarını varın siz hesap edin.

Şimdi kriz yüzünden reklâm bütçelerinin kısıtlanma zamanı ve bundan en ciddi darbeyi Doğan Grubu yiyor doğal olarak; ‘fırsat bu fırsat’ deyip Turkcell’i yeniden reklâm vermeye zorlamayı düşünüyorlarsa hiç yadırgamam… Haberin devamı..

İlk Yorumu Sen Yap »