BİR KAFADAN HER SES
Çilekli Süt'ün, Sıradan Çinko Karbon Blog'lara Göre On Kata Kadar Uzun Ömürlü Çok Sesli Mekânı.


Arama Bul

Arşiv October, 2009

Tenini Değil, Gönlünü Besle..

Kategori Çilekli Süt 
October 31st, 2009

Öyle birini bulun ki; huzur
Size içten bir şekilde güzel olduğunuzu söyleyen;
Suratına kapadığınızda sizi geri arayan;
Sizin uykuya dalmanızı seyretmek için uyumayan;
Sizi alnınızdan öpen;
Size en zor anlarınızda bulutların üstüne çıkarmak isteyen;
Arkadaşlarının önünde elinizi tutan…

Öyle birini bekleyin ki;
Size durmadan size sahip olduğu için kendini şanslı saydığını veya ne kadar önemsediğini hatırlatan;
Arkadaşlarına dönüp ‘aradığım o…’ diyen…

Tenini besleyip geliştirmeye bakma, çünkü o sonunda toprağa verilecek bir kurbandır. Sen gönlünü beslemeye bak! Yücelere gidecek, şereflenecek olan odur.

MEVLANA CELALEDDİN RUMİ (K.S)

(Bu sözler gerçek mutluluğu ve gerçek aşkı arayanlara gelsin.. Bunlar yoksa ne aşk vardır ne mutluluk..  Kendi(m)nizi kandırmay(alım)ın..)

İlk Yorumu Sen Yap »

Okuyucularımdan E-Postalar Köşesi: Kelebek Gibinin Yorumu

October 29th, 2009

Okuyucularımdan E-Postalar Köşesinin Bugünkü Konuğu Avusturya Viyana’dan Ceyda Sultan (kelebekgibi.blogspot.com)

Yorumlarımı kapattığım için okuyucularımdan e-postalar köşesi açtım geçenlerde biliyorsunuz. Bayan okuyucularımın e-posta ve özel mesajlarına blogumda yer veriyordum.

İşte sevgili Ceyda Sultan’da bana özel mesajla ulaşanlardan. Dizilerle alakalı rezilliklerden bahsettiğim şu yazım için bir yorum göndermiş bana. Siz de yazılarıma yorum göndermek isterseniz cileklisut (burdaki işareti biliyorsunuz) gmail.com adresine bir mail atın. İşte Viyana güzeli çok tatlı kelebek gibi arkadaşımın yazıyla alakalı yorumu:

Son yazina tamamen katiliyorum ve de izlemiyorum, hatta eve Türk kanali bu yüzden almiyorum, bu gibi seyler beni alikoyar diye… Artik ne kadar aciksa bir bayan o kadar degerli gibi oluyor toplumda (AYNEN ÖYLE CANIM KIYAMETE YAKLAŞTIĞIMIZ İÇİN OLUYOR BUNLAR DECCAL GELİYOR/GELDİ), yani kendine güvenir bayanya (!) hani o ondan. Hadi buralar böyle TR de sasirdi iyice, yani müslüman devlet o yüzden daha farkli olmali diye düsünüyorum! (TAM TERSİ MÜSLÜMANLAR DAHA Bİ COŞTU SON ZAMANLARDA!!)

İlk Yorumu Sen Yap »

Çilekli Süt Öldü Mü?

Kategori Çilekli Süt 
October 23rd, 2009

* Çilekli süt ölmedi belki ama transandantal meditasyonda denebilir büyük ihtimal. Bir kaç haftadır transandantal seyahatler edercesine kendimden geçmiş bir şekilde gitti gidiyor tükanımda hem alıyorum hem satıyorum İşin kötü yanı listeleme fiyatlarını da daha yeni öğrendim Başlarda dükkanım olduğu halde 35-60 kuruşa listeleyebileceğim bir kaç ürünü 1-3 tl. arası listelemişimde :P Neyse 40 gün sonrası da olsa işin inceliklerini öğrendim sonunda Benim jeton bazen geç düşüyor bu olaylar da onlardan bir demetti.

* Mynet ve H2 astroloji danışmanı İremSu ile bir görüşmem oldu dün ve bugün. Günlük, aylık burç yorumları derken birde kitap yazıyormuş ayrıca.. Astroloji meraklılarına duyrulur :) 2 saatlik uykuyla duruyorum diyor Kitap yazmasına şahsen ben çok sevindim kendisini bir astrolog olarak çok seviyorum çünkü. Burdan astroloji severlere bir duyurayım dedim.

* Ablam ametist ve akik taşlı kolye ucu almıştı bana bugün ikisini de 5 dk. akan suyun altında beklettim ve 1 saat güneşte tuttum (ilk alındığında ve 2-3 haftada bir böyle temizlenmesi gerekiyormuş) Şimdi de boynumdalar :) Tabi sadece biri (akik) boynumda ametist ise PC önünde bana bakıyor :) ) İkisini birden üst üste kro gibi takmaya çalıştım ama tıkır tıkır ses çıkartıyorlardı yürürken, ki hiç tarzım değildir böyle tık tık – tak tak sesli şeyler takmak/giymek :P Hiç hoşlanmam. Artık sırayla takacağım güzel taşlarımı boynuma, başka çaresi yok :) )

İlk Yorumu Sen Yap »

Kanal D’nin Kırdığı Ceviz Bini Aştı Artık..

Kategori Çilekli Süt 
October 16th, 2009

Habervaktim.com’dan ilgimi çeken bir haberi paylaşmak istedim sizinle. Kanal D’nin ahlaksız dizileriyle alakalı.. Bu gerçekleri bir çoğumuz en bilinçli şekilde bilsek bile yine de iş icraate gelince nedense sesimizi soluğumuzu çıkartamıyoruz ne yazık ki.. Ağzımız açık soluksuz izliyoruz o saçma salak dizileri (kendimi de katıyorum işin içine ki sonra: “sanki sen çok mükemmelsin, ahlak dersi veriyorsun blog’unda” demesin yine birileri çıkıp da..) Bir de bugün girdiğim haber sitelerinden birinde gayri ihtiyari olarak bi top modelin “çıplakken kendimi çok iyi hissediyorum” başlıklı röportajını gördüm. Bu tür haberleri yayınlıyorlar ki; millet çıplaklığın zirvesinde dolaşsa dahi utanmasın, ar damarı çatlamış ve namussuz görünmeyi normal görsünler.. Bir orospuyla yan yana geldiğinde hangisinin orospu olduğu belli olmayacak şekilde giyinmek bence namussuzluktur EVET! Ha bu yobazlık mıdır? O da senin çarpık görüşündür.

Allah sonumuzu hayır etsin inşallah gidişat kötü kolla g.tü denir bu durumda galiba.

Aslında sorun bizde, hep başkalarında arıza bulmak kolay, neden kendimize dönüp asıl yapmamız ve hiç yapmamız gereken şeylere odaklanmıyoruz?? Mesela bakmasak onlara, izlemesek ağzımızın suyu aka aka seyretmesek ha? Zor di mi bu lak lak konuşmak kolay.. Zor olan bunu başarmak bence..  Neyse işte o bahsettiğim haber, aşağıda..

Kanal D, ahlaksızlıkta sınır tanımıyor…

Ahlaksızlığı kendisine ölçü edinen Kanal D adlı televizyon, aile yapısını dejenere eden yayınlarını devam ettiriyor. “Küçük Kadınlar” dizisinde anne ve babası ölen 5 kız kardeşin güya hayatı anlatılırken; ahlaksızlığın öne çıkarılması ise dikkat çekiyor.

Kenan KIRAN’ın haberi…

Aydın Doğan’ın sahibi olduğu Kanal D televizyonu Türk aile yapısını baltalamaya devam ediyor. Önceki gece yayımlanan “Küçük Kadınlar” adlı dizide, eniştenin 75 milyara lisede okuyan yeğeni ile gayrimeşru ilişkiye girmesini gösteren televizyon, büyük bir ahlaksızlığa daha imza attı. ‘İsrail maçının iptali eylemine çağrı metni’ yayınlayan Denge Radyo’ya yayın durdurma cezası veren Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Aşk-ı Memnu ve Küçük Kadınlar adlı dizilerle ahlaksızlığını meşrulaştırarak aylardır ekranlara getiren Kanal D’ye hiçbir işlem yapmıyor.

Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan’ın sahibi olduğu Kanal D televizyonu, büyük bir ahlaksızlığa daha imza attı. Kanal D televizyonu, önceki gece yayımlanan “Küçük Kadınlar” adlı dizide, eniştenin para karşılığı lisede okuyan yeğeni ile gayrimeşru ilişkiye girmesi gösterildi.

ENİŞTENİN, 75 MİLYAR LİRAYA YEĞENİ İLE GAYRİMEŞRU İLİŞKİSİ

“Küçük Kadınlar” adlı dizide, anne ve babası ölen 5 kız kardeşin hayatı anlatılıyor. Önceki gece yayınlanan bölümde, zor günler yaşayan kız kardeşlerden biri ahlaksız bir yola başvuruyor. Küçük kardeş, ablasının yaralanması üzerine hastane masraflarını karşılamak için eniştesinden 75 milyar para istiyor. Enişte, yeğeninin bu teklifini kabul ediyor; ancak 75 milyar karşılığı yeğeni ile birlikte olmak istiyor. Yeğen, eniştenin teklifini kabul ediyor. Kanal D televizyonu, işte bu içerikteki filmi, çekinmeden yayınladı. Dizinin önceki bölümlerinde de, eniştenin yeğenine tecavüz etmesi gösterilmişti.

ZİNA ÖVGÜSÜ DE YAPILMIŞTI

20 Ocak gecesi yayınlanan “Küçük Kadınlar” adlı dizide de, 17 yaşında lise öğrencisi olan Armağan (Hande Soral) birlikte okuduğu Ebru’nun hamile olması üzerine tartışıyor. Ebru, hamile olmasını savunuyor ve “Çok aşık olmuştum. Nesi varmış yaşımın? Sen de geri kafalılık etme iyice” şeklinde konuşuyor. Dizide, zinayı, hem de lisede okuyan bir öğrencinin övmesine yer verilmesi dikkat çekici bulunuyor. Dizide, lise öğrencisinin gayrimeşru bir şekilde hamile kalması, çağdaşlık olarak sunuldu.

DİZİNİN YAPIMCISI D PRODUCTIONS

“Küçük Kadınlar” dizisinin yapımcılığını D Productions üstlenmiş. Dünya klasikleri arasında yer alan “Küçük Kadınlar” adlı kitaptan esinlenilerek ekrana taşınan dizide, annesi ve babası ölen 5 kız kardeşin hayata yeniden tutunmak için verdikleri (sözde) mücadeleler anlatılıyor. Dizinin senaryosunu Deniz Akçay, yapımcılığını Ayşe Durmaz, yönetmenliğini ise Hakan Arslan yapıyor.

YEĞEN, AMCASININ EŞİYLE GAYRİMEŞRU İLİŞKİYE GİRİYOR

Kanal D televizyonunda yayınlanan Aşk-ı Memnu adlı dizide de amcasının eşiyle gayrimeşru ilişki yaşayan gencin ahlaksızlığı, meşrulaştırılarak aylardır ekranlara getirildi. Kanal D’de haftalık olarak yayınlanan ‘Aşk-ı Memnu’ dizisinin geçen hafta yayınlanan sezon finali bölümünde, amcasının eşiyle gizli ilişki yaşayan dizi karakterini canlandıran Kıvanç Tatlıtuğ, dizide yengesini canlandıran Beren Saat’le gayrimeşru ilişkide bulunmuştu.

KANAL D, AHLÂKSIZ TEKLİFE DE YER VERMİŞTİ

Kanal D televizyonunda, başrollerini Halit Ergenç, Bergüzar Korel, Tardu Flordun ve Ceyda Düvenci’nin oynadığı ‘Binbir Gece’ dizisinin ilk bölümünde de büyük bir ahlaksızlığa yer verilmişti. Dizinin ilk bölümde, genç ve dul bir kadın olan Şehrazat (Bergüzar Korel), lösemi hastası çocuğunun tedavisi için ihtiyaç duyduğu 150 bin doları patronu Onur’dan (Halit Ergenç) borç olarak istiyor, ancak Onur, bu parayı kendisiyle bir gece geçirmesi karşılığında verebileceğini belirtiyordu. Teklifi kabul eden Şehrazat, dizinin ikinci bölümünde patronuyla bir gece geçiriyordu.

RTÜK HİÇBİR İŞLEM YAPMADI

‘İsrail maçının iptali eylemine çağrı metni’ yayınlayan Denge Radyo’ya yayın durdurma cezası veren Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Aşk-ı Memnu ve Küçük Kadınlar adlı dizilerde ahlaksızlığını meşrulaştırarak aylardır ekranlara getiren Kanal D’ye hiçbir işlem yapmıyor.

2 Yorum Yapılmış »

Bir Kafadan Her Ses Türkiye TR DMOZ listelerinde ve Okuyucularımdan E-Postalar Köşesi Jeliboncuk’un E-Postası

October 11th, 2009

Ya ya ya şa şa şa DMOZ DMOZ Çok Yaşa Öncelikle bir kafadan her ses artık DMOZ listelerinde Bebeğim bitanem aşkım sağolsun bu sabah “sürprizimi isterim” deyip haberdar etti beni en şirininden “B” kategorisine bakan DMOZ editörü İlyas beye teşekkürler ederim.

Okuyucularımdan e-postalar köşesinde sıra jeliboncuk’ta demiştim ama tükana fazla kaptırdım kendimi sanırım bir kaç gündür blog’a adım atmadım Hırs yaptım sanırım gg’da satış yaptıkça yapası geliyor insanın Aman nazar değmesin en tükürüksüzünden ve en içteninden maşallahlarınızı beklerim yani.. Duyanda paraya para demiyorum sanacak

Jely “GİTTİ GİDİYOR DÜKKANIM SOSYETİK BİT PAZARI” ve “PTT KARGO İLE DİĞER KARGOLAR ARASINDAKİ FARKLAR” yazım için bana bir yorum göndermiş ve GG yerine bana Pasaj.com‘u önermiş.

Canımcım ben el işi satmadığımdan ve pasaj.com’da sadece el yapımı ürünler satmak şart olduğundan oraya üye olmadım yoksa ben de ilk olarak orayı düşünmüştüm

PTT Kargo eskiden çok kişinin ağzını yakmış ama baya bi değişmiş dediler gittim baktım kullandım ve “hmm harbi değişmiş” dedim ben de Önyargılarımdan kurtuldum yani artık PTT Kargo ile ilgili. Ücreti çok iyi bi kere, onun yanında eskisi gibi günler, aylar, yıllar beklenmiyor bi kargo gelecek diye. Yurt içi, MNG ya da UPS fark etmez, hepsiyle aynı hızda ulaşıyor kargolar. Tek kötü yanı fazla hırpalıyolar sanırım kutuları Ama yine de bi deneyin bence :)

İşte Jeliboncuk’un maili;

Öncelikleee şöylee kocaman bir merhabayla giriş yapmak istiyorum çünkü yazılarına yorum yapılmadığını bilmediğimden çok defa ( suçsuz yere bilgisayarımı suçladım hatta) öyle boynum bükük ayrıldım sitenden… Neyse velhasılı baktım sonra bigün gene yolum düşmüş, baktım bu cadı bit pazarı açmış ama gene yorum yok İşte en sonunda patladım söylemem lazım bu içimdekileri Şimdi ilk olarak bu gittigidiyor gerçekten insanın iliğini kemiğini kurutuyor Size tavsiyem Pasaj.com’u kullanmanız bence en makul olanı satış yapmadıkça bir ücret de ödemiyorsun Gelelim ikinci konuya kargo şirketiyle ilgili olan hani; şimdi bigün bana ptt kargoyla bir evrak gelecekti, bekle gelmez bekle gelmez o şubeye git bu merkeze git taaa en sonunda şehrin dışında bir genel merkezi varmış bu ptt’nin oraya gittim. Anaaam ne göreyim herşey her yerde, öylece atılmış bir sürü poşet, yerde duruyor kimi, kimi ayrı bi tarafta o manzarayı gördükten sonra ptt ye bir şey vermeye cesaret edemez oldum Diğerleri çok mu iyi  tabiki de değil ama ne biliyim tekrar güvenebilmem için zamana ihtiyacım var Neyse bu arada ütopik fiyatlara da gelince geçen altı üstü bir kolye gönderecem yurtiçi 5 veya 5 buçuk alıyo hep. Dedim bunun daha ucuzu yokmudur, mng ye gittim 7 dedi, aras a gittim 9 dedi oha aa dedim bu kibar halimle düşün
Velhasılı kelammm bu kocaman merhaba senin başına dert açtı bence yakanı bırakmayacam artıknihahahaaa
Bu arada hakkını helal et onca yazı okudun gözlerin yoruldu vaktin gitti…
Öpüyorum çilekli yanaklarından..
Sevgiler
Saygılar
Jeliboncuk

-bu arada jeliboncuk’un pasaj.com’da minik sevimli bi dükkanı var işte burda :) ) uğramayı unutmayın

İlk Yorumu Sen Yap »

Aşk-ı Memnu’nun Sömürgeci Aşıkları Bihter ve Behlül

Kategori Çilekli Süt 
October 7th, 2009

Aşk-ı Memnu dizisi başlarda (aslında her dizide olduğu gibi bu diziyi de 3-4 bölüm sonra takip etmeye başlamıştım) ilgiyle takip ettiğim sonra hiç bir diziye bağlı ve sadakatli davranamadığımdan mıdır nedir sıkılıp ve hatta dönen entrikaların adiliğinden “tiksinip” izlemeyi bıraktığım bir kanal D dizisi. Ha bu kanal adını veriyorum ama, zaten okuyanların büyük bi çoğunluğu bu dizinin hangi kanalda oynadığını bilir, malum kadın kısmına da erkek kısmına da hitap eden sahneler mevcut Blogcu arkadaşlarda sağolsun bangır bangır bağrındılar bir çok kez, bu dizinin Türk halkının ahlakını ve ilişkilerini bozmaya yönelik, karanlık kafaların özel çalışmalarıyla oturup yazılmış bir dizi olduğunu. Ahanda misal Pervane diyo  t.u.b.a diyo ben mi diyorum cıx cıx.. Onlara tüm kalbimle katılmakla beraber ben işin magazin boyutuna değinicem sanırım

Annem.. Yaprak dökümü hastasıdır kendisi. Ben de gece atıştırmalarımdan birini yaparken: “yemekle PC başına gitmeyeyim yine klavyeye dökülür” diyerekten 5 dk.lığına eski yavuklum yaprak dökümünün başına oturdum ama reklam çıktı Ben şappur puppur mantı götürürken (bu arada saat gecenin 10.30′u..bakar mısınız ne kadar sağlıklı (!) besleniyorum ıhıhıh) zınk diye yaprak dökümünün hard core versiyonu “aşk-ı memnu” zıpladı ekrana. E ekran bu, kafasına göre estiriyor ne isterse bi anda onu çıkartıveriyor o yüzden aklı başında uzmanlar demiyor boşuna “ekran size hükmetmesin, siz ekrana hükmedin fazla TV izlemeyin” diye..

Aşk-ı Memnu dizisinin yeni bölümünün fragmanında Bihter ve Behlül yine gizliden gizliye iş bitiriyor, alkolik Bihter içip içip yine Behlül’e taciz telefonları açıyor, bu arada Nihal dedektifliğe soyunmuş ve Bihter’in karizmatik olmasına karizmatik ama hala bi naneyi anlayamayan salak kocası “ortada büyük bi yalan dönüyor sanırım” diyerek filan büyük bir zekayla (!) çıkıyor sahneye. Bilindik replikler, bilindik kovalamaca filan pığss.. Sıktı, baydı dicem aşk-ı memnu severler atlicak üstüme şimdi :P Yok ben öyle demim o zaman da şöyle diyeyim, şimdi bu Behlül ve Bihter’i gerçek hayatta varsaysak..

Bi kere O Bihter’in güzel kaşını, gözünü, saçını, başını itinayla bir güzel oymak ve de yolmak farz abicim. Ya O’nu yoldan çıkartıp sonra Bihter peşinden koşuyormuş havalarına giren Behlül beye ne demeli? Onun da önce o sarı kıvırcık saçlarını cımbızla tek tek pıt pıt alıcaksın koca kafasından, sonra leylek bacaklarını kalça kısmından koparacaksın, hatta koparmışken tüm bel altını toptan koparacaksın, ki, zaten işlerin bu kadar iğrençleşmesi bu kadar entrikalar dönmesine neden sadece Behlül’ün bel altıdır, başka da bi b.k değil.. Aşkmış ahahaha güleyim bari.. Yani.. Gerçeğe indirgemek bu işte sevgili okuyucu, onların arasında aşk maşk yok, onların tek derdi sadece “bel altı doyurgaçlığı”.. O sömürdükleri adamcağızın (valla adını unuttum şimdi Bihter’in karizmatik ama salak kocası diyeyim yine) parası olmasa altlarındaki fiyakalı arabalar, gittikleri spor salonları, yedikleri içtikleri zıkkımlar olmasa he? Kim ödeyecek bunları? Tut kolundan sokağa at bunları ne aşk kalır ne karizmaları anasını satayım.. Koca ve amca parasıyla dünyaya kafa tutan gerzek ikili.. Aşkmış ahaha bak yine gülüyorum. O kadar param olsun eşeğe bile aşık olurum, dermişim. Rahat bu batar mı batar.. Gerçek aşk bu kadar basit mi ya? O yüzden kitabın değiştiremem ama dizinin adını değiştiriyorum, dizinin benim gözümdeki adı: ”Şehv-i Memnu

Hadi ordan şehvani iblisler sizi! Aşkmış, PEHHH!!!

İlk Yorumu Sen Yap »

Çilekli Süt İftiharla Sunar: Okuyucularımdan E-Postalar Köşesi :))

October 3rd, 2009

Yorumlarım kapalı olduğundan bu duruma içerleyen okuyucularımdan biri de İsviçre güzeli  Zeynep :) ) Bu duruma sevimli bir dur demek için artık e-posta kutuma gelen uzun ve fikirsel yorumları sizlerle paylaşmaya karar verdim.

Okuyucularımdan” köşesinde sizden gelen e-postaları paylaşmayı düşünüyorum :) ) 01.10.2009 tarihini bir milat kabul ederek Zeynep ile köşemizin açılışını yapıyorum :) ) Kendisine süpriz olacak eminim ama umarım e-postasını ondan habersiz paylaştığım için bana kızmaz

Hem bu köşe sayesinde belki yorumları kapattığımdan dolayı cadı kısmısından aldığım tepkiler birazcık olsun yumuşar

Blog’umu takip eden bayanlar e-postalarınızı bekliyorum. -yayınlanmasını istemediğiniz e-postalar yayınlanmayacaktır, hani derdini paylaşıp omzumda ağlamak isteyenler olursa şşşt aramızda kalıcak söz

İşte Zeynep’in bana attığı e-posta…

Açıkçası bu yorumlara kapalı olma durumuna gıcık oluyorum=) Hani fena mı olur yazdıklarına iki fikir beyan etsek:) Neyse, bu senin kararın saygı duyuyorum tabiki de.

Şu çocuk kaçırılma olayları beni de çok derinden etkiliyor. Organ mafyası olsun, sapık olsun, aklıma geldikçe tüylerim diken diken oluyor ve o kaçıran insanlara (insan denmez gerçi onlara, havyanlar bile yapmaz onların yaptığını) en ağır ceza – artık işkence mi olur, diri diri mezara gömmek mi olur, derisini yüzmek mi olur, “bir yerlerini” kökünden kesip ağızlarına sokmak mı olur, ömür boyu hapis mi olur – onu bilemiyorum ama zaten adaletin olmadığı bu dünyada bizler birşey yapamıyoruz malesef, ancak ve ancak çocuklarımıza dediğin gibi dikkatli olmalarını söyleyebiliriz, o içlerine şeytan girmiş ahlaksızlar olduğu sürece huzur yok bizlere. Allah’a havale ediyorum, dediğin gibi Allah’ın laneti üzerlerine olsun.

Bizim çok yakından tanıdığımız zihinsel özürlü bir kardeşimiz de (32 yaşında, Hilmi Onaç, belki duymuşsundur) bundan 2, 3 ay önce Denizli (Acıpayam) civarlarında kayboldu. Haftalardır, aylardır ne ölüsü ne de dirisi bulundu. Hepimizin en büyük korkusu yine şu lanet olası organ mafyası. Aradan bu kadar zaman geçti, kimse birşey yapamıyor. Artık ne oldu onu da bilmiyoruz. Allah o kardeşimin de yar ve yardımcısı olur inşallah. Onun kaybolma sebebinin ailesinin ihmalkârlığı olduğunu düşünüyorum. Böyle aileler de var ne yazıkki, ya bunlara ne demeli? Aklıma geldikçe ve böyle olayları duydukça çok üzülüyorum.

Sevgiler ve selamlar İsviçre’den.
A cup of Relax Zeynep;)

1 Yorum »

PTT Kargo ve Diğer Kargo Şirketleri Arasındaki Farklar

Kategori Çilekli Süt 
October 1st, 2009

PTT KARGO HİZMETİ DÖRT DÖRTLÜK

PTT Kargo ve Diğer Kargo Şirketleri Arasındaki Farklar

Sosyetik bit pazarı dükkanımı kapatmaya 1 hafta kaldı, gitti gidiyor dükkanı açmanın astarı yüzünden pahalı geldi bana Dükkan aylık ödeme masrafıydı yok her ilan için ücret ödemeydi, yeniden listelede katalog resmi parasıydı bilmemnesiydi adamlar nerdeyse aşkımın dediği gibi her sayfa tıklamaya para yontacaklar bizden.. O açıdan ücretsiz ilan vereceğim sitelerde satıcam eşyalarımı bundan sonra.. Mesela sahibinden.com, ikincielim.com, intoko.kijiji.com gibi yerlerde.. Tabiki bit pazarımda birde. Gitti gidiyor yeterince zengin olmuş benim gibi safoşlar sayesinde

Gitti gidiyor dükkanını açmam bikaç yönden bana kazanç sağladı, şöyle ki; mesela geçenlerde dükkanımdan Antalya’da oturan bi adam 80 cm.lik kız çocuğu figürlü dekoratif çiçeklik aldı benden. Ben de kırılacağını bile bile gönderdim Antalya’ya kargoyla. Gerçi aşkım güzelce paketledi kendi elleriyle özenle. Ama yine de yolda kırılmış.. Aslında olumsuz gibi görünse de bu olay bana yaradı, gitti gidiyor’da kırılacak eşya satılmaması ve kargo şirketleriyle kırılacak eşya yollanmaması gerektiğini iyice belledim Zaten kargo şirketindeki adamlar boşuna yırtınmıyor: “kırılacak eşya ve değerli eşya almıyoruz, sorumluluk kabul etmiyoruz” diye..

Ben o çiçekliği PTT Kargoyla gönderdim ama diğer kargolarda da aynısı olurdu, çünkü onlar da kırılacak eşya kabul etmiyor.. Sanırım kutuları karpuz fırlatır gibi fırlatıyorlar taşırken çünkü adam kırık çiçekliğin fotoğraflarını gönderdi, çiçeklik resmen tuzla buz olmuştu *..

Bu arada o çiçekliğin kargosu Antalya’ya yurt içi kargo gibi özel kargo şirketlerinde 40 tl. civarında bi mebla tutuyordu, PTT kargo ile sadece 10 tl. tuttu kargo bedeli.. Geçenlerde de diğer kargolarda 7 tl gibi tutan peruğu, 3 tl. ile Tokat’a gönderdim.. PTT kargonun en iyi yanı ücretinin çok iyi olması. Artı, eskisi gibi yavaş da değil, kargolar diğer özel kargo şirketleriyle aynı hızda ulaşıyor. ÖZELLEŞTİRİLDİ SANIYORDUM AMA HALA DEVLET BÜNYESİNDE HİZMET VERİYORMUŞ. PTT kargoyu gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum. Ama ne PTT kargo ile ne de özel kargo (UPS, yurt içi kargo ya da aras kargo vs.) şirketleriyle asla ve de asla kırılacak ya da değerli bir eşya göndermeyin :) Benden size ağzı yanmış bi kargo mağduru tavsiyesi..

*Bu arada adamın parasını iade ettim dün, iade etmeyebilirdim ama kimsenin parasında pulunda gözüm yok çok şükür.. Zaten adam boşuna 10 tl. kargo ücreti ödedi İki kuruş için birilerinden beddua almak istemem..

1 Yorum »