BİR KAFADAN HER SES
Çilekli Süt'ün, Sıradan Çinko Karbon Blog'lara Göre On Kata Kadar Uzun Ömürlü Çok Sesli Mekânı.


Arama Bul

‘diziler’ Etiketli Tüm Yazılar Listeleniyor

Özgü Namal Lütfen Bunları Yapma, Lütfen!

Kategori Çilekli Süt 
September 2nd, 2010

Özgü’cüm bak.. Olmuyor böyle.. Şirin, minyon ve sevimlisin, tamam az biraz da çılgın bi tarz oluşturmuşsun kendine heh o da var, yani idealsin güzelim zaten. Kasma kendini seksi olucam, sert bakıcam, şarkı söylicem filan diye hı? Ya şimdi sen anlamadın biliyorum nerden biliceksin çilekli süt kimdir, ne kadar psikopattır, detaycıdır filan.. Bak canım şöyle..

ÖZGÜ NAMAL FACİALARI

1. Hızlı para, hızlı para şarkısı.. Bu şarkıdaki amatör ruhunu takdir ediyorum, o kadar marjinal (!) bi sesin olmasına rağmen üstüne para aldığını da biliyorum, ama hayran kitleni üzmemek için lütfen şarkı söyleme olmaz mı kuzum?

2.Hızlı para hızlı paradaki sert, etkileyici ve seksi olma çabası.. Lütfen, en çokta bunu yapma. Çok üzüyorsun, yıpratıyorsun sevenlerini. Sen ve seksilik. I-ıh. Sırıtıyor.

3. Hanımın çiftliği dizisindeki otoriter ve sert olma rolün. Hele kıyafetlerin ve kırmızı rujun. Taktığın koca şapkalar vs. I-ıh. Sana “sevimli ve şirin kız” rolleri dışında bir rol git-mi-yor. Olabileceğin en sert karakter kurtlar vadisindeki “Elif” karakteriydi. Zırt pırt ağlayarak biraz psikolojik manyak havası veriyordun onda da gerçi ama. Yine en sert rol oydu yani sana yakışma bakımından.

Ben seçici bir izleyiciyim, her önüme verileni yemem öyle. O bakımdan benim söylediklerimi dikkate al cici.

İlk Yorumu Sen Yap »

Toygar Işıklı Dizi Müzikleri

Kategori Çilekli Süt 
July 9th, 2010

Toygar Işıklı ilk olarak yaprak dökümü dizisine takılırken dikkatimi çekmişti, öyle bir dizi müziği yapmış ki adam tam karakterlerin ruhuna uygun ve öylesine yaşanan olayın içinde ki etkilenmemek mümkün olmuyor. Valla yaprak dökümünde ağladığım sahnelerde suçlu tamamen Toygar Işıklı :D O kadar diyeyim.

Ancak aşkı memnu dizi müzikleri… Sanki mimiklerine kadar uymuş karakterlerin.. Kesinlikle harika ve derin. Damarlarına dalıyor insanın. Bihter’in hatası ve çaresizliğini, Behlül’ün tutkusunu, Nihal’in zavallılığını.. Herşeyi yansıtıyor. Nihal’in zavallılığı dedim de, bazen kendimi hem Bihter hem de Nihal gibi hissediyorum. Hem çaresiz hem de zavallı. Bakalım sonum hangisinin sonuna benzeyecek :P Umarım ikisinin sonu gibi de olmaz. (umutsuz bir vak’a) ağlarken içim, güldü gözlerim.. bir günah gibi gizledim.. Ajda’yla düeti de güzel olmuş..

İlk Yorumu Sen Yap »

Melekler Bunları Niye Korusun?

Kategori Çilekli Süt 
June 26th, 2010

Geçmişte, günümüzde ve Allah bilir ama muhtemelen gelecekte de devam edecek olan (tarih tekerrürden ibarettir) bir talihsizlik; İslam ve İslami emirler ile dalga geçme durumu. Yani öylesine aptal ve cahil ki bu insanlar, geçmişlerine bakıpta ibret almak yerine geçmişte helak olan nasipsizlerin yolundan gitme hevesindeler. Ve bu aptallığın adına da “aydın ve modern olmak” ismini takmışlar. Geçmişte binlerce yıl önce de modern olan insanlar vardı, evet gerici dediğiniz müslümanlar da o zamandan gelme ama modern dediğiniz karakterde insanlar da vardı yüzlerce, binlerce yıl önce. Mesela bir örnek, çıplaklar kampında taş kesilen İtalyan Pompei halkı. Onlar da öyle moderndiler ki (!) başlarına musallat olan bir bela ile bir anda helak oldular. Kime kafa tuttuğunuza dikkat edin, Allah’ın sevgisi de şiddeti de çok büyüktür. Birazcık da olsa “inanmasanız ve yapmak istemeseniz bile” dini değerlere saygılı olun, O’nun azabını üzerinize çekmeyin.

Bunları neden mi anlatıyorum, blogcu tayfasından duyarlı bir arkadaşım geçen haftaki “melekler korusun” adlı diziyi izlerken, bölümün sonlarına doğru bir sahnede dini nikah ile dalga geçildiğini, dinimizce önemli olan bir konunun nasılda şerefsizce hafife alındığını not düştü geçen gün. O diziyi seyretmiyorum ama söyledikleri dikkatimi çekti, dizinin o bölümünün son sahnelerini izledim. Dediği kadar varmış dedim içimden. Peygamber efendimizi aşağılık bir şekilde karikatürize eden o adi herif geldi aklıma, bunlar da o tiplerin yumuşatılmış Türkiye versiyonu.

Toplumumuz artık öyle liberalleşti ki, hamile kalmadan evlenmiyor dizilerdeki kızlar! Bu da ayrı bir dikkatimi çeken mevzu, eklemek istedim. Dizilerdeki aileler Türk aileleri mi? çok merak ediyorum, hayır öyleyse biz toplum olarak resmen kafirleşmişiz de!

Gelinin süt nine dediği kadın adettendir(!) diyerek düğün öncesi bir imam bulup getirir dini nikah kıydırmalarını beklemektedir. Gelin bir çıldırır bir çıldırır ki sormayın. Gelinin kanka arkadaşlarında da garip garip kaş göz işaretleri alaycı bakışlar. Malum kızlarımız liberal yetiştirilmiş ya hani, onlar ne yapsın aileden öyle görmüşler. Çocukken din; gericilik, hocalar hacılar tesettürlüler; öcü diye öğretilmiş, tabiki haliyle de böyle olacak. İslam’a saygılı olmasını bekleyemezsiniz böyle yetiştirdiğiniz birinin. Modern(!) kızımız ne o öyle kara cahiller gibi “hoca/imam nikahı (!)”  filan havasında. Modernlik; dini ve manevi değerlere ağız burun kıvırmak mıdır sizce de? Hayır modernlik buysa ben almayacağım da o bakımdan! Hesapta bizlere dini nikahın hiçte coolllll olmayan bir şey olduğunu empoze ettiler yani. Vay bee biz de yedik hemen. Şimdi burda dini nikah İslam’da var mıdır ya da resmi nikah varken dini nikah gerekli midir polemiğine girmicem. Bunları güvenilir bir İslami kitap (ilmihal, hadis kitapları) okuyarak zaten öğrenebilirsiniz. Ordaki imamı da moronlar familyasından özenle seçmişler sanki. Hani bütün müslümanlar gerici ve kültürsüz ya, adam iki lafı bir araya getirip konuşamıyor. İmam işte n’olucak gerici, yobaz, örümcek kafalı herif! Öyle güzel içine ettiler ki dini nikah’ın gerekliliği olayını, kendilerine saygısızlıkla oha çüş diyorum.

Şimdi söyleyin bana, nurdan yaratılan ve Allah’ın sevdikleri harici kimseyi sevmeyen, Allah’ın dilemesi dışında kimseye dua edemeyen ve kimseyi koruyamayan masum melekler, bu şeytanlaşmış insanları nasıl korusun ?

NOT: RTÜK’e şikayet edelim.

1 Yorum »

Aşk-ı Memnu’da Müthiş Final: “Her Canlı Ölümü Tadacaktır”

Kategori Çilekli Süt 
June 24th, 2010

Aşk-ı Memnu dizisine takıldım bu gece zaplarken, malum bugün meşhur veda finali vardı ve ben de aşkı memnu kitabını okumuş ve dizinin baştan bir kaç bölümünü izlemiş biri olarak merak ettim ne olacak bakalım Bihter’e diye :P Dizinin bir çok yeri sulandırılmış (günümüze uyarlanmış :P) ve kitapta belirgin olarak görülen “ahlaksızlık” kavramı dizide “aşk“a dönüştürülmüş (ya da aşk olarak sevimli(!) gösterilmeye çalışılmış) olsa da, veda finalindeki son kitaba sadık kalınarak hazırlanmış. Takdir ettim :P

Açıkçası” benim gibi” bir Yengeç burcu için fazla ağır ve duygusal bir veda bölümüydü. Oldukça derin duygularla söylenen cümleler vardı ve bu beni baya etkiledi. Dizinin tamamını izleyemedim sadece Bihter’in silahı kalbine dayadığı sahneyi ve ondan sonrasını izleyebildim. Ama izlediğim o bir kaç dakikada, 79 bölümlük “zina, entrika, yalan ve ihanet” dolu o diziyi aklayan bir cümleye takıldı gözüm.. “Her canlı ölümü tadacaktır” .. Bihter’in tabutundaki cümle.. Ve tabi birde o saltanatlı devlet gibi duruşuyla tüm dünyaya hükmedecekmiş gibi duran hatun Firdevs hanımın felç geçirmiş hali. Tüm bunlar, “anlayabilenler için” şimdiye kadar yapılanların sevimli ve güzel değil, aptalca ve çok çirkin olduğunu ifade etti cümlelere dökülmese de. Bir eli yağda bir eli balda yaşarken, her istediğini alıp her istediğini yapabilirken bir insan, yaptığı hatalar ve adım attığı çirkin yollar yüzünden renkli görünen (renkli demiyorum dikkat ederseniz) bir hayatın arkasından nasıl “bir anda” hiç olabiliyor, en çokta bunu gösterdi aslında.

“Ne ekersen onu biçersin” .. Ne doğru bir laf..

Dizi değil mübarek, anlayabilene ve ders alabilene tefekkür hazinesi bu son bölüm adeta. Ağzını bir karış açıp Bihter’e ya da Behlül’e hayran hayran bakanların bu sonucu çıkarmalarını bekleyemem tabi, o ayrı :)

Beşir Adnan beye herşeyi anlattığında gayri ihtiyari sarfettiğim cümle: “Ohh yaa sonundaa!!”

sonradan eklenen not: yalnız şunu da paylaşmadan edemiyorum, az önce bu yazıyı yayınladıktan sonra yazının altındaki etiketlere bakıyordum google adsense reklamı gözüme takıldı. aşkı memnu ile ilgili yazdığım bu yazının altında bakın hangi google adsense reklamı çıkmış muahaha

aşkı memnu yazısında çıkan google adsense reklamı

Yorumsuz :D

1 Yorum »

Okuyucularımdan E-Postalar Köşesi: Kelebek Gibinin Yorumu

October 29th, 2009

Okuyucularımdan E-Postalar Köşesinin Bugünkü Konuğu Avusturya Viyana’dan Ceyda Sultan (kelebekgibi.blogspot.com)

Yorumlarımı kapattığım için okuyucularımdan e-postalar köşesi açtım geçenlerde biliyorsunuz. Bayan okuyucularımın e-posta ve özel mesajlarına blogumda yer veriyordum.

İşte sevgili Ceyda Sultan’da bana özel mesajla ulaşanlardan. Dizilerle alakalı rezilliklerden bahsettiğim şu yazım için bir yorum göndermiş bana. Siz de yazılarıma yorum göndermek isterseniz cileklisut (burdaki işareti biliyorsunuz) gmail.com adresine bir mail atın. İşte Viyana güzeli çok tatlı kelebek gibi arkadaşımın yazıyla alakalı yorumu:

Son yazina tamamen katiliyorum ve de izlemiyorum, hatta eve Türk kanali bu yüzden almiyorum, bu gibi seyler beni alikoyar diye… Artik ne kadar aciksa bir bayan o kadar degerli gibi oluyor toplumda (AYNEN ÖYLE CANIM KIYAMETE YAKLAŞTIĞIMIZ İÇİN OLUYOR BUNLAR DECCAL GELİYOR/GELDİ), yani kendine güvenir bayanya (!) hani o ondan. Hadi buralar böyle TR de sasirdi iyice, yani müslüman devlet o yüzden daha farkli olmali diye düsünüyorum! (TAM TERSİ MÜSLÜMANLAR DAHA Bİ COŞTU SON ZAMANLARDA!!)

İlk Yorumu Sen Yap »

Kanal D’nin Kırdığı Ceviz Bini Aştı Artık..

Kategori Çilekli Süt 
October 16th, 2009

Habervaktim.com’dan ilgimi çeken bir haberi paylaşmak istedim sizinle. Kanal D’nin ahlaksız dizileriyle alakalı.. Bu gerçekleri bir çoğumuz en bilinçli şekilde bilsek bile yine de iş icraate gelince nedense sesimizi soluğumuzu çıkartamıyoruz ne yazık ki.. Ağzımız açık soluksuz izliyoruz o saçma salak dizileri (kendimi de katıyorum işin içine ki sonra: “sanki sen çok mükemmelsin, ahlak dersi veriyorsun blog’unda” demesin yine birileri çıkıp da..) Bir de bugün girdiğim haber sitelerinden birinde gayri ihtiyari olarak bi top modelin “çıplakken kendimi çok iyi hissediyorum” başlıklı röportajını gördüm. Bu tür haberleri yayınlıyorlar ki; millet çıplaklığın zirvesinde dolaşsa dahi utanmasın, ar damarı çatlamış ve namussuz görünmeyi normal görsünler.. Bir orospuyla yan yana geldiğinde hangisinin orospu olduğu belli olmayacak şekilde giyinmek bence namussuzluktur EVET! Ha bu yobazlık mıdır? O da senin çarpık görüşündür.

Allah sonumuzu hayır etsin inşallah gidişat kötü kolla g.tü denir bu durumda galiba.

Aslında sorun bizde, hep başkalarında arıza bulmak kolay, neden kendimize dönüp asıl yapmamız ve hiç yapmamız gereken şeylere odaklanmıyoruz?? Mesela bakmasak onlara, izlemesek ağzımızın suyu aka aka seyretmesek ha? Zor di mi bu lak lak konuşmak kolay.. Zor olan bunu başarmak bence..  Neyse işte o bahsettiğim haber, aşağıda..

Kanal D, ahlaksızlıkta sınır tanımıyor…

Ahlaksızlığı kendisine ölçü edinen Kanal D adlı televizyon, aile yapısını dejenere eden yayınlarını devam ettiriyor. “Küçük Kadınlar” dizisinde anne ve babası ölen 5 kız kardeşin güya hayatı anlatılırken; ahlaksızlığın öne çıkarılması ise dikkat çekiyor.

Kenan KIRAN’ın haberi…

Aydın Doğan’ın sahibi olduğu Kanal D televizyonu Türk aile yapısını baltalamaya devam ediyor. Önceki gece yayımlanan “Küçük Kadınlar” adlı dizide, eniştenin 75 milyara lisede okuyan yeğeni ile gayrimeşru ilişkiye girmesini gösteren televizyon, büyük bir ahlaksızlığa daha imza attı. ‘İsrail maçının iptali eylemine çağrı metni’ yayınlayan Denge Radyo’ya yayın durdurma cezası veren Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Aşk-ı Memnu ve Küçük Kadınlar adlı dizilerle ahlaksızlığını meşrulaştırarak aylardır ekranlara getiren Kanal D’ye hiçbir işlem yapmıyor.

Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan’ın sahibi olduğu Kanal D televizyonu, büyük bir ahlaksızlığa daha imza attı. Kanal D televizyonu, önceki gece yayımlanan “Küçük Kadınlar” adlı dizide, eniştenin para karşılığı lisede okuyan yeğeni ile gayrimeşru ilişkiye girmesi gösterildi.

ENİŞTENİN, 75 MİLYAR LİRAYA YEĞENİ İLE GAYRİMEŞRU İLİŞKİSİ

“Küçük Kadınlar” adlı dizide, anne ve babası ölen 5 kız kardeşin hayatı anlatılıyor. Önceki gece yayınlanan bölümde, zor günler yaşayan kız kardeşlerden biri ahlaksız bir yola başvuruyor. Küçük kardeş, ablasının yaralanması üzerine hastane masraflarını karşılamak için eniştesinden 75 milyar para istiyor. Enişte, yeğeninin bu teklifini kabul ediyor; ancak 75 milyar karşılığı yeğeni ile birlikte olmak istiyor. Yeğen, eniştenin teklifini kabul ediyor. Kanal D televizyonu, işte bu içerikteki filmi, çekinmeden yayınladı. Dizinin önceki bölümlerinde de, eniştenin yeğenine tecavüz etmesi gösterilmişti.

ZİNA ÖVGÜSÜ DE YAPILMIŞTI

20 Ocak gecesi yayınlanan “Küçük Kadınlar” adlı dizide de, 17 yaşında lise öğrencisi olan Armağan (Hande Soral) birlikte okuduğu Ebru’nun hamile olması üzerine tartışıyor. Ebru, hamile olmasını savunuyor ve “Çok aşık olmuştum. Nesi varmış yaşımın? Sen de geri kafalılık etme iyice” şeklinde konuşuyor. Dizide, zinayı, hem de lisede okuyan bir öğrencinin övmesine yer verilmesi dikkat çekici bulunuyor. Dizide, lise öğrencisinin gayrimeşru bir şekilde hamile kalması, çağdaşlık olarak sunuldu.

DİZİNİN YAPIMCISI D PRODUCTIONS

“Küçük Kadınlar” dizisinin yapımcılığını D Productions üstlenmiş. Dünya klasikleri arasında yer alan “Küçük Kadınlar” adlı kitaptan esinlenilerek ekrana taşınan dizide, annesi ve babası ölen 5 kız kardeşin hayata yeniden tutunmak için verdikleri (sözde) mücadeleler anlatılıyor. Dizinin senaryosunu Deniz Akçay, yapımcılığını Ayşe Durmaz, yönetmenliğini ise Hakan Arslan yapıyor.

YEĞEN, AMCASININ EŞİYLE GAYRİMEŞRU İLİŞKİYE GİRİYOR

Kanal D televizyonunda yayınlanan Aşk-ı Memnu adlı dizide de amcasının eşiyle gayrimeşru ilişki yaşayan gencin ahlaksızlığı, meşrulaştırılarak aylardır ekranlara getirildi. Kanal D’de haftalık olarak yayınlanan ‘Aşk-ı Memnu’ dizisinin geçen hafta yayınlanan sezon finali bölümünde, amcasının eşiyle gizli ilişki yaşayan dizi karakterini canlandıran Kıvanç Tatlıtuğ, dizide yengesini canlandıran Beren Saat’le gayrimeşru ilişkide bulunmuştu.

KANAL D, AHLÂKSIZ TEKLİFE DE YER VERMİŞTİ

Kanal D televizyonunda, başrollerini Halit Ergenç, Bergüzar Korel, Tardu Flordun ve Ceyda Düvenci’nin oynadığı ‘Binbir Gece’ dizisinin ilk bölümünde de büyük bir ahlaksızlığa yer verilmişti. Dizinin ilk bölümde, genç ve dul bir kadın olan Şehrazat (Bergüzar Korel), lösemi hastası çocuğunun tedavisi için ihtiyaç duyduğu 150 bin doları patronu Onur’dan (Halit Ergenç) borç olarak istiyor, ancak Onur, bu parayı kendisiyle bir gece geçirmesi karşılığında verebileceğini belirtiyordu. Teklifi kabul eden Şehrazat, dizinin ikinci bölümünde patronuyla bir gece geçiriyordu.

RTÜK HİÇBİR İŞLEM YAPMADI

‘İsrail maçının iptali eylemine çağrı metni’ yayınlayan Denge Radyo’ya yayın durdurma cezası veren Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Aşk-ı Memnu ve Küçük Kadınlar adlı dizilerde ahlaksızlığını meşrulaştırarak aylardır ekranlara getiren Kanal D’ye hiçbir işlem yapmıyor.

2 Yorum Yapılmış »

Aşk-ı Memnu’nun Sömürgeci Aşıkları Bihter ve Behlül

Kategori Çilekli Süt 
October 7th, 2009

Aşk-ı Memnu dizisi başlarda (aslında her dizide olduğu gibi bu diziyi de 3-4 bölüm sonra takip etmeye başlamıştım) ilgiyle takip ettiğim sonra hiç bir diziye bağlı ve sadakatli davranamadığımdan mıdır nedir sıkılıp ve hatta dönen entrikaların adiliğinden “tiksinip” izlemeyi bıraktığım bir kanal D dizisi. Ha bu kanal adını veriyorum ama, zaten okuyanların büyük bi çoğunluğu bu dizinin hangi kanalda oynadığını bilir, malum kadın kısmına da erkek kısmına da hitap eden sahneler mevcut Blogcu arkadaşlarda sağolsun bangır bangır bağrındılar bir çok kez, bu dizinin Türk halkının ahlakını ve ilişkilerini bozmaya yönelik, karanlık kafaların özel çalışmalarıyla oturup yazılmış bir dizi olduğunu. Ahanda misal Pervane diyo  t.u.b.a diyo ben mi diyorum cıx cıx.. Onlara tüm kalbimle katılmakla beraber ben işin magazin boyutuna değinicem sanırım

Annem.. Yaprak dökümü hastasıdır kendisi. Ben de gece atıştırmalarımdan birini yaparken: “yemekle PC başına gitmeyeyim yine klavyeye dökülür” diyerekten 5 dk.lığına eski yavuklum yaprak dökümünün başına oturdum ama reklam çıktı Ben şappur puppur mantı götürürken (bu arada saat gecenin 10.30′u..bakar mısınız ne kadar sağlıklı (!) besleniyorum ıhıhıh) zınk diye yaprak dökümünün hard core versiyonu “aşk-ı memnu” zıpladı ekrana. E ekran bu, kafasına göre estiriyor ne isterse bi anda onu çıkartıveriyor o yüzden aklı başında uzmanlar demiyor boşuna “ekran size hükmetmesin, siz ekrana hükmedin fazla TV izlemeyin” diye..

Aşk-ı Memnu dizisinin yeni bölümünün fragmanında Bihter ve Behlül yine gizliden gizliye iş bitiriyor, alkolik Bihter içip içip yine Behlül’e taciz telefonları açıyor, bu arada Nihal dedektifliğe soyunmuş ve Bihter’in karizmatik olmasına karizmatik ama hala bi naneyi anlayamayan salak kocası “ortada büyük bi yalan dönüyor sanırım” diyerek filan büyük bir zekayla (!) çıkıyor sahneye. Bilindik replikler, bilindik kovalamaca filan pığss.. Sıktı, baydı dicem aşk-ı memnu severler atlicak üstüme şimdi :P Yok ben öyle demim o zaman da şöyle diyeyim, şimdi bu Behlül ve Bihter’i gerçek hayatta varsaysak..

Bi kere O Bihter’in güzel kaşını, gözünü, saçını, başını itinayla bir güzel oymak ve de yolmak farz abicim. Ya O’nu yoldan çıkartıp sonra Bihter peşinden koşuyormuş havalarına giren Behlül beye ne demeli? Onun da önce o sarı kıvırcık saçlarını cımbızla tek tek pıt pıt alıcaksın koca kafasından, sonra leylek bacaklarını kalça kısmından koparacaksın, hatta koparmışken tüm bel altını toptan koparacaksın, ki, zaten işlerin bu kadar iğrençleşmesi bu kadar entrikalar dönmesine neden sadece Behlül’ün bel altıdır, başka da bi b.k değil.. Aşkmış ahahaha güleyim bari.. Yani.. Gerçeğe indirgemek bu işte sevgili okuyucu, onların arasında aşk maşk yok, onların tek derdi sadece “bel altı doyurgaçlığı”.. O sömürdükleri adamcağızın (valla adını unuttum şimdi Bihter’in karizmatik ama salak kocası diyeyim yine) parası olmasa altlarındaki fiyakalı arabalar, gittikleri spor salonları, yedikleri içtikleri zıkkımlar olmasa he? Kim ödeyecek bunları? Tut kolundan sokağa at bunları ne aşk kalır ne karizmaları anasını satayım.. Koca ve amca parasıyla dünyaya kafa tutan gerzek ikili.. Aşkmış ahaha bak yine gülüyorum. O kadar param olsun eşeğe bile aşık olurum, dermişim. Rahat bu batar mı batar.. Gerçek aşk bu kadar basit mi ya? O yüzden kitabın değiştiremem ama dizinin adını değiştiriyorum, dizinin benim gözümdeki adı: ”Şehv-i Memnu

Hadi ordan şehvani iblisler sizi! Aşkmış, PEHHH!!!

İlk Yorumu Sen Yap »

Karneler Elimizde Uzun İp Belimizde :P

Kategori Çilekli Süt 
June 12th, 2009

karne-gunlerimGecenin köründe (hatta sabah) uyudum ama yine 11.30 da gözlerim faltaşı gibi açıktı. Maşallah bana yau bünyem mi ne kuvvetlendi bugünlerde anlamadım. Belkide aşkımın benimle paylaştığı multivitaminlerin marifeti bu :) Baya işe yaradılar ki 5-6 saat uyku bile yetiyor. Gerçi öğleden sonra bi ara şekerleme yaparım yine :P Güzellik uykusu babında :P Ya babında lafından da tiksindim hee şu yaprak dökümündeki Mithat bey yüzünden O kadar iğrenç bi babında deyişi var ki ürkütücü hatta. Ferhunde kancayı taktı Mithat’a ama, yine intikam peşinde. Mithat beyin evlilik teklifini kabul ederken pek bi içtendi, pek bi anlamlı konuştu ama biz timsah gözyaşlarını yemeyiz :P Zavallı adamı da yakacak, acınası bi durum. Hele Ferhunde’nin geçmişini bilmeden yani onun ne mal olduğunu bilmeden evlenmesi ise daha acı olacak. Yalanlar ve entrikalar üzerine kurulu bir hayat işte :P (Dizi krtiği gibi olsun bu yazıda ne var be!) Ben karne diyecektim yau.

Sabah kalktım elimi yüzümü yıkadım akçocuk oldum :P Sonra mutfağa gidip çay alayım dedim. Pencerenin kenarından akın akın liseli öğrenciler gözüme çarptı. Baktım hepsinin ellerinde küçük ama mide bulandırıcı beyaz kağıtçıklar :PP Aboww dedim karne günüymüş bugün.

Aklıma tabi hemen karne günlerim geldi. Ben severdim karne günlerini  -korkularımın üstüne üstüne giderdim çünkü Mesela hiç notumu değiştirmeye kalkmadım, hocalarla pazarlık da etmedim “notumu yükseltin” bilmemne diye. Hem bol arkadaşlı hemde yalnız bir çocuktum. Yalnızdım çünkü yalnızlığa aşıktım. Sürekli concon kalabalıklar içinde olmak beni yoruyordu. Aslında halen de öyle. Nerde çokluk orda bokluk lafına yürekten inananların başında geliyorum. Karne günleri diyordum. Karne günleri okula formasız vs. gitmek bir tutkuydu bizim sınıfça :P Bilmem sizde öyle miydiniz. Ama hocalar bok var gibi ulan giysenize formalarınızı bilmemne. Ayıp ya zaten okulun son günü, ders de yok. Hocaların bazen takındıkları bu saçma sapan kuralcı tavırlar bizi mest ederdi :P Okulun son günleri boş geçirilen dersler, sınıfta yapılan partiler, okuldan kaçamadığımız günlerin acısını çıkartırcasına okuldan kaçıp gitmeler filan.. Güzeldi be :) Her ne kadar şimdi düşününce acı veren yıllarda olsalar çocukluk dönemimi seviyorum. Belki de acıyı seviyorum kimbilir.

Sözün özü;

KARNESİNİ ALMIŞ TÜM ÖĞRENCİLERE VE TATİLE GİREN TÜM ÖĞRETMENLERE “GEÇMİŞ OLSUN”niohoho

1 Yorum »

Gladio (Gladyo) Nedir Kimdir? Kurtlar Vadisi Gladio Filminin Fragmanını İzleyin

Kategori Çilekli Süt 
June 7th, 2009

gladio-nedir-gladyo-kimdir-kurtlar-vadisi-gladyo-filmi-fragmani-izle-pana-film-yapimi-filmler-kurtlar-vadisi-iskender-polat-alemdar-memati-aldulheyAçık konuşmak gerekirse KV (Kurtlar Vadisi) dizisinden önce duymadığım bir kavramdı Gladio (Gladyo) kavramı. Sürekli dizi izleme alışkanlığım yok o yüzden her bölümünü izleyemesem de Kurtlar vadisini arada soluksuz izliyorum. O dizi sayesinde oldukça yararlı şeyler öğrendiğimi düşünüyorum çünkü. Kısacası Gladio’ydu, kıldı tüydü, siyasetti, terördü bi araştırmacı gazeteci, hukukçu ya da siyasetçi vs. lerden biri olmadığım için; kahvede iki gazete okuyup memleket kurtaran zihniyete sahip, bi naneden haberi olmayan ama yine de çok bilmiş çok bilmiş atıp tutan yurdum insanı gibi daha detaylı yorumlarımı ekle(ye)miyorum

Netten edindiğim bilgiye göre gladyo:

Wikipedia’dan alınan bilgilere göre gladio II. Dünya Savaşı sonrasında Batı Avrupa’da gelecekte olması beklenen bir Varşova Paktı işgaline cephe gerisinde bir direniş başlatmak amacıyla İtalya’da NATO tarafından gizli olarak örgütlenen Kontr-gerilla (stay-behind) operasyonunun kod adı. Gladyo, özel olarak NATO cephe gerisi direniş organizasyonun İtalyan kolunu belirtse de bazen “Gladyo operasyonu” NATO’nun bütün cephe gerisi (stay-behind) operasyonlarının gayri resmi adı olarak kullanılır ve bazen “Süper NATO” adıyla da anılır.

Gayri nizami kuvvetlere karşı koyma operasyonları cephe elkitapçığı gerilla kuvvetlerin önerilen komuta yapısı. Sözkonusu ülke Türkiyedir.

Latince’de kılıç anlamına gelen Gladio sözcüğünü isim olarak kullanan örgüt, Amerikan ve İngiliz kontrgerilla örgütlenmesi olan Stay Behind tarafından 1952 yılında kuruldu. CIA tarafından yönetilen ve finanse edilen örgüt, 1956 yılında ABD ile işbirliği içinde, casusluk ve gerilla savaşı yapmak üzere örgütlendi. Sardunya’da örgütün ilk eğitim kampı kuruldu ve Kuzey İtalya’da 139 yerde silah ve mühimmat depoları oluşturuldu. Resmi adı Müttefik Koordinasyon Komitesi idi.

1956 sonrasında ikisi kadın 622 kişi ABD ve İngiliz gizli servisleri tarafından eğitildi. 1990 yılında Gladio’yu ortaya çıkaran soruşturmalar esnasında bu 622 kişinin grup liderleri oldukları, her bir grup liderinin belli sayıda kişiyi idare ettiği, böylece toplam sayının 15.000′e yaklaştığı ortaya çıktı.

İtalya’da 1969-80 arasında 4.298 terör olayı meydana gelmiştir. Yapılan soruşturmalar sonucu, bunların önemli bir bölümünden Gladio sorumlu gösterilmiştir. Bazı eylemleri bizzat yapmakla, bazısında patlayıcı ve silah sağlamakla, bazısında da tahrik ve yönlendirme yapmakla suçlanmıştır.

Avrupa Parlamentosu bile sorunla ilgili karar tasarısında şu sözlere yer vermek durumunda kalmıştır: “Avrupa Topluluğu’na üye pek çok ülkede gizli, paralel istihbarat ve silahlı operasyon örgütlerinin 40 yıldır var olduğu Avrupa hükümetleri tarafından ortaya çıkarılmıştır. Kırk yıldır bu örgütlerin demokratik kontrolden kurtulduğu ve NATO ile işbirliği halinde ABD gizli servislerince yönetildiği anlaşılmıştır.”

Örgütün İtalya’daki adı Gladio (Kılıç) idi. Yunanistan’da B-8 ya da SheepSkin (Koyun Postu), Belçika’da SDRA-8, Hollanda’da NATO Command, Batı Almanya’da Gehlen Harekatı, Stay Behind ya da Sword, Avusturya’da Schwert, Fransa’da Rüzgar Gülü, İspanya’da Anti-Terör Kurtarma Grubu (GAL), İngiltere’de ise Secret British Network olarak bilindiği bu ülkelerin yetkililerince açıklandı.

Gladyo ile en güçlü savaşı veren ülke İtalya oldu. İtalya, dünya tarihine gladyoyu ilk çözen ve çökerten ülke olarak geçti.

buymuş.

Kurtlar Vadisi Gladio Filminin Fragmanını İzleyin

Kurtlar Vadisi: Gladio

Kurtlar Vadisi Gladio filminin web sitesi

1 Yorum »

Karambole Geldim D&P Parfüm Aldım :pP

Kategori Çilekli Süt 
April 6th, 2009

C.tesi günü hava mis gibiyken kuaföre ordan da Kadıköy’e geçtik ablam ve kuzenimle beraber. Haydarpaşa’dan da arkadaşımı aldık. 4′lü bir kız takımı oluşturduk altın kızlar gibi mübarek hahayyt Bu arada altın kızların dizisi çıkıyor Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Fatma Girik ve Nevra Serezli oynayacakmış. Merakla bekliyorum.. Bakalım orjinalinin tadını alabilecek miyiz..

lolita-lempickaC.tesi günü saçlarımı istediğim gibi kestiremediğim gibi hafif oryantal ve baharatlı bir koku alma girişimim başarısızlıkla sonuçlandı. Hadi dedim ne zamandır bir çok yerde görüyorum şu çakmacı parfümerileri gireyim de bir tane de ben alayım :p Bu kadar zevksiz olduğumu bilmiyordum valla hayretler içerisindeyim ben nasıl oldu da o iğrenç şurup kokulu parfümü alabildim o gün :p P Hadi ben neyse adeta oraya şartlanmış gibi girdim yani bende lanet bir huy var bir şeyi alacağım dedim mi almadan çıkmıyorum o mağazadan. Beni anladık.. Ya yanımdaki 3′lüye ne demeli sgr Onlarda “yok be Sevil iğrenç bu sidik gibi kokuyo bırak alma vereceğin paraya yazık” filan niye demedi yani? Pffff… Paradaysıma kalırsa parfümü alırken basiretimiz bağlanmış o öyle diyor haha muahaha Valla öyle galiba hakkaten.. Bense Venüs gerilerken aldığım için memnun kalmadığımı düşündüm :D Kuaför + alışveriş (güzellik, ticaret) Bir kaç hafta daha sonra yaptırsaydım saçımı, parfümümü de o zaman alsaydım ne vardı sanki.. Güya astrolojik gündemi takip ediyoruz olacak olan oluyor işte bir bir.. Unuttum işte :D Neysem… Aldığım çakma parfümün adı Fragrance Wilbildon-Lolita Lempicka. Neyse şimdi D&P’deki kızları aradım da değiştirmeye gidicem sağolsunlar anlayışla karşıladılar pişmanlığımı :D Eminim alışmışlardır bu durumlara. Web tasarım kursum da yakında başlıyor bana şans dileyin :) Bugün kursa uğricam hocalarla görüşmeye. Umarım bir kaç lokma bişeyler de ordan kaparım. Olay bundan ibaret. Bir uğrayayım da ifade vereyim dedim. See you baby.. lovelove

Not: Aldığım parfümün adını buraya yanlış yazmışım arkadaşlar onun adı başka bişeymiş tam hatırlamıyorum ama Lolita Lempicka olmadığını iyi hatırlıyorum. Sonradan değiştirip aldığım parfüm gayet enfesti.

1 Yorum »

« Önceki Çilekliler