AVON’un kendisine ekstra ekstra masraf çıkardığını anlayıp artık Avon siparişi almıyormuş..
Elindeki yeni AVON ürünleri stoklarını nerdeyse aldığı fiyata satıyormuş..
Facebook‘ta sahte profili açılmış, ev telefonu olarakta “amcasının” ev telefonu eklenmiş.. Allah’ım sana geliyorum dercesine gerizekalılardan yana bıkkınmış..
Kuyruğuna bastıklarından biri geçenlerde küçük bir havlama girişiminde bulunmuş, hesapta şu yazdığı yazıyı sildirecekmiş..
Çanta koleksiyonu yapmaya başlamış, ama çantalarını evde nereye koyacağını bilmiyormuş..
Gittigidiyor.com’daki satışlarını her ihtimale karşın bu yüzden durdurmuş..
En sevdiği Defacto bej rengi doğacı elbisesindeki gemiden bulaşan demir pası lekesi yüzünden elbisesini atabilirmiş (ama yine de kıyamıyormuş)..
Birtanecik yeğenlerini görmeyeli aylar olmuş.. Az önce 2 numaralı yeğeni telefonda “teyze ne zaman geliyorsun, sen gelsen yeter” deyince idrak etmiş..
Evden bir süre uzak kalmış, yine kalmak istiyormuş, hep kalmak istiyormuş, ayrı evde yaşamak istiyormuş..
Evde satması gereken ordan burdan indirdiği bir dolu eşya birikmiş, bu yüzden yakında annesi “erken everme” şeklinde kendisini vakti gelmeden evden postalayacakmış..
Axess kredi kartından geçen ay çekilen üyelik ücreti adı altındaki “haracı”, AKBANK müşteri hizmetleriyle uzun bağrış ve çağrışları sonucunda 50 liralık çip para şeklinde de olsa geri alabilecekmiş..
Yasemin Gilan adlı bayan hala kendisinden “çaldığı” 40 lirayı hesabına yatırmamış..
Şile gezisi 2 haftadır hava muhalefeti nedeniyle erteleniyormuş, la havle vela kuvvete..
Trendyol.com‘dan 100 liralık indirim çeki kazanmış, ama tarzına uygun veya en azından işe yarar bir ürün beğenememiş..
Kıytırık gelirine rağmen ev alma hayalleri kuruyor, bir yandan da absürd alışverişlerini kesemiyormuş..
TV haber, tartışma ve spor (!) spikerlerinin genelde en güzel ses tonuna sahip ve en güzel konuşan değilde, transeksüel gibi kalın bir sesle vasat da konuşsa “en güzel görünen” kadınlardan seçilmesine uyuz olmuş, reytingsever kanalları en çok bu yüzden lanetlemiş..
Bir sitede tek bir cümle ile haberim oldu Baykal’ın bomba istifa haberinden. Önce şaka sandım sonra gerçek olduğunu MSN’imdeki bir iki arkadaşın yazdığı ileti ile anladım. Araştırmadım da neden, niye filan. Akşam aşkımla konuşurken telefonda öğrendim niye istifa ettiğini. Ordan burdan gündem takip işte :P Aslında pek içime sinmedi bu haber, ne bileyim gerçek gelmiyor bana hala rüyada gibiyim :P Şaka bir yana Baykal koltuğuyla yapışık ikizler gibi ayrılamayan bir lider (…) O bakımdan ben yine parlak zekası ile bir takım hinlikler düşündüğünü düşündüm… Nedense Yani ne bileyim hani inkar edemiyorum madem bari gideyim de biraz özlesinler sonra tek aday olayım genel başkanlıkta ” yine “, bana oy versinler geri döneyim babalar gibi, filan gibi. Ondan pek direkt kararlar göremiyoruz malum dolambaçlı ve genelde tali yollar kullanan biri. Hem önceden de gidip sonra CE EEEEEE yapmamış mıydı koca adam çocuk gibi Yok yok Baykal koltuğunu bırakmaz ağlamayın, sızlamayın hiç, valla değmez, gözyaşlarınıza yazık Bir aya kalmaz Baykal dede geri döner ahada şuraya yazıyorum, yazdım. Seks kasetiymiş, evli kadınla yiyişmekmiş filan vız gelir trıs gider. Onlar komplo zaten (…) Üstelik gerçek olsa bile sizene cıx cıx… Di mi ama? Baykal Kemalist biri, İslamcı irticacı değil ki seks kasetini öyle kamuoyuna sürüyorsunuz. Nerde kaldı “kol kırılır yen içinde kalır”lar filan. Anneanneniz öğretmedi mi size bunları? Ayıp yaa Türk aile yapısı kaldırır mı bunu şimdi? Püü sana Vakit Haber, püü sana Vakit gazetesi. Ayıp, ayıp (!)
Beni takip edenler haberleri TV’den takip etmediğimi internetten göz ucuyla gündemi yokladığımı bilir. TV haberlerinde sürekli bir ajitasyon, duygu sömürüsü ve kaos olduğundan dolayı izlememeye gayret ederim. Az önce keyif çayımı doldurup bilgisayarımın başına odaya doğru yürürken salonda açık olan TV’den çocuk kaybolma haberlerinden birini daha duydum gayri ihtiyari. Bayramda da 3 çocuk kayıptı hatırlarsanız :’(
Bu çocuklara ne oluyor, nereye kayboluyorlar, kimler peşinde çocuklarımızın hiç düşündünüz mü? İnşallah değildir ama ben organ mafyasının aktif olarak iş başında olduğunu düşünüyorum Çocuk, kadın, erkek demeden kaçırıp, organlarını alarak, kalanını (!) çöpe atan mafya hani! Allah’ın laneti üzerlerine olsun!!
Anne ve babalara büyük görev düşüyor bence. Çocuklarımızın dünyaya ayak uydurabilmesi, dünyayı ve hayatı öğrenebilmesi için elbette aşırı koruyucu davranarak gelişimlerini engelleyecek kadar özgürlüklerine gem vurmak değil kastettiğim. Demek istediğim en azından çocukları okula, markete, manava vs. herhangi bir yere göndereceğinizde, hatta beraber parka gittiğinizde (yanınızdayken dahi) sıkı sıkı tembihlemeniz. Yanına yaklaşan ve çocuğunuzla bi yerlere gitmeyi teklif eden, onu çekiştiren, götürmeye çalışan biri olduğunda çocuğunuza var gücüyle avaz avaz bağırmasını tembihleyin mesela.. Daha 8 yaşındaki komşumuz Esra’nın başına gelmişti bu olay, çocuk o kadar sessizdi ki adam (bu organ mafyası değil bildiğiniz sübyancı, yani sapık!) çocuğu bi apartmanın bodrumuna kadar götürmüş. Neyseki (çok şükür) o apartmanda oturanlardan biri Esra’yı tanımış ve polis çağırmış, adam kaçmış gerçi ama en azından çocuk kurtulmuştu. Ya o kadın o çocuğu tanımasaydı??
Çocuklarınıza nasihat verin, tembih edin onları başıboş bırakmayın.
Açık konuşmak gerekirse KV (Kurtlar Vadisi) dizisinden önce duymadığım bir kavramdı Gladio (Gladyo) kavramı. Sürekli dizi izleme alışkanlığım yok o yüzden her bölümünü izleyemesem de Kurtlar vadisini arada soluksuz izliyorum. O dizi sayesinde oldukça yararlı şeyler öğrendiğimi düşünüyorum çünkü. Kısacası Gladio’ydu, kıldı tüydü, siyasetti, terördü bi araştırmacı gazeteci, hukukçu ya da siyasetçi vs. lerden biri olmadığım için; kahvede iki gazete okuyup memleket kurtaran zihniyete sahip, bi naneden haberi olmayan ama yine de çok bilmiş çok bilmiş atıp tutan yurdum insanı gibi daha detaylı yorumlarımı ekle(ye)miyorum
Wikipedia’dan alınan bilgilere göre gladio II. Dünya Savaşı sonrasında Batı Avrupa’da gelecekte olması beklenen bir Varşova Paktı işgaline cephe gerisinde bir direniş başlatmak amacıyla İtalya’da NATO tarafından gizli olarak örgütlenen Kontr-gerilla (stay-behind) operasyonunun kod adı. Gladyo, özel olarak NATO cephe gerisi direniş organizasyonun İtalyan kolunu belirtse de bazen “Gladyo operasyonu” NATO’nun bütün cephe gerisi (stay-behind) operasyonlarının gayri resmi adı olarak kullanılır ve bazen “Süper NATO” adıyla da anılır.
Gayri nizami kuvvetlere karşı koyma operasyonları cephe elkitapçığı gerilla kuvvetlerin önerilen komuta yapısı. Sözkonusu ülke Türkiyedir.
Latince’de kılıç anlamına gelen Gladio sözcüğünü isim olarak kullanan örgüt, Amerikan ve İngiliz kontrgerilla örgütlenmesi olan Stay Behind tarafından 1952 yılında kuruldu. CIA tarafından yönetilen ve finanse edilen örgüt, 1956 yılında ABD ile işbirliği içinde, casusluk ve gerilla savaşı yapmak üzere örgütlendi. Sardunya’da örgütün ilk eğitim kampı kuruldu ve Kuzey İtalya’da 139 yerde silah ve mühimmat depoları oluşturuldu. Resmi adı Müttefik Koordinasyon Komitesi idi.
1956 sonrasında ikisi kadın 622 kişi ABD ve İngiliz gizli servisleri tarafından eğitildi. 1990 yılında Gladio’yu ortaya çıkaran soruşturmalar esnasında bu 622 kişinin grup liderleri oldukları, her bir grup liderinin belli sayıda kişiyi idare ettiği, böylece toplam sayının 15.000′e yaklaştığı ortaya çıktı.
İtalya’da 1969-80 arasında 4.298 terör olayı meydana gelmiştir. Yapılan soruşturmalar sonucu, bunların önemli bir bölümünden Gladio sorumlu gösterilmiştir. Bazı eylemleri bizzat yapmakla, bazısında patlayıcı ve silah sağlamakla, bazısında da tahrik ve yönlendirme yapmakla suçlanmıştır.
Avrupa Parlamentosu bile sorunla ilgili karar tasarısında şu sözlere yer vermek durumunda kalmıştır: “Avrupa Topluluğu’na üye pek çok ülkede gizli, paralel istihbarat ve silahlı operasyon örgütlerinin 40 yıldır var olduğu Avrupa hükümetleri tarafından ortaya çıkarılmıştır. Kırk yıldır bu örgütlerin demokratik kontrolden kurtulduğu ve NATO ile işbirliği halinde ABD gizli servislerince yönetildiği anlaşılmıştır.”
Örgütün İtalya’daki adı Gladio (Kılıç) idi. Yunanistan’da B-8 ya da SheepSkin (Koyun Postu), Belçika’da SDRA-8, Hollanda’da NATO Command, Batı Almanya’da Gehlen Harekatı, Stay Behind ya da Sword, Avusturya’da Schwert, Fransa’da Rüzgar Gülü, İspanya’da Anti-Terör Kurtarma Grubu (GAL), İngiltere’de ise Secret British Network olarak bilindiği bu ülkelerin yetkililerince açıklandı.
Gladyo ile en güçlü savaşı veren ülke İtalya oldu. İtalya, dünya tarihine gladyoyu ilk çözen ve çökerten ülke olarak geçti.
Bugün sevgili Kubish’in haber vermesiyle HaberTürk “web günlüğü BLOG” köşesinde “İDEAL ERKEK BUDUR ABİ!” yazımdan alıntı yapıldığını ve sitemin tanıtıldığını öğrendim. Kendilerine teşekkür ederekten birde soru sormak istiyorum: acaba neden benim blog’umu, “pembe donuyla mevziye koştu” haberinin yanına iliştirdiniz?…. Ayrıca küçücük bir kısımda….. Cıx cıx hiç olmamış yani, ı ıh yerimi beğenmedim Birde sanki ne bileyim şöyle hani ilk sayfada Hadise’nin bütün lapa lapa etlerini teşhir eden o iğrenç bulduğum elbiseli fotoğrafı yerine, benim blog’umun haberini verebilirdiniz.. (he bildin, manşetten…) Neyse umarım bir dahakine öyle yaparsınız yoksa küçücük bir köşede nasıl çıkmışım diye bir gazeteye 75 kuruş vermem…
Neyse bu kadar laf salatası yeter sadede geleyim Yazımı yayınlamaya değer gören “web günlüğü BLOG” köşesi editörü ya da editörlerine teşekkürlerimi sunuyorum
Yine delinin biri kuyuya bir taş atmış bin akıllı taşı kuyudan çıkaramamış tarzı bir konu daha arkadaşlar bu “VATAN İÇİN DÜŞMANLA SEKS YAPAR MISINIZ !” sorusu.. Artık bu soruyu soran hangi deli bilemiyorum ama ortalığı karıştırmak ve zihinleri bulandırıp bizi yine birbirimize kırdırmak isteyenlerden biri olduğunu düşünüyorum ben.. Ya da karşısına bi manken çıkan ve o anda soracak soru bulamamış aklı havada bir paparazzi de olabilir.. Ya da ya da fantazi dünyası geniş sapığın biri de olabilir.. Yani soru o kadar kalitesiz ve bayağı ki, aklıma sadece bu tip insanlar geliyor..
Bu soruya “evet, gözümü kaparım görevimi yaparım” benzeri bir cevap veren, “her yerde olabileceği gibi” bi ara hapislerde de yatan manken Tuğba Özay, acaba artık kaybedeceği bir şey olmadığından mı vatanı için bu kadar rahat “şey” edebiliyor? Düşünmedim değil yani.. Acaba “vatanın için çarşaf giyer misin bir yıl kadar?” deseler buna ne cevap verirdi Evet diyeceğini hiç sanmıyorum.. Ama o da vatan için yani neden hayır?!
Aslında verdiğim bu örnek, dizilerde ya da sinema filmlerinde orospuluk ve fahişelik rollerinde oynamayı kabul eden hatta hatta gidip orospulardan ders alan, ama edepli, hayalı, İslam’ı yaşayan bir müslüman rolünü reddeden kişileri de aklıma getirdi Lafa gelince her şey sanat için, vatan millet için oluyordu n’oldu? İronik öyle değil mi.
Hem vatan için yapılabilecek o kadar çok şey varken neden SEKS?! Bir taşla iki kuş.. “Sanat için soyundu, yardım için soyundu, çırılçıplak anadan üryan, çıplak bi erkeğin tepesine çıkıp elinde muzla, şehvetli bir poz verdi ama kimsesiz çocuklar için yani ne fesatsınız aaaa, sizi gidi yobazlaaaaarr, örümcek kafalılaaaaarr” şeklinde haberlerde olduğu gibi ahlaksızlığı, fuhuşu alelade ve “NORMAL” gösterecekler, “yapmam” diyen ahlaklı insanları da “aaa şuna bak vatan haini” şeklinde rencide edecekler.. İyiymiş..
Gerçi doğru.. Gündem yaratmak ve ilgi çekmek için içinde SEKS konusu geçen herhangi abuk bir şey bile sürseniz bir takım aklı bel altı hizasında çalışan kesime, onu da afiyetle yerler. Bu tür haberler arttıkça ve bu “beyinsiz aptallara” farkındalıkla bakmadıkça ahlaksızlığı ve orospuluğu ne yazık ki çok kısa bir süre içerisinde “NORMAL” karşılayacağız.
Peki siz vatan için ”şey” yapar mısınız? Aklını yitirmiş bi deli taklidi yapim dedim ben de bir an
Akşam bi kanalda haberlere takıldım zap faaliyetim sırasında.. Mısır Refah kapısında Gazze’ye geçmek için bekleyen (Yeryüzü doktorlarından) Türk Dr. Mehmet Güllüoğlu konuktu programa. Türkiye’nin Filistin halkı için ne denli büyük bir umut olduğundan bahsetti. Ve dediki: “Türkiye; Arabistan ve Mısır başta olmak üzere müslüman halkını uyandırdı.”.. Evet Arap halkı da toplanmış Filistin için ama bizim kadar kimse bu denli ses getirememiş dünyada. Çağlayan’da yapılan boykot gösterisi, artı gecenin bir yarısı buz gibi havada Levent’te İsrail konsolosluğu önünde İsrail kara harekatının protestosu, yardım çağrıları, yapılan yardımlar vs. Bunlar Filistin halkı tarafından şaşkınlık ve memnuniyetle karşılanmış. TR’nin batıya daha yakın olmasına rağmen, Ortadoğu ile bu kadar içten ve samimi ilgilenilmesinin getirmiş olduğu bir şaşkınlık. Biraz da öyle evet Mısır burunlarının dibinde ama olanlar ortada. TR daha cesur şu durumda.. Artı olarak şuan Arap ülkelerinin halkı (Mısır, Arabistan ve Suriye gibi) Türk halkını kahraman gibi görüyormuş. ”Bu soykırımı ve yardım çağrılarını gündemde tutmaya devam etmeliyiz” dedi Dr. Güllüoğlu. Mısır; Refah kapısını “güvenlik” sebebiyle tutuyor (kaba etimin kenarı) Ama işin aslı; İsrail içerdekileri öldürsün gebertsin diye bu yapılan. Doktorları, yardım (yiyecek-içecek gibi) malzemelerini vs. Gazze’ye göndermiyorlarmış.. Sadece ambulans ve medikal gereçler gidebiliyormuş..
Yarım saat bir saat kadar kadar önce programı izlerken bir yandan da yardım etmek için ne yapabilirim diye düşündüm. Bir kaç şey yapmaya çalıştım maddi olarak. Ama bu beni hiç tatmin etmedi açıkçası. Ben elimdeki yeteneklerle biraz daha maddi gelir elde etmek ve onlara göndermek istiyorum. Çünkü Gazze’ye Filistin halkına yardım için Refah kapısında bekleyen bu doktor orda Deniz Feneri, İHH ve daha bir çok Türk yardım kuruluşunun yardım konvoylarının içeri sokulabildiğini söyledi. Her ne kadar İsrail bir yandan vuruyor, kırıyor, öldürüyor biz de sadece suni tenefüs yapmaya çalışıyor olsak da bu yardımları elimizden geldiğince sürdürmeliyiz diye düşünüyorum.
Uzun lafın kısası ben elimde şuan bir yetenek olarak astrolojiyi görüyorum. Doğum haritası (horoskop) ve artı aşk/ilişki uyumu (sinastri) analizleri yaparak bu yardım zincirine katılmayı düşünüyorum. Umarım girişimimde başarılı olurumda ufak da olsa bir katkım olur Filistin ve masum insanlar için.
Doğum haritası için en az 50, sinastri analizi içinde en az 100 ytl bağış yaptığınız takdirde size bilgilerinizi gönderdiğiniz tarihten sonra 1 hafta içerisinde analizinizi göndereceğim.
Bağışlarınızı bankaya yapacak vedekontlarızı; tarayıcı (scanner), fotoğraf makinesi ya da cep telefonu ile fotoğraflayarak mail adresime göndereceksiniz. Hepsi bu. Yardım yapabileceğiniz kuruluşları aşağıda veriyorum:
Doğum haritası analizi veya aşk/ilişki uyumu (sinastri) analizi isteyenler gereken doğum bilgilerini dekont fotoğrafları ile birlikte bana mail atmalılar.
Not: Lütfen doğum bilgilerinizi eksiksiz gönderiniz. doğum tarihi gün ay yıl olarak, doğum saati net olarak -en fazla yarım saat oynamalı- ve doğum yerinizi il ve ilçe olarak yazmalısınız.
Konu hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz bu başlık altında soru sorabilirsiniz.
Sizin için Siyonist Uşağı Doğan Medya Grubu ile ilgili bir haber seçtim arkadaşlar. Doğan Medyası bu işi o kadar fazla yapıyorki daha önce de belirtmiştim rezilliklerini. Bu heriflerin yazdıklarına ve yayınladıklarına çok dikkat edin, zira bölünme, parçalanma ve yıkmaya dair bu ülkede ne varsa yılanın başı bunlardır. Uyanık olmalı, bize her “dayatılan” haber ve yorumu kabullenmemeliyiz. Biraz sorgulamalıyız yahu bu ne koyunluk, bu ne gaflet hali böyle?! Bazı bloglarda gördüm bu kabullenişleri de o yüzden diyorum hemen kabullenmeyin koyun gibi diye!! Ki bu Doğan medya kuruluşunun başındakilerin ne Türk’lüğü belli, ne müslümanlığı ne de Türk ve Türkiye severliği.
İşte o haber..
“Kurtlar Vadisi” dizisinin kahramanlarından Muro’nun meşhur repliği “nalet olsun içimdeki insan sevgisine” şeklinde. Doğan Medya Grubunun İsrail yanlısı yayınlarını görünce “lanet olsun içinizdeki Siyonizm sevgisine” demekten kendimizi alamıyoruz. İşte bize bu cümleyi söyleten gelişmeler;
“Filistin’deki katliam” Doğan Medya Grubu gazete ve televizyonlarında farklı bir bakış açısıyla veriliyor. “Siyonist gözlük” takan ve soykırıma Tel-Aviv’den bakan bu kuruluşlar İsrail’i haklı çıkarmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Özellikle grubun “Amiral gemisi” Hürriyet ve “ağır abi” takılan Milliyet’e göre bu katliam “kahrolası” Hamas yüzünden gerçekleşmiş. Nitekim Hürriyet ilk büyük saldırıdan sonraki manşet haberinde kullandığı “İsrail savaş uçakları, iki günde 200 Katyuşa roketi atan HAMAS’ı dün yoğun hava saldırılarıyla yerle bir etti” ifadeleriyle, sanki İsrail’in HAMAS’ın saldırısı karşısında harekete geçtiği izlenimini vermeye çalıştı. *
İlk gün katliamı ufak bir haberle geçiştiren Milliyet’in manşeti ise izinsiz ağaç kesilmesini işleyen “Yasal katliam”dı. Öldürülen yüzlerce insanın ağaçlar kadar değeri yoktu. Bu kadarcık ayıpla yetinmeyen Milliyet dün de “tuhaf bir haber”le okuyucularının karşısına çıkma pişkinliğini gösterdi. Anlaşılan, Tokat Milletvekili Zeyid Aslan’ın, İsrail’in Gazze saldırısının “soykırım” olduğunu belirtmesi Milliyet’i rahatsız etmişti. Gazete, vekilin İsrail’i kınayan açıklamasını ” vekilden tuhaf bir çıkış”başlığıyla verdi. Haberin spotu ise ” milletvekili Zeyid Aslan, 380 Filistinlinin ölümüne neden olan İsrail saldırıları için tuhaf bir çıkışta bulundu. Aslan, İsrail’in saldırılarını ’soykırım’ olarak niteleyerek, ‘Dün insanlığın karşısında uğradıkları zulümlerden dolayı merhamet dilenenler, bugünün barbarları olmuşlardır’ dedi” şeklindeydi. Oysa asıl tuhaf olan bu vekilin “anlamlı ve yerinde” açıklaması değil Milliyet’in “garip” haberiydi.
Bilindiği gibi, “Kurtlar Vadisi” dizisinin kahramanlarından Muro’nun meşhur repliği “nalet olsun içimdeki insan sevgisine” şeklinde. Doğan Medya Grubunun İsrail yanlısı bu yayınlarını görünce herhalde Aydın Doğan ve çalışanları için ise: “Lanet olsun içinizdeki Siyonizm sevgisine ve Müslüman nefretine” demekten kendini alamıyordur.
Turkcell en kıl olduğum firmalardan biridir. Bunun için bir çok sebebim var. Ama okuduğum bu haberde mağdur Turkcell. Doğanmedyagrubunun yediği son nane. El elden üstündür -ya da konuya uygun olsun, pislik pislikten pisliktir- diye boşuna dememişler. Gel de bu adamların yaptığı haberlere inan şimdi. Bunlar kapıcıları ekmeği geç getirdi diye hakkında “bu adam tecavüzcüdür” şeklinde haber yapar. Beklerim yani bu tiplerden. Buyrun okuyun..
Neredeyse haberimiz olmayacaktı; bereket ülkemizin en büyük medyagrubunun amiral gemisinin kaptanı tersten çakmaya kalktı da öğrendik: Cep telefonu servis sağlayıcısı Turkcell, eriştiği lider konumuna, Aydın Doğan’ın sahibi olduğu gazetelere ve televizyon kanallarına beş kuruşluk reklâm vermediği halde gelmiş… Sabah’ta, Yeni Şafak’ta, Star’da, Zaman’da, Akşam’da çıkan reklâmlar Turkcell’in serpilmesi ve alanının en büyüğü haline gelmesi için yeterli olmuş…
İşi bilenlerin aktardığına göre, Turkcell’in 100 milyon dolarlık reklâm bütçesi varmış; medyada reklâmın yüzde 50’sinden fazlasına Doğan Grubu hükmediyor; Turkcell’den üç yıllık reklâm kayıplarını varın siz hesap edin.
Şimdi kriz yüzünden reklâm bütçelerinin kısıtlanma zamanı ve bundan en ciddi darbeyi Doğan Grubu yiyor doğal olarak; ‘fırsat bu fırsat’ deyip Turkcell’i yeniden reklâm vermeye zorlamayı düşünüyorlarsa hiç yadırgamam… Haberin devamı..
KALBİM Kİ KÖRDÜR istediğinden gayrısına…!!!
İstediğinin hayır mı yoksa şer mi olduğuna…
Beni kalbimin ellerine bırakma Ya Rabbi..
Kalbimin elinden çektim çekeceğimi yıllarca…
Şimdi dönüp içimde bir karanlık görüyorsam
Ve bu karanlığın korkusuyla
AYDINLIK SANDIĞIM,
HER KÜÇÜK YILDIZ BÖCEĞİNE KOŞUYORSAM
Bunu acizliğimin duası say Ya Rabbim…
Cahilliğimi bağışla
Ve ihtiyacı neyse onunla nimetlendir kalbimi…
Gözümün pınarında her daim yaş hazır bekliyor.
Yürek sanki bir açık yara, ne değse sızım sızım sızlıyor.
Canı yanınca feryad ediyor insan
Canı yanınca yanında kim varsa ona uzanıyor
Şifa senin elindedir Ya Rabbi.
Yanlış adreslerden çevir adımlarımı
DENENMİŞ YANLIŞLARLA,
YENİDEN YANLIŞA DÜŞÜRME BENİ..
Ben külhanbeyi cümlelerini çok kurdum Külhanbeyliğine soyunup
kul olduğumu hatırladığım yollarda çokça yoruldum
Şimdi birkaç hayat yaşamışçasına yorgun
Birkaç hayat yaşamışçasına bitiksem
Suçlu aramaya ne hacet Suçlusu benim
Ben hem kendi hayatımın
HEM YİTİRDİĞİM ZAMANIN KATİLİYİM.
Şimdi ben adına herşeyimi tüketmiş kapında duruyorum
Bir aralasan rahmet perdeni diye dua dua bekliyorum
Ne hakkım var istemeye ne yüzüm biliyorum…
Lakin senin keremine sınır konmaz.
Senin rahmetin öyle bir deryadır ki
benim günahlarım ona bent olmaz.
Affet Ya Rabbi
Affınla yeniden yeşert kalbimi…
Affet Ya Rabbi
İSRAF ETMEME İZİN VERME KENDİMİ…
AMİN..AMİN..
Not: Facebook Şişirme liderlere inat gelmiş geçmiş en büyük lider Hz.Muhammed grubunun kurucularından İbrahim Çaycı kardeşim, yine gruptan Nurdan isimli bir arkadaşımıza ait olan bu güzel duayı bizlere yollamış bugün. Kendisine teşekkürlerimi sunuyorum. Nurdan arkadaşımıza da bu içten ve samimi duasını bizlerle paylaştığı için teşekkür ediyorum. Allah (C.C), bu tevazu ve ihlas dolu güzel duamızı kabul etsin.