BİR KAFADAN HER SES
Çilekli Süt'ün, Sıradan Çinko Karbon Blog'lara Göre On Kata Kadar Uzun Ömürlü Çok Sesli Mekânı.


Arama Bul

‘evlilik’ Etiketli Tüm Yazılar Listeleniyor

Görücü Gelmesi De Ne Ya?!

Kategori Çilekli Süt 
August 22nd, 2010

Bu insanlar çıldırmış. “Görücü gelecek” dediler. Giyindik süslendik püslendik. Çıka çıka karşımıza iki kadın çıkmaz mı? İslami usullerde kadın kadına evlilik yok filan çığırtacak oldum annem kaş göz etti yanına gittim “anne bu ne rezalet” diyecek oldum “bunlar görücü sadece” dedi. Geçen gelenler gibi erkek çucukları yani “damat aday adayı” yoktu yanlarında. Hani: “bi görelim beğenirsek alıcıyız”cılar yani. Ohannes oldum. İlk kez böyle bi durumla karşı karşıya kaldım, bunu kendime yapılmış büyük bi hakaret saydım. Benim görülecek bi durumum yok ki hayatım, direkt alınacak biriyim. “Görücüye çıkmak” deniyormuş bu absürt duruma. Bana pazara satılığa çıkarılan dana gibi hissettiren bu durum pek hoşuma gitmedi. Yok böyle bir saçmalık. Sonuç olarak gösterdik, gönderdik.

5 Yorum Yapılmış »

Evlilik

Kategori Çilekli Süt 
July 10th, 2010

Sormuşlar:
evlilik nedir diye.
Eskiden demiş, kız tarafının ve erkek tarafının ailesi biraraya gelir,
yeni çiftin kuracağı yuva için beraber hazırlık yapar, yeni ev kurardı.
Tabi o zamanlar evler genelde bahçe içinde müstakil evlerdi.
O yüzden buna evlenmek denirdi.
Şimdi ise yeni evliler apartman dairelerinde yani katlarda oturuyorlar,
bu yüzden artık evlilik katlanmaktır demiş.

———————–

:P

Hikaye böyle..

İşin mecazi anlamını bir kenara bırakırsak evliliği gerçek manada “katlanmak” olarak düşünmek bazılarınca gerçekçi ve mantıklıymış gibi görünebilir, ama bana kalırsa katlanılmayacak dayanılmazlıkta olanların düşüncesinden başka kimsenin evlilik hakkındaki düşüncesi bu değildir. Kişiler kendilerini düşünceleriyle ele verir. Tıpkı dünyada hiç dürüst ya da namuslu insan kalmadığını, babasına bile güvenmeyeceğini söyleyen insanların kendi sahtekar, güvenilmez ve namussuz karakterlerini ele verdikleri gibi.

İlk Yorumu Sen Yap »

Evliyim Ama Müsaitim.. Al Sana Al Sana

Kategori Çilekli Süt 
March 10th, 2009

“Evliyim ama müsaitim” tarzı rezil rüsva sitelere takılanlar. Aldatanlar. Bu haber sizin gibilere ibret olsun.. Abi utanmasam Allah belanızı versin dicem de, neyse Allah’tan bulsun şerefsizler…

‘Artık görüşmeyelim’ sözleri üzerine çılgına dönen üniversite öğrencisi, sevgilisini 100 parçaya böldü.

Evli sevgilisinin artık görüşmeyelim teklifi 19 yaşındaki genç kızı çılgına çevirdi. İntikam için korkunç bir cinayet planı hazırladı. Arkadaşıyla planı uyguladı. Akıl almaz cinayeti videoya kaydetti.

Çin gazetesi Southern Metropolis’in haberine göre, 39 yaşındaki evli erkek sevgilisinden intikam almak isteyen üniversite öğrencisi kız korkunç bir plan hazırladı. Arkadaşını cinayeti işlemeye ikna eden genç kız, cinayet anını da videoya çekti. İki genç, öldürülen adamın kimliği belli olmasın diye cesedi 100 parçaya böldü.

çilekli süt deep not:

Elbette kıza iyi yapmış demiyorum -yoksa diyor muyum – ama böyle suça böyle ceza da pek ağır olmamış hani.. Bu tip insanlara hiç acımıyorum desem yeridir…. Kanım donuyor böyle rezil ve aşağılık durumlar karşısında… Kıza yazık olmuş ama sanki -gerçi o da suçlu- şimdi senelerce yatacak hapislerde… Hatta belki de idam edilecek Ama adamın evli olduğunu bile bile onunla birlikte olmasını da düşünürsek… Hımmm…. İkisi de layığını bulmuş demek daha adil bu durumda galiba…………

1 Yorum »

Esra Erol’la Desti İzdivaç-İş Yok Değil, Kriz Bahane, İş Beğenmiyorlar!

Kategori Çilekli Süt 
February 26th, 2009

esra-erolla-desti-izdivac-cilekli-sut-bir-kafadan-her-sesDün çıkıp aşkımın işyerine gittim. Otobüsten bir kaç durak geride indimki biraz yürüyeyim. Uzun zamandır yürüyüş yapmamanın vermiş olduğu hamlıktan dolayı bu sabah kaskatı uyandığımı farkettim P Dünkü yürüyüşten kaynaklandığını anladım çünkü hakikaten kendimi eve kapattığımda neredeyse hiç dışarı çıkmıyorum. Aslında arada bir yürüyüşe çıkmak lazım eskiden yapardım ama şimdi yaşlılık işte :Pp Daha doğrusu iyice yabani oldum son yıllarda P Arkadaşlarım bile diyor kızım unuttun bizi gelmiyorsun gitmiyorsun buluşmuyorsun.. Şikayetler sürüyle.. Bu tutulmalardan sonra anladım ki arada çıkmam iyi olacak. Sosyalliğin orta hallisi ruhsal ve fiziksel sağlık için çok gerekli ve faydalı ben bunu iyice anladım.

Biraz uzanayım, uyuyayım da kaslarım ve tutulmuş yaşlı eklemlerim rahatlasın dedim. TV’yi açık buldum. Bi zararı olmaz diye kapatmadan uzandım. Hay açık bırakmaz olaydım P Star’da Esra Erol’un sunduğu İzdivaç programını izler halde buldum kendimi bir kaç dk. sonra Tabi ne uyku kaldı ne uzanma hevesi ne istirahat havası.. Normalde dikkatimi bu kadar cezbetmezdi ama ordaki bir kadının konuşmasına kulak kabartınca konuşulacakların gerisini merak ettim P Meraklı melahatim işte n’apim

Akif ismindeki 60′lık beye, 40′lı yaşlarda Yıldız ismindeki bayan talip olmuş gelmiş, orda konuşuyordu. Kadın eşinden ayrılmış. Nedeni de kendinin çalışması ama eşinin çalışmamasıymış. Yıllarca kadın çalışmış eşi evde oturmuş. Emekli oldum tamam benim işim bitti demiş çekilmiş köşesine. Bi nevi nirvana olayı Ama kadın baya dişli bişeymiş ki ayrılmış kocasından. “Emekli olup da öyle köşeye çekilmek var mı?” demiş. “Kadın halimle ben çalışıyorsam sen de çalışacaksın oğullarımızın eğitimi için”.. Kadına hak verdim. Helal be yürrüüü diye tempo bile tuttum Haha..

Talip olunan Akif bey arıyormuş ancak bulamıyormuş. Böyle savundu kendini. Baya da tonton bi amcaydı. 3 hanım harcamış Zor biri olmalı. Zaten inat olduğu her halinden belli. Ama Yıldız hn. ondan da zor gibi geldi bana Baya hırslı çünkü. “Erkek oturmaz bir köşede bir limon bile olsa satar evine bir ekmek getirir ama yine çalışır” diyor. Ve kriz meselesinin keyfine düşkün kişiler tarafından bahane edildiğini öne sürüyor. Yani kişiler aradıktan sonra bir sürü varmış. Öyle diyor. İş beğenmiyormuş insanlar. Aslında bir miktar haklı sanırım.

Sonra Esra Erol alıyor mikrofon sırasını ve diyor ki; “Geçenlerde TV’de 30-35 yaşlarında gencecik bir adam devlet tarafından yapılan yardım için(avucunun yarısını göstererk)  ”bu kadarcık mı” diyor. E be adam genceciksin git çalış! İş mi yok, bence de beğenmiyor insanlar, kriz bahane”..

O’nun bu fikrine kısmen katılmakla beraber kriz konusunda artık ne düşüneceğimi şaşırdım. İşten çıkarılmamak için maaşı yarıya indirilen insanlar, topluca işten çıkarılanlar vs. Tüm bunlar varken demek ki bir yanda da beğenmeyen, “illaki benim kriterlerim olacak” diyen bir kesim var. Sanırım insanlar az maaşla çalışmak istemedikleri için de işsiz kalıyor. İki ucu “bıyıklı” değnek gibi bir şey ama bu da yawf :S

1 Yorum »

Arkadaşlık Siteleri -Aşk, Meşk ve Bilumum Çerezler-

Kategori Çilekli Süt 
December 3rd, 2008

Prenses’in şu yazısını okuyunca aklıma daha önce karıştırdığım bazı haltlar geldi :) Aslında benim orda karıştırdıklarım halt cinsinden değildi ama arkadaşlık sitelerini öcü olarak gören (ya da girip müdavimi olsa da öcüymüş gibi gördüğünü söyleyen diyelim) kişilere göre oralara girmek %99 bir halt yemek oluyor :) 04:30 edit: -bir rivayete göre de eskinin insanları interneti pek bilmediğinden bu tür sitelere girenlere top yekün bir önyargıyla ”kaka” gözüyle bakıyor -

Ben bi aralar istanbul.net, Hi5 ve siberalem.com civarlarında takılıyordum uhuhuh :) ) Bir sürü arkadaşım olmuştu hatta bazıları ile reelde görüşmüşlüğüm bile vardır. Ne aradığınıza bağlı olarak değişiyor karşınıza çıkan kişiler. Çünkü benim tanıştığım kişiler işi gücü olan, gayet de eli yüzü düzgün insanlar”dı”. Hatta aileleri ile bile tanışmıştım.

Mesela bana direkt telefon ya da MSN veren “mavi boncuk kimdeyse”cileri direkt engellerdim. Sonra, evli ya da sevgilisi olanları. Sonra sonra, sapık şeyler söylemeye meyillileri ve ahlaksız tekliflerde bulunanları.. Veeeee tabiki benden vazgeçemeyen lezleri

Yalnız ordakilerin bir çoğu sapkındır benden söylemesi. Artık guru oldum bu konuda Pp Bir kaç hafta orda kalmakla kişilerin ana profillerini ezberledim diyebilirim. Şuan ise cidden artık ilgimi çekmiyor bu siteler. Zaten şurda değinmiştim bu konuya. Bir Facebook’um var ve onunla mutluyum :)

Birde şuna uyuz oluyorum. Bu sitelerden çıkmayıp da ya da en azından bir kaç kez girip de sevgili aramış kişilerin bunu inkâr etmesi ve ahlâk ahkâmları kesmesi :)) Çok komik bir durum. Bence insan yaptığı işin arkasında durmuyorsa gerçekten yanlış bir iş yapmış demektir. Demek ki niyeti gerçekten bozukmuş ki utanıyor bu yaptığından.. Arkasında duran kişinin ise niyeti gerçekten iyidir. Bir diğer ihtimalde ar damarı çatladığından rahatça ifade edebiliyordur :pPp

Arkadaşlık, sevgili hatta yatak partneri, hatta hatta ihânet siteleri var bu internet aleminde. Eli yüzü düzgün arkadaşlık sitelerinde bile %95 sapkın fikirleri ve niyetleri olan, cinsellik ve sekse odaklı kişilere rastlamak mümkün. Buna dikkat ettiğiniz sürece eğer gerçekten sosyalliğe zamanı olmadığını ya da çok sosyal olamadığını düşünen biriyseniz bu siteler iyi niyetinize cevap verebilir diye düşünüyorum. O sitelerden birinde konuştuğum maliyeci, sekreter ve bankacı bir kaç bayan arkadaş olmuştu. Adeta röportaj yapmıştım o kızlarla MSN’imde Ve niyetleri gerçekten temizdi. İşi gücü olup sosyalleşmeye fırsat bulamayan insanlar da yok değil bu sitelerde.

Ve konuştuğum ahlâksız kızlar da oldu Bu kızlar iyi bir halt yiyormuş gibi erkekleri nasıl dolandırdıklarını ya da dolandıramadıklarının da gönülleriyle nasıl oynadıklarını anlattılar bana Hatta bi tanesi bana da önerdi Zevk (bu nasıl bir zevktir anlamış değilim)  için birinin kalbi ve duygularıyla oynamak ha.. Vahh vahh halimize, vahh..

Ama her zaman dediğim gibi.. Bir insan doğru olmadıkça doğru kişiyi bulamaz. Ne arıyorsanız O’nu bulursunuz. İyiler iyileri, temizler temizleri, kötüler kötüleri, kirliler kirlileri ”hak” eder *

* İstisnalar kaideyi bozmaz..

1 Yorum »

Neden Lezbiyen Oldum?

Kategori Çilekli Süt 
November 18th, 2008

Yakın geçmişte tanımadığım bir bayan arkadaşı Facebook’ta listeme ekledim. Pek yaptığım bir şey değildir bu yani sadece tanımadığım erkekleri değil tanımadığım bayanları da eklemem normalde. Baktım eli yüzü düzgün temiz birine benziyor herhalde soracağı bir şey vardır ya da sohbet etmek istemiştir de eklemiştir diyerek her zamanki safoş niyetliliğimle arkadaş listeme ekledim. Bir gün online olduğunu gördüm, bana mesaj attı ve başladık sohbet etmeye..

Havadan sudan laflarken lez(biyen) olduğunu öğrendim. Facebook’ta bazı kişilerin ne türlü naneler çevirdiğini bilen paranoyak ve her işin önce olumsuz açıdan ele alınması gerektiğini düşünen bir hatun olarak önce beni yokladığını düşündüm (başörtülüleri tuzağa düşürüp adlarını çıkarmak için bu tür adilikler yapanlar varda) Ama sonra baya baya dert yanınca hee dedim bu ciddi ciddi lez sanırım. Ama ben biseksüel olabileceğinden şüphelendim. Öyle de çıktı zaten Pp Çünkü erkeklere de meyli var ancak haram olduğu için zina yapmıyormuş erkeklerle. Bu bakımdan inançlı çıktı arkadaş :) Gel gelelim bu nasıl bir inanç henüz bende anlayabilmiş değilim açıkçası :) Erkeklerle kırıştırmak günahmış ama kadınlarla kırıştırmak daha hafif günahmış Yaşar Nuri ya da Zekeriya hoca böyle bir fetva vermiş olabilir (mi acaba?) ama “diğerlerinin” böyle bir fetva vereceğini sanmıyorum.

Facebook ya da daha önce kayıtlı olduğum bazı sosyal network sitelerinde fotoğraflarımı erkeksi / sert ( ? ! ne alaka) bulduklarından mıdır yoksa bebek yüzlü (eh bu olabilir belki) göründüğümden midir henüz çözemedim bu ikilemi ama, lezbiyenler tarafından baya revaçtayımdır  Hangi sosyal network sitesine kaydolsam mutlaka bir kaç dişi düşer sepetime huahaha  tipim mi kayıktır nedir anlamadım. Tipten kaybediyoruz. Fransa’dan bile talibim çıkmıştı

Erkeklerle muhatap olmadığımı anlıyorlar da ondan mı bana sarıyorlar ki? Bak bu da olabilir hee.  Yoksa Facebook’ta tanımadığı halde beni ekleyen ama benim arkadaş listeme almadığım dolayısıyla reddedilen erkeklerin oynadığı bir oyun mu? Bu da olabilir. Ya da o erkeklerin tanıdıkları mı lezler? Hani “ne kadar yakışıklıyım ama bana bakmadı bile, bu lezdir kesin sana düşer belki” gibi? I ıh çözemedim. Aklım karıştı Pp Bütün arkadaşlık sitesi profillerimi sildim zaten. Sanal seks dilenen abazalar, karısını aldatmak için sıraya girenler ve tabiki benden vazgeçemeyen lezler yüzünden. İnternetteki insanların işi gücü poligamik ilişkiler, tek gecelik seks, aldatma ve yalan olmuş bunu bu tür sitelerde daha iyi görebiliyor aklı olan mantıklı bir vatandaş. Tabi o bok çukuruna düşmezse görebiliyor çünkü o çukurun içine düştükten sonra görse de pek bir yararı kalmıyor doğal olarak..

Bir Facebook’um var şuan onunla mutluyum tanımadığım kimseyi eklemiyorum -hele hele erkekleri- dışardan mesaj atılırsa da cevap yazmıyorum ne me lazım.. Şu tanımadıklarını arkadaş listesine doldurup sonra da “ay beni çok taciz ediyorlar yaaauuu” , ”ay bana şunu dedi biliyo musuuuğğğnnn” gibilerinden konuşan kızları da anlamıyorum. Acaba egolarını tatmin etmeye çalıştıklarını ne zaman anlayacak o cücükten de cücük beyinleri meraklar içerisindeyim. Madem rahatsız edilmek istemeyen namuslu (?) bi kızsın o halde sende yabancıları ve rahatsız etme potansiyeli her halinden belli olanları ekleme kardeşim listene! Allah Allah! Yada dürüst ol itiraf et bu tacizlerden hoşlandığını (gerzek)

Nerden nereye gelmişim yahu doğaçlama yapınca hep böyle oluyo işte!

Nerde kalmıştım? Heh..

“Erkeklerle kırıştırmak günahmış ama kadınlarla kırıştırmak daha hafif günahmış” şeklinde oldukça çarpık bir düşünceye sahip olan bayan arkadaşımla mevzuyu derinleştirdim.. Kavimlerin helâkından lût kavmini örnek verdim kendisine. Eğer dedim, “eğer bu dediğin doğru olsa idi, neden o kadar insanı Allah yok etti söyler misin? Sadece O’na inanmadıkları için miydi bu helâk?” O, o dönemdeki insanların Allah’a inanmadığı için helâk edildiğini düşünüyormuş da.. Savunması şuydu;

O dönemde Tanrıya inanmıyorlardı. Şimdi ise inanan çok kişi var. O dönemde hala peygamber geliyor insanlara şimdiyse buna ihtiyaç yok çünkü inancı olan insanlar var. Bırakda benim gibiler kişisel günahlarıyla yaşasınlar. Hesap vereceğim tek yer Allah. Kimseye hesap vermem başka. KİB. Bye 

Ok. byeeee :) dedim. Ve konuyu noktaladım. 

Ardından ertesi gün bir mesaj daha atmış.

Erkekler iğrençse bunun günahı neden bana oluyor sonra. Doğru dürüst erkek yoksa ortada neden ben suçluyum. Düzgün olan kaç erkek varki. Olan düzgün erkeklerde kaç kadına yeter. Sıra bana gelinceye kadar yaşım oldu xx. Cinsellik suçsa neden insan cinsel bir yaratık. Benim kimseye zararım yokki.

Arkadaş kendine göre oldukça mantıklı bahaneler üretmiş ve bana sunmuş. Bi kere çok doğru olduğu noktalar yok değil, var. Mesela erkekler iğrenç mevzusu. Bunlardan tanıdığım bir kısmı (ille bu erkeklerle çıkmış olmam gerekmiyor maşallah detayları atlamayan iki gözüm ve iki kulağım artı çalışan bir beynim var. sezgilerim de çok güçlüdür övünmek gibi olmasın..) cidden ”iğrenç” kategorisine giriyor. Örneklemeye kalkarsam çok uzun sürer bunu unutmuyoruz bu örnekleri başka bir yazıya saklıyoruz. Arkadaşın savunmasında mantıklı bulduğum bir diğer ve son öğe ise ortadaki “düzgün” erkeklerden her kadına bir tane düşmediği.

Şimdi gelelim mantıksız bulduğum “doğru dürüst erkek yoksa neden ben suçluyum” lafına. Bu laf şu lafın bir benzeri olabilir aslında (bir hayat kadını konuşuyor) “doğru dürüst iş yoksa neden ben suçluyum”. Bir şeyin olmaması senin yanlış bir şeyler yapmanı mı gerektiriyor yani? Mantıksızlığa devam edelim.. “Sıra bana gelinceye kadar yaşım oldu xx” Sıra sana gelmiyorsa sen sıraya git :) Neden bekledin şimdiye kadar? Bu arkadaş tahminimce baya asosyal bi arkadaş olmalı ki teklifi hep karşı taraftan beklemiş. Bence sadece erkekler değil kadınlarda hoşlandığını göstermeli. Böyle biri olsa eminim çoktan biriyle evlenmiş ve … :) Mutlu mutlu yaşarlardı işte ne var ki sanki cıx cıx. Helâl olan gibisi var mı bee. “Cinsellik suçsa neden insan cinsel bir yaratık” lafına da cevap vermiş oluyoruz bu sayede. Cinselliği yaşamak elbetteki suç değil, doğal bir ihtiyaç. Yasaklanan cinsellik değilki.. Çarpık ilişkiler.. Ve tabiki “nikâhsız” ilişkiler.. Yani zina.. Evlen işte miss gibi ohh :) Kafan da rahat olsun .. da Belediye nikah salonlarına slogan çıktı Son mantıksız cümlemizde geliyor: “Benim kimseye zararım yokki” .. Evet kendinden başka hiçkimseye zararın yok, en büyük zararı kendine veriyorsun hayatım, nokta.

Yolladığım son mesajdan bir kesit

…güzel düşünüyorsun aslında ama doğru insanı bulmak için önce doğru insan olmak lazım değil mi? Yani siz doğru bir insan mısınızki karşınıza doğru biri çıkmasını bekliyorsunuz? bence önce kendinize bir çeki düzen verin doğru biri olmaya çabalayın ve Allah’tan isteyin. Allah’tan isteyinki istediğinizi alabilin. Aciz insanlardan medet ummayın derim. Sevgiler.

Sonuç olarak tatlıya bağladık ama sevişmedik 

İnsanlar yiyeceği haltı yesin umrumda bile değil ama şu içgüdülerinin ve sapkınlıklarının peşinden koşmak adına kendilerinin bile inanmadığı saçma sapan bahaneleri yok mu.. Deli oluyorum..

6 Yorum Yapılmış »

Şeyma Zehra-Zehra’nın Evi

Kategori Çilekli Süt 
October 14th, 2008

Hazırlayan ve Sunan: Şeyma Zehra

Bloğunun Adı: Zehra’nın Evi

Blog Konusu: Cuma :) , günlük, kişisel, fotoğraflar, neşe, mutluluk, arkadaşlık, sinema izlenimleri, pozitif yansımalar, evlilik hazırlıkları, evlilik vs.

Şahsi Fikrim: Zehra burda da belirttiği gibi bir resim öğretmeni. Bugün tanıtmak için onu seçmemin sebebi; 5 Ekim’de (yani 9 gün önce) düğününün olması ve şuan çiçeği burnunda bir gelin olduğundan bu bloğu ziyaret eden herkesin hayır duaları ve tebrik mesajlarını onun bloğuna giderek yorum kısmına bırakmasını istememdi :) )

Zehra ile ilk tanışmamız onun bloğuma gelerek yine şu

yaşasın Cuma geldi heyoo

türünden pozitif enerji ve sevgi dolu yorumu vesilesi ile oldu :) ) Bir değil iki değil her hafta böyle yorum bırakıyordu :) ) İnat işte Oğlak değil mi topu böyle bunların :) )

Her yazının altına sadece bunu yazması bana tuhaf gelmişti ve “bu kız cozutmuş mu acep” diye düşünmedim değil itiraf ediyorum :) )) Sonra bloğuna bir girdim iki girdim baktım ki aklı başında ve gayet de akıllı bir kız :) ) Sandığım gibi mannak biri değil :) ) Şimdi bunları okuyunca şok olucak eminim :) )

Şeyma Zehra’cığım bebek düşkünü, çevresine pozitif enerji saçan ve bloğunda da genelde hep güzellikleri paylaşan, günlük, bazen de haftalık :) ) tarzı yazan bir blogcu arkadaşımız. Eşi Cebrail ile ömür boyu mutlu, huzurlu, sağlıklı ve aşk dolu bir birliktelik diliyorum kendisine

TEKRAR TEBRİKLER ARKADAŞIMMMMM :)

İlk Yorumu Sen Yap »

C.Sultan-Kelebek Gibi

Kategori Çilekli Süt 
August 4th, 2008

Hazırlayan ve Sunan: Ceyda Sultan

Blog Adı: Kelebek Gibi

Blog Konusu: Hobi, annelik, bebekler, güzellik, psikoloji, Viyana, günlük, kişisel, hayata dair vs.

Şahsi Fikrim: Avusturya Viyana’da yaşayan Ceyda Sultan’la yanlış hatırlamıyorsam bu sene başında tanıştık. O zaman burdaydı. Sonra o da doğru yolu buldu ve blogspota geçti :) ) Çok güzel bir dostluğumuz oldu. İnanılmaz sevimli, ilgili ve sıcak biri Sultan. Samimi ve içten yazılarını doğrusu ben çok severek keyifle okuyorum. Kendisiyle zaman zaman MSN’de, zaman zaman maille vs. yazışırız, konuşuruz. Facebook’ta bile ayrılamadık :) )

Ceyda Sultan bloğunda sulu gözlülüğünden bahsetmiş ya bunu ben onu daha ilk tanıştığım zamanlarda anlamıştım hatta bana bir tanışma maili attığında da -hatırladın mı hani şu oyun gibi olan sevimli mailin :) – bunu ona belirtmiştim. Yoğun hassaslığını, bir de hızlıca savunmaya geçme hallerini fazlaca gözlemlediğimi söyleyebilirim :) ) Ama gözlemlediğim bir şey daha var ki o da; yaşama gücünün gerçekten çok yüksek olması. Ne olursa olsun ayakta kalmayı başarabilecek iyimser ve pozitif insanlardan olarak görüyorum onu. Bu açıdan çok seviyorum. Kendini geliştirmeyi seven, geniş görüşlü biri olması da onu sosyal kılan sebeplerden diye düşünüyorum.

Bloğunda amigurumi denen şu sevimli örgü oyuncaklardan bolca görebilirsiniz :) ) Şahsen ben bu oyuncaklara bayılıyorum belki bir gün ben de örerim bu cicişlerden :) ) Belki yarın belki yarından da yakın :D Ceyda’cığımın amigurumilerine burdan ulaşabilirsiniz. Bu arada amigurumi demişken Betül’ü anmadan da geçemiyorum çünkü harika şeyler örüyor o da :)

Hobi olarak origami merakı da olduğunu söyleyeyim. Bu işin uzmanlarından olarak gördüğüm Volkan arkadaşımızdan sonra, Ceyda’cığımda da origami örnekleri görmek beni de bu alanda bir meraka teşvik etti. Belki yakında bende kendimi origamiye veririm. Zaten yapmadığım şey değildi çocukken ama çok da yeteneğim yoktu yani :PP Belki çocukken çok aptal olduğumdandı kimbilir :) ))))))) Bu arada Ceyda Sultan’ın origami örneklerine burdan bakabilirsiniz.

Bunların dışında bitkilere olan merakı, günlüğü ve hatıralarına da bir göz atın derim ;)

İlk Yorumu Sen Yap »

Arzu-Hal-İnsan Arzuyu Fikir Zanneder

Kategori Çilekli Süt 
May 7th, 2008

Hazırlayan ve Sunan: Arzu-Hal

Bloğunun Adı: Arzu-Hal Evlilik ve Aile

Blog Konusu: İslamiyet, tefekkür, iman, edep, ayet, hadis, kitap notları, Mesnevi’den notlar, dualar, ilmihal bilgileri, anlamlı sözler vs.

Şahsi Fikrim: Arzu-hal arkadaşımız profilinin “meraklar” kısmında da belirttiği gibi hüzne aşık bir arkadaşımız. Ağır başlı ve takvalı bir duruşu olduğunu düşündüğüm bu arkadaşım zaman zaman “acaba asık suratlı ve çok katı biri mi” diye düşünmeme de neden olmuyor değil ): Sanal alemde insan; “bedeninin dilini” kullanamama gibi bir dezavantaja sahip, bu nedenle insanları gülmeden —yani şu işaret :) ya da şu =) ve şu (: — ya da neşeli yazılar yazmadan güleryüzlü ya da dost canlısı olarak değerlendiremiyoruz. Çoğul eki kullanıyorum çünkü bir çok kişi böyle düşünüyor (hatta forumlarda bile bazen heyecanlanma için kullanılan ünlem işareti dahi yanlış anlaşılabiliyor o yüzden dikkat ederseniz işi ciddi tutan forumlarda ünlem işareti ve büyük harfle yazı yazmak yasaktır vs.) Arkadaşımız da yanlış anlamasın sakın ama bazen kendisini fazla somurtuk buluyorum :) Nedeni de tahmin edileceği üzre sanal alemde olmamız ve hiç bir beden dilimizi kullanamamız. Belki de sanal alem onun için normal çevre gibi olduğundan edebinden dolayı böyle davranıyordur (takva) ona hiçbir şey diyemem tabi. En çok saygı duyduğum insan kategorisine giriyor demektir o halde. Edebi ve ahlakı, takvayı yaşayan insanlar benim göz bebeğimdir. Ve genelde takvayı yaşayan insanlar, dışardan bakılınca çok katı gibi görünüyor bildiğim kadarıyla, ama kalpleri; dışardan bakılınca çok çok güleryüzlü, dost canlısı gibi duran kişilerden daha yumuşak ve merhametli olabiliyor..

Genel anlamda çok güzel konulara değinen, bir çok kişinin “savunsa bile” dile getirmekten “çekindiği” ve bu yüzden yazamadığı konuları hiç bir komplekse girmeden, yaşayarak/hissederek kaleme alan nadide bir arkadaşımız olarak buluyorum onu. Yazılarını da büyük bir hevesle takip ediyorum ki şu 3 günlük dünyada zihnim sadece lay lay lom yazılar okumakla tükenmesin, saksıyı biraz da tefekkür için doldurayım :) Ki onun yazılarını okuyup da tefekküre dalmamak neredeyse imkansız. Bu nedenle dünyanın yalancı zevklerinden sıyrılıp iki cihan mutluluğu için faydası olabilecek bu bloğu sık kullanılanlarınıza acilen eklemeniz, “olgun bir müslüman” iseniz çok çok yerinde olacaktır.

Diğer bloğu Ebedi Mutluluğu da ziyaret etmenizi şiddetle öneririm.

İlk Yorumu Sen Yap »

MoonSun-Kendimi Bulmam Lazım

Kategori Çilekli Süt 
February 24th, 2008

Hazırlayan ve Sunan: MoonSun

Bloğunun Adı: Kendimi Bulmam Lazım

Blog Konusu: Kişisel, günlük, Miami’den fotoğraflar, dostluk, mektup arkadaşlığı, kadın, evlilik, takı tasarım, kartpostal yapımı ve satışı.

Şahsi Fikrim: MoonSun, Miami gibi hayran olunacak bir şehirde yaşayan, Amerikan kültürünü, daha doğrusu ahlak seviyesinin düşüklüğünü kabullenememiş (ve kabullenecek gibi de gözükmeyen -bu konuda aynı fikirdeyiz-) evli ve dost canlısı hoş bir bayan. Gezmeyi, arkadaş edinmeyi, fotoğraf çekmeyi, kedileri, kendini, bir de parantezlerini (: çok seviyor.

Harika kartpostallar yapıyor (yukardakiler gibi daha nicesi) ve bunları MoonSun Greetings adını verdiği diğer bloğu, kendi tabiriyle tükkanı (: üzerinden satıyor. Takı tasarlama yeteneği de var bu hoş bayanın. Gel de çıldırma şimdi ((: Bir insan bu kadar mı mükemmel olur yahu.. Zaten Miami’de yaşaması beni kıskançlıktan deli etmeye yetiyor ((:

13 Aralık 2006′dan beri açık olan bloğunda, yazışma adresini vermiş, blog okuyucuları ile mektup arkadaşı olmak istiyor. Ne şeker di mi (: Çocukluğunu bilirim ben bu güzelliğin (: Ama bazen hoş bayanlarda sinirlenir ((: Okuyunca hak vereceksiniz sinirlenmesine.

Miami’de çektiği iki harika fotoğrafla noktalıyorum..


İlk Yorumu Sen Yap »

« Önceki Çilekliler