January 31st, 2009
Daha önceden bir kaç yerde duymuştum hatta sık kullanılanlarıma eklemiştim, ben de sitemi kontrol ederim bir gün ve varsa temizlerim bu abidik gubidik spam backlink kenelerinden diye. Ama tabiki sık kullanılanlarımda zibilyonlarca adres olduğundan o da kaynamış. Az önce bloxoo forumda gördüm. Ben de konuyu hatırlayınca buraya aktarayım ve sevgili blog takipçilerimi de uyandırayım dedim
Öncelikle sitenize ref saldırısı yapılıp yapılmadığını anlamak için Google’a
site:www.siteadresiniz.com ref
yazıyor ve aratıyorsunuz.
Benim sitemin ref saldırıları şaşırtıcı derecede yüksek çıktı!! Tam 43 tane!! Mynet’in bile 53 tane!! Mynet’le kıyaslayınca bana baya kıyak geçmiş bu refler yawf Pp

Bu keneler spam oluşturulmuş siteler.. Ve.. Gerisi burda yazıyor..
Bunlar yüzünden Google Sandbox’a bile girebilirsiniz ben size o kadar diyeyim (eskiden öyleydi ama halen öyle mi bilmiyorum)
Ref saldırılarını temizlemek ve engellemek için bu makaleyi okuyun
Benim ne yaptığımı sorarsanız ben bir WordPress kullanıcısı olarak şuan kullandığım temanın header.php dosyasına;
<php if(strpos($_SERVER['REQUEST_URI'], ‘?ref=’)){ header(”Location: index.php”); die(); }
kodunu ekledim. Sizce yeterli olur mu 43 ref saldırısından kurtulabilmek için!! Bilenlerden yanıt bekliyorum
İlk Yorumu Sen Yap »
January 31st, 2009
Bu hakkımda tarzı köşe ve köşeciklere ezelden beri pek bakmam, hatta gördüğüm yerlerde travmatik bir kusma hali yaşarım…bilmem “fi tarihinde doğdum büyüdüm top oynadım acıktım” türü cümlelerle ilerleyen bir yazın türünden nasıl hoşlanabilir ki insan…hayatını basit soğuk ifadeler arasına sıkıştırmaktan zevk duymak sadistlik olsa gerek…Her neyse ben bir garip faniyim, gezerim blog diyarlarında…Diplomamda iletişim uzmanı (ege üniversitesi iletişim fakültesi 2003 mezunu) yazar , sinema ihtisası yapmışlığım , tv kanalı yönettiğim zamanlarım vardır…:-)
Blogcu’daki profilinde kendini böyle tanıtıyor Hüseyin.. Hussoloji’nin bir burda bir de burda blog’u var ve ikisine de farklı içerikler giriyor.
Hussoloji çok uzun zamandır E-mail aboneliği ile takip ettiğim her okuduğumda gazete okuyormuşum hissi veren profosyonel ve kaliteli bir blogcu. Genellikle gündemden önemli konuları seçip yorumluyor ya da ilgi alanlarında yazıyor. İlgi alanları arasında Türk ve İran sineması, Fenerbahçe, futbol, Blogcu’larla yaptığı röportajlar (bu arada bunu yapmasının nedeni Türkçe içerikmiş
) makale çevirileri, yerli ve yabancı blog tanıtımları gibi konular var..
Yengeç burcu mensubu vatansever bir blogcu olduğuna inandığım olaylara oldukça duyarlı bir arkadaşımız kendisi. Yanlış hatırlamıyorsam daha önceden blogcu editörlerindedi ayrıca. Kendisini saygı ve sevgiyle anıyor, yıldızlı puanlarımızı gönderiyoruz
Bu arada Hussoloji’nin şöyle bir de kampanyası vardı: Dünyanın en çok okunan blog yazısını okumak isterseniz tıklayın!!
)
1 Yorum »
January 30th, 2009
Efendim malumunuz insan kıskanabilen ve kıskandıktan sonra tuhaf davranışlar içerisine girebilen bir mahluk. Kendi üzerimde kıskanılabilecek olarak düşünebileceğim benim açımdan önemli tek bir şey var. O da sevgilim. O’nun dışında çok da önemsemediğim (çünkü hobi olarak bakıyorum, hayat amacım olmuş durumda değil) bazı teknolojik ve bilimsel 1 2 yeteneklerim artı blog dünyasında/sanalda samimi arkadaşlarımın sayısının fazla olması. Yani sanal anlamda kıskanılabilecek özelliklerim bunlar “olabilir” bana göre.
Hani bir söz vardır ya “hem kel hem fodul” bir diğeri de “hem suçlu hem güçlü”.. Bu sözlere iyi bir örnek olacak bugünkü hikayemiz
Karakteri oturmamış artı kimliksiz neyi savunduğu belli olmayan bir insan yavrusu gider birinin saçını çeker hatta yarım gramlık aklıyla onu dövmeye çalışır, ondan sonra o dövmeye çalıştığı kişi döverse oturur ağlar
Yiğit değildir çünkü iyi olan kazanır şeklinde bakmaz ki dünyaya. At gözlükleriyle sadece sataşır ve karşısındaki kişiyi “ezdiğini düşünüp” egosal anlamda tatmin olmak ister. Herneyse, karşısındaki kendi gibi aptal değilse dayağı da yer bi şekilde o ayrı
) Ağlamaya başlayınca bizim duygusal ve bu duygusallıktan kaynaklanan subjektivite ile olaylara yaklaşım gösteren halkımız sayesinde çevresinde bir sürü yağdanlık bulur, O’nu rahatlatmak için saçmalar da saçmalarlar. Ağlıyor ama suçlu o halbuki
Bunu sormaları ve “e sen ağlıyorsun ama olayı sen başlatmışsın, çirkinlik terbiyesizlik yapmışsın o da kendini savunmuş, boşa zırlama” demeleri gerekir, ama diyemezler. Çünkü onlar birer yağdanlıktır ve gün gelicek o teselli verdikleri kişiyi de başkalarına kötüleyeceklerdir. Doğruyu es geçerler ve objektif olmak, adil olmak şöyle dursun, sadece; ezmeye çalıştığı kişiyi ezemediğinden oluşan sinirinden kaynaklanan egosunu tatmin edebilmek için “öylesine” laflar eder. Öylesine, çünkü; onlar aslında aptal değildir ve kimin haklı kimin haksız olduğunu zaten bilmektedirler. Ortada samimi bir ilişki yoktur ama onlar varmış gibi gösterirler
Bu devran böyle döner onların blog dünyasında…
Ne ironik bir analiz öyle değil mi. Konuyu anlamak isterseniz önce buraya sonra alttaki resme bakabilirsiniz
Not: Sinirden gülme tesirlidir baştan uyarayım.

1 Yorum »
January 30th, 2009
Bence radikal bir şeyler olmaya başladı ülkemizde, olumlu gelişmeler umarım devam eder.. Türkiye’nin süper güç olmaması için hiç bir neden yok bence.. Çünkü alnımız pak, tarihimiz masum kanlarıyla ya da ülkeleri sömürmeyle yazılmamış.. En çok biz hak ediyoruz bunu.. Şuan bu dediklerim bir ütopya gibi görünse de benim buna inancım tam, belki zaman alacak ama bu olacak inşallah!! Bir kaç yıl önce Amerikan başkanı vs. gibilerinin önünde bacak bacak üstüne atmak ve diklenmek-hak savunmak şöyle dursun, tir tir titreyen ve eli ayağı karışan başbakanları da unutmadık
Bunlara bakarak ilerleme kaydediyoruz demek oldukça isabetli olur, ilerleme evet, hem de hızla!! Tebrikler sayın başbakan Recep Tayyip Erdoğan!!
Başbakanımıza Özel Not: Yürekten kutluyorum sizi!! Yürekten!! Eminim sizin yerinizde ben olsam ben de sizin gibi fevri davranırdım çünkü haksızlığa benim de hiç tahammülüm yoktur!! “Haksızlık karşısında susan dil şeytandır” demiş peygamberimiz, siz bu hadisin hakkını verdiniz, hala hakkınızda ileri geri konuşanlar oluyor, onların kim olduğunu hepimiz biliyoruz, siz üzülmeyin.. Türkiye ve hatta tüm dünyanın aklı başında ve zeki insanları sizinle, aptal olanlar desteklemese de olur
Atraksiyonlarınızın devamını bekliyoruz (aslında o program yöneticisini de dövseydiniz tam süper olurmuş
Neyse bu kadarına da şükür
)
02:40 Edit: Bu konuda Hussoloji de bunları yazmış, yazısını çok beğendim sizin de okumanızı istedim.
İlk Yorumu Sen Yap »
January 23rd, 2009
Hala hastayım ): Ve gittikçe daha da ağırlaşıyor. En fazla bir hafta sürer benim soğuk algınlığı ataklarım ama üç dört günden aşağı da kendime gelemem.
Bugün Çetinkaya’dan tanıdığım eski bir iş arkadaşım sayesinde bir iş görüşmesine gidecektim. Ama bu halde gidemem diye vazgeçtim ): Gitmesine giderdim ama ilk intiba önemlidir ya hani o anlamda hasta hasta gitmek istemedim. Şakır şakır akan ve sile sile kızarmış bir burun, çökmüş göz altları, borazan gibi bir ses ve yakıcı bir ateş. Hee hapşuuları unutmayalım birPbir.tesi’ye ertelemek istedim ama bakalım olumlu bir cevap gelicek mi Ben halimden memnunum çok şükür, biliyorum bu da geçer arkadaş Pp Şikayet değil yani bu yazdıklarım, tövbe.. Ama iş görüşmesi açısından dertlendim, hiç sevmem böyle nazlı bebekler gibi iş görüşmesi ertelemeyi filan.. Neyse vardır bunda da bir hayır, hikmet..
İkinci ve daha az önemli bir neden daha var aslında bu ertelemenin altında ama yine artık buraya astrolojiyle ilgili hiç bir şey yazmicam çünkü bu siteyi takip edenlerin %99′unun gezegen transitlerinden haberi bile yok.. Bahsedince de sadece dalga malzemesi olarak kullanıyorlar. birYanlış anlaşılmasınbir herkesin bilgisi farklı alanlarda muhakkak. Benim lafım bu işi bilmeden olumsuz olumsuz konuşanlara. Oldum olası bilmediği konuda fikir beyan etmeye çalışanlara kılmdır. Herkes haddini ve görevini bilmeli bence.. Bırakında işi ehilleri yapsın, siz değil. İnsanlar bilmedikleri (ya da kafalarının almadığı diyeyim) konular hakkında atıp tutmaya ne kadar da bayılıyor. Hele de bizim insanlarımız.. Bilimsel açıdan neden gelişemediğimizi bu sayede anlayabiliriz. Değişime ve gelişime kapalılar.. Gerçek bilimle dinimizce yasaklanan falı ayırt edemeyecek kadar muhakeme yeteneğinden yoksunlar çünkü.
bir önceki yazımda kullandığım resimdeki kız gibi tuvalet kağıdı rulosuyla geziniyorum odanın içinde Yarıya indirdim kağıdı yawf Sol taraf tıkanıyo sağ taraf akıyo, sağ taraf tıkanıyo sol taraf akıyo böylece kardeş kardeş geçiniyo burun deliklerim sağolsun. Olan tabi burun deliklerimin çevresine oluyo sil sil tahriş olacak yakında Bugün o da olacak sanırım eee ancak iki gün dayanır bi burun bu kadar silinmeye
Bugün Cuma enseni kapa Pp Hayırlı (az önce hıyarlı yazmıştım olaya bak ) cumalar arkadaşlar. Biiyor musunuz Cuma günleri Ramazan ve Kurban bayramlarından daha mübarek bir günmüş. Ve bu gün içerisinde öyle bir an varmış ki, kılınan namaz arkasından edilicek dualar mutlaka kabul olurmuş. Siz anladınız
En sevdiğim surelerden biri olan hümeze suresinin resmini koyuyorum aşağıya. Belki ibret alacak bir kaç kişi olur da onların sevabından ben de nasiplenirim.

Sevgi ve selam günü Cuma’nız mübarek olsun
1 Yorum »
January 20th, 2009
Öncelikle aşağıda HTML olarak belirttiğim şablonların Blogger’ın sadece klasik şablon yapısına uygun olduğunu söyleyeyim. Sonra kulaklarımı çınlatmayın
Bilindiği gibi klasik HTML şablonlar, XML şablonlarına göre daha çok uğraştırır. Örneğin; bileşen (sürükle bırak yan menü) özelliği olmaz ve atıyorum örneğin; sıradan bir link eklemek için bile zırt pırt HTML’yi düzenle kısmını açıp kapatmanız gerekir. Şablonlar çok cici olduğu için eklemeden geçemedim. Tercih size kalmış.

Download

Download

Download

Download

Download
Feminen, kızlara özel HTML şablonlar
Aşk, sevgi, evlilik temalı şablonlar
Daha fazlasını mı görmek istiyorsunuz? Tıklayın
Ama şablonların HTML olduğunu unutmayın
İlk Yorumu Sen Yap »
January 20th, 2009
Feedburner ile her yeni yazımızın otomatik olarak belirlediğimiz zaman aralıklarında E-Mail abonelerine gönderilmesni sağlayan bir özellikten daha önce bahsetmiştim. Cellmann, gönderilen bu maillerde abonelerimizin yazılarımızın devamını bloğumuza gelerek okumaları için gereken işlemi sormuştu. Şimdi onu açıklamaya çalışayım.
- Öncelikle My Feeds kısmından işlemi gerçekleştireceğimiz blog hesabımızı seçiyoruz
- Optimize menüsünü tıklıyoruz
- Sol menüden Services‘ten Feed Flare‘ı tıklıyoruz
- Summary Burner kısmına iniyor ve E-Maillerde gösterilmesini istediğimiz yazı karakter sayısı ile aşağısındaki kutucuğa örneğin [[ YAZININ DEVAMINI OKUMAK iCiN, YAZI BASLIGINA TIKLAMAN YETERLi ]] yazıyoruz (bu kısımda türkçe karakter kullanmayın)

SONUÇ:

1 Yorum »
January 20th, 2009
Hazırlayan ve Sunan: t.u.b.a

Blog Adı: Bilinçsiz Karalamalar
Blog Konusu: Güncel, aktüel, kadınsal, Google anahtar kelimeler, eleştiri, müzik, tv, mizah, kültür-sanat, kişisel.
Şahsi Fikrim: Okumaktan zevk aldığım, fikirlerini karşıt fikirler oluşturacak şekilde kullanmadan yazdığı için bir çok kişi tarafından eleştirilmeden sevildiğine inandığım ismiyle tezat güzel bir kişisel blog. Genelde akıcı ve esprili bir yazım dili var. Bir de yuvarlamayı seviyor yani çok sivri değil kalemi (klavyesi) Benim gibi paldır küldür yazmıyor fikirlerini
Bu yüzden eminim küfürlü ya da saçma salak yorumlar da almıyordur ben gibi. Biraz vernellemeden postlamıyor anladığım kadarıyla. E böylesi de çok tutuyor tabi. Çokça sevildiğine emin olduğum bir blog daha diyebilirim. Blog’u blog gibi kullanan nadir arkadaşlardan biri.
Arkadaş takip etmeye başladığım günden beri sayamadığım sıklıkta şablon değiştirmesiyle de ünlüdür. (Hepsi de çok ciciydi) Oldukça değişken ve sıkılgan bir yapıya da sahip anladığım kadarıyla. Bir de farklı alanlarla ilgilenmeyi de seviyor profilindeki bloglarına bakınca göreceğiniz üzere. Bu kızda İkizler etkisi seziyorum. Yükselen ya da Ay burcu İkizler olabiler gibime geldi. Malum onlarda değişken, kalemi güçlü ve bir çok alana yayılan tipler oluyor. Aslan burcu ile bağdaştıramadım yani bu özelliklerini Tuba’cığım. Aslan burcuna özgü olarak hafif narsist havanı örnek verebilirim ama
Gidilesi, okunası, yorum bırakılası ama cevap beklenmeyesi bir blog. Kızımız öyle herkese yüz vermez benden söylemesi :Pp
1 Yorum »
January 18th, 2009
Pervanehu “sinirli anılarını bi anlatıver” demiş ve oricinıl bir mim başlatmış.
Sinirli anılarım boldur benim
Bana yapılan yamuğu asla unutmam, özellikle içinde “haksızlık ve karaktersizlik” de vardıysa.
Eskiden sosyal görünen ama içe dönük biriydim. Şimdi de çok sosyal bir kelebek değilim ama en azından daha hazır cevap ve hakkını yerde koymayan biriyim. Eskiden vur kafasına al ekmeğini tarzına yakın bir melaike stilindeydim Pp (Halk arasında bu duruma mallık da denir) Gerçi bu bilerek yaptığım bir şeydi. Yani bilerek susuyordum, kırmamak ve iyi geçinmek adına. Ancak suistimaller artınca pasif kızgınlıklarımdan ve kırgınlıklarımdan vazgeçmeye başladım. Şuan oldukça aktif olarak kızıyor ve sinirleniyorum Bir yere kadar yani.. Gayet de mutluyum..
Aklıma gelen ilk kızgınlığım (hani böyle kızgınlıktan yüzünüz yanar, kalbiniz yerinden çıkacakmış gibi atar, adrenalin havuzunda yüzüyormuş gibi hissedersiniz, o derece bir kızgınlıktı) peygamber efendimiz (SAV) için “çöl bedevisi tadında” bir hakaret savuran eski patronlarımdan biriydi. Artı onun gibi ateist olan metresinin de “oruç tutanları salak bulduğunu” söylemesi beni iyice zıvanadan çıkarmıştı. O zamanlar kibardım. Bu yüzden o kızgınlığıma rağmen medeni bir şekide açıklamalar yaptım. Anlattıklarımdan ne kadar nasiplendiler bilmiyorum, sonuçta kalpleri mühürlenmiş olduğuna inandığım, basireti ve idrak yeteneği kapalı kişilerdi onlar. Allah islah etsin tabi yapabileceğimiz tek şey haklarında iyiliklerini, iyi olmalarını dilemek..
Bir de kendini kabadayı sanan salak kızlar vardı bizim okulda. Gelip gidip kendilerine yüz vermeyen, onlarla konuşmayan ya da şöyle söyleyeyim onlara yağ çekmeyen kızlara sataşırlardı. Bende de bir huy vardır sevmediğim ve huyunu beğenmediğim insanlara yaklaşmam. Önce uzaktan süzerim şöyle bir bakarım karakterli mi değil mi diye. Beğenmezsem öyle kolay kolay yüz vermem hatta konuşmam. Bunlar kıl kapardı bana
Hiç bir işlerini de yaptıramazlardı. Bir gün soyunma odasında “beden”
dersi için hazırlanırken kızın biri (adı Yeliz’di, okulun en “verici” çift kaşarlı tostuydu ayrıca) durup dururken yanıma geldi ve bana sataştı. Derdi de neymiş biliyor musunuz? O’nun esprisine gülmemişim Çok sinir olmuştum. Kızlar saç saça baş başa kavga etmemizi beklemiş bana sonradan dediklerine göre Ama ben o ağzımın içine kadar gelip tükürüklerini saçarak bağırmasına rağmen tek laf etmeden soğuk ve boş bakışlarımla yüzüne baktım. Bu arada spor ayakkabılarımı ve eşofmanlarımı giymeyi de ihmal etmedim O bağırmaya devam ediyordu, herkes bize bakıyordu ve ben cidden çok sinirlenmiştim. Ama hayatımda (Gül ablam hariç ) saç saça baş başa kavga etmemiş ve kurallara riayet etmeyi seven biri olarak okulda böyle bir kavga çıkmasına müsaade etmedim. Öylece kapıdan çıkıp gittim. Kız ayıptır söylemesi göt gibi ortada kaldı Yapmak istediğim tam da buydu zaten.. Ayrıca takındığım tavır bence çok da cool’du yani Ben odadan çıkar çıkmaz kızlar gülmeye başladı. Tabi Yeliz daha da kudurdu bu duruma. Kızlara “ne gülüyosunuz be susun” vs. tarzında laflar ettiğine göre sanırım aleme “madara” olduğunu düşündü :PpP Salak tipleri kudurtmayı seviyorum ehehe..
Bunun dışında ımm.. Bloguma gelip fikirlerimi bilinçli olarak çarpıtarak ya da fikirlerimden gocunarak adsız küfür edenlere kılım. Adını yazıp küfür etse vallah alnından öpücem o tür cibilliyetsiz tipleri O kadar korkaklarki isimlerini yazmadan yozlaşmış fikirlerini savunuyorlar. (Bu arada bi iki tanesinin kimliğini tespit ettim hadi geçmiş olsun) Artık yayınlamıyorum bu yorumları. Beni yıpratmaya çalışanlara prim vermeyi düşünmüyorum. Amaçlarının ne olduğunu bildiğim için yorumlarıyla blog’umu kirlettirmem. Beni salt kızdırmak amacıyla yazılmış yorumlara da kılım. Sülalerinin kulaklarını çınlatırım ama onların yorumlarını da yayınlamam. Art niyet sezdiğim kişilerin en ufak bir teşebbüsüne dahi tavizim yoktur.
Özel hayatımda da var böyle sinirlendiğim anlar ama onları özelimde bırakmayı tercih ediyorum. Zaten “gereken kişi” bunlardan haberdar. Onları burda yazarak özelimi laçkalaştırmak istemiyorum.
Aklıma gelenler bunlar.
1 Yorum »
January 17th, 2009
Bloxoo forumda (eski blograzzi forumu) bir arkadaş sormuştu ona yazmışken blog’uma da yazayım dedim.
Sırasıyla anlatıyorum:
- My Feeds‘ten hangi blog’umuzun abonelerini görmek istiyorsak o blog hesabımıza tıklıyor ve giriyoruz
- Soldaki Feed Stats menüsünden Subscribers (aboneler) kısmına tıklıyoruz
- Açılan sayfanın altına doğru inerek FeedBurner E Mail Subscriptions’u buluyoruz ve tabiki tıklıyoruz
- Ve o bölümdeki Manage Your E Mail Subscriber List kısmında aradığımızı buluyoruz
Bu arada bu blog’umuza E-mail ile abone olmak isterseniz BURAYA tıklayın, açılan sayfada E-mail adresinizi girin ve mail adresinize gelen aktivasyon linkini onaylayın. Her yeni yazımız mail adresinize gelsin.
1 Yorum »