BİR KAFADAN HER SES
Çilekli Süt'ün, Sıradan Çinko Karbon Blog'lara Göre On Kata Kadar Uzun Ömürlü Çok Sesli Mekânı.


Arama Bul

‘mim şeysleri’ Etiketli Tüm Yazılar Listeleniyor

2010 Model Trendy Blog’um Ben Be He Heyt :) Ve FormSpring Me Benzeri Bir Mim

Kategori Çilekli Süt 
June 26th, 2010

trendy treehouse trendy blog award trendy blog ödülüPapatya Bahçesi blog’unun sahibesi sevgili Meltem tarafından mimlenmişim. Ne zamandır mimlenmiyordum bakalım formda mıyım :P Formspring me geldi aklıma, ordan soru soran çıkmadı ama bu mimde bolca soru var, yeterince tatmin olurum sanırım :P Tek cümlelik cevaplar verilecekmiş bu mimde. Mim için teşekkürler. Ayrıca trendy blog seçmiş beni, bunun için de ayrıca teşekkürlerimi fışkırtırım kendisine :D

FELSEFEM:Bu fani dünyada elinden geldiğince pislikten uzak kal, hesabını veremeyeceğin işler çevirme.

HAYAT : 3 günlük ahiret sermayesi.

ÇOCUKLUK: Full optimizm, minimum pesimizm.

GÜNEŞ : Aşkım, o benim güneşim.

GÖZLER : Hiç bir şeyi değişmem bana tutkuyla bakan gözlere.

YILDIZLAR : Her birinin anlamlarına vakıf olmak isterdim.

GÜZELLİK: Güzel ahlak.

SEVGİ : İslamiyetin özü.

AŞK : Aşk dediğin iki cihanda birden olur, aşıksan iki cihanda da isteyeceksin aşkını yoksa aşk yoktur.

MÜZİK : Klasik, relaxing, country, TSM ve rock müzik dinlerim.

DOST: Allah ne güzel bir dosttur.

PARA : Amaç değil araç olmalı.

ZAMAN : Fani dünya.

ERKEKLER: Koca bebekler.

SAVAŞ : Bozguncuları sevmiyorum.

AĞLAMAK : Gözyaşları kalbini ıslatan bir buz dağıyım.

DENİZ: Tadı iğrenç.

AYNA : Sivilce sıkarken çok işe yarıyor.

HAYAL : Çocukken daha çok hayal kurardım, artık yaşlandım sanırım.

İlk Yorumu Sen Yap »

Bloglara Web Sitelerine Bağış {Paypal Donate}

Kategori Çilekli Süt 
September 24th, 2009

Bloglara bağış isteyen (yani hani şu paypal donate vs. ile site yazarına bağış yapılmasını teşvik eden) siteler eğer gerçekten karşılıksız hizmet veren, ziyaretçilerine yarar sağlayan sitelerse bağış istemelerini oldukça şık buluyorum. “repleri görelim, emeğe saygı, teşekküre tıklayın” vs. gibi aptal salak isteklerden hem daha modern hem de daha faydalı En azından verdiği hizmetin gelişmesini sağlayabilir ve sitenin daha seviyeli bir biçimde işleyişine katkıda bulunur. Bunun yanında da site sahibine istediği minneti verir, ayrıca rep ve teşekkür gibi ego şişirmek dışında hiç bir faydası dokunmayacak katkılar yerine maddi açıdan destekler.

Bu tür karşılıksız fayda sağlayan sitelerin dışındakilerin bağış yap (donate) linkini sitelerine eklemesi bana sadaka istemek gibi görünüyor ne yalan söyleyeyim Ama saygı duyarım, hani ihtiyacı vardır eklemiştir filan, o da bi nevi bize ihtiyaç sahibi birine yardım etme şansı tanıdığından uygun olabilir, buna da karşı değilim. Hiç bir hizmet sunmadığı gibi hiç bir ihtiyacı olmayıp bağış yap linkini sitesine şımarıklığına ekleyenlere ise diyecek bir sözüm yok, onlara da kendileri gibi şımarık birileri bağış yapar eminim.

Ben site-blog ve atıyorum wp plugins (wordpress eklentileri) için paypal donate (bloglara bağış) isteklerini destekliyorum. İsteyen koysun blog’una kardeşim kime ne zararı var ne var ona 1 tl. şuna 1 $ versek di mi ama Birilerini mutlu etmek, birilerine az da olsa fayda sağlamakta hiç bir sakınca yok. Hatta yazıyı sulandıracağını bilmesem dünya barışı için el ele, tüm bağış yap linklerine 1 tl. bile derdim şuan Ama demiyorum tabi.

İlk Yorumu Sen Yap »

Mimi Mimi Bir Kuş Konmuştu :pP

Kategori Çilekli Süt 
February 18th, 2009

blog-odulleri-mimiEvveeeeeettt bir blog ödülleri mimiyle yine karşınızdayım arkadaşlar P Biliyorsunuz ki daha önce de bu mimi yazmıştık, sanırım ara ara yine bu ve benzeri mimler gelecek ve yine yazacağız. Maksat ayılık etmemek ve sevecen bir blogger imajı çizmek

 ”I Love Your Blog” adındaki minik sevimli lila rengi (bu arada bu rengi çok severim) hedaayeyi sevgili blogcu arkadaşlarım Aquamarine, Zeynep, Nergis, Esrik Öfke, Ailenizin aşıkları Kuzu ile Serzeniş ve Pervane göndermiş. Biraz daha bekleyecektim bir kaç hediye daha gelir muhakkak diye ama hediyeyi gönderen arkadaşları incitmemek ve işi uzatmamak için yazayım dedim bu gecede yatmadan önce. 

Mim konusu malumunuz. Sevdiğimiz 7 bloğu yazıcaz ve o kişileri gidip gidip haberdar edicez. Off yazarken bile yoruldum valla öhö öhö öhö yaşlı kemiklerim sızlıyor  

Hediye gönderen arkadaşlarıma sevgilerimi sunuyorum. Onlarca blog içinden seçilmiş 7 blog içinde kendi bloğumu da görmek birilerinin bana sevgisini göstermesi filan bunlar güzel şeyler. Jestleri severim. Ama bana 7 blog seç, linkini yazıya ekle ve o kişileri haberdar et diyeceğinize “bu yazıyı 10 kişiye yolla dileklerin gerçek olsun” maili gönderin daha iyi. O derece ürkünç bir mim ya hu :P Bak yine dilimi tutamadım ama birilerinin de bunları söylemesi gerek yani di mi Seviyorum sizi.  

Ben ilgilendiğim blogları şurda toparladım. Kimilerini okurum yorum bırakırım, kimilerini okurum yorum bırakmadan çıkarım, kimilerine arada bir uğrar çıkarım, kimilerini de sırf blog sahibinin kişiliğini sevdiğim için eklemişimdir filan.. Ve bazen listelerimden sildiklerim/eklediklerim olabiliyor. Keyfime göre listeliyorum blogları. Ve ordan blog gezmesine çıkıyorum genelde. Jestleri severim demiştim ya. Jest yapmayı da severim. Hiç bir karşılık beklemeden kişisel görüşlerimle sevdiğim blogları tanıtıyorum aynı zamanda. Bu da tamamen keyfi. Bazen: “ya hu beni neden listenden sildin” diyenler çıkabiliyor. Ama yani keyfim bilir ben bilmem ne yapayım. Böyle de değişken bi keyfim vardır. İlgimi canlı tutabilen kişiler aylarca listelerimde kalabilir. Herhangi bir Top 10′um yoktur, bazen bir blog benim için süperse bir diğer gün bir başka blog süper olabilir. Tamamen keyfi. Keyfi keyfi takılıyorum işte. Sanırım bir keyfi kelimesi daha yazarsam kusucam ben gidiyorum öğğğkk P

Not: Artık şu şu şu şu şu ve şu gibi mimlere hoşgel, yukardaki gibi mimlere boşver diyorum. Keyfi işte P

1 Yorum »

Yıldızlar Geçidi-NFK, Mehmet Akif ve Recep Yazıcıoğlu

Kategori Çilekli Süt 
February 12th, 2009

nfk-mehmet-akif-recep-yazicioglu-yildizlar-gecidi

Burak, Recep Yazıcıoğlu’nun hayatını anlatmaya çalışan film “Vali” ile beni de mimlemiş. Mutluluk pöykürüşçüleri Serzeniş ve Kuzucuk da en sevdiğim, hayranı olduğum şairi sormuşlar.

“Bir memlekette, namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memlekette kurtuluş yoktur”

diyor Yazıcıoğlu. Ve hayat felsefesini bu güzel sözüyle özetliyor, cesur yüreğinin gücüyle. Örnek alınacak, hayatı başarılarla dolu bir insanın hikayesi “VALİ”. İzleyenler bilir, STV‘de dizisi de vardı “Şubat Soğuğu” isminde. Süper vali Recep Yazıcıoğlu’nun hayatını anlatıyordu.

Filme henüz gitmedik, daha doğrusu gittik ama o gün Şişli Cevahir AVM Megaplex’te bulamadık. Sonra da sinemaya çıkma şansımız olmadı. Eğer vizyondan kalkmadan tekrar sinemaya gidersek İstinye Park AVM’de izleyeceğimiz ilk film “VALİ” olacak. Çok fazla sinemaya gitmiyoruz çünkü.

Kuzu ve Serzenişimin mimine gelelim. En sevdiğim, hayranı olduğum şair..

Benim şiirle, şairle pek işim olmaz arkadaşlar ne yalan söylim Şiirle pek alakam yoktur açıkçası. Bizim millete bakıyorum şiir dedin mi yerlerdeler bayılıyorlar şiire aman Allah’ım. Duygusal yazılar, şiirler gördüklerinde o kişiyi bir seviyorlar, bir sarıyorlar ki anlatamam. Haa bu bir suç mu? Elbette bunu kastetmiyorum. Kimse yanlış anlayıp boş yere alınganlık yapmasın yani. Ama zaaf olabilir şiir. Ben pek etkilenmiyorum açıkçası şiirden.. Ama şiire eğer vatan, millet ya da Allah sevgisi gibi duygular katılmışsa.. İşte o zaman akan sular durur benim için. Kuru kuruya aşk şiirleri açıkçası bayıyor bir çok şiiri okuduğumda. Yani bir kısmı hoşuma gidiyor elbette. Ama ruh halimin de büyük etkisi oluyor etkilendiğim anlarda. Mesela hassas anlarımda çok etkilenirim aşk, sevgi vs. şiirlerinden. Özlem duyduğum, aşkımın kabardığı anlarda özellikle :) .. Gibi.. Yani ekmek yer gibi şiir okumam/sevmem kısacası, çok özel anlarda hoşuma gider sadece..

Ev sevdiğim şiirler; en gerçek ve en yüce duyguları anlatan şiirler olur. Tabiki en sevdiğim şairler de; bu tür şiirleri yazan zatlardır. Örneğin; Mehmet Akif Ersoy ve Necip Fazıl Kısakürek.. Hayran olduğum iki şair. Gerek hayatları ve yaşam felsefeleri, gerek şiirleri olsun, sevdiğim şairlerden, sevdiğim insanlardandırlar.

Ati’yi Karanlık Görerek Azmi Bırakmak

Âti’yi karanlık görerek azmi bırakmak…
Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.
Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle.
İmânı olan kimse gebermez bu ölümle:
Ey dipdiri meyyit, ‘İki el bir baş içindir.’
Davransana… Eller de senin, baş da senindir!
His yok, hareket yok, acı yok… Leş mi kesildin?
Hayret veriyorsun bana… Sen böyle değildin.
Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz?
Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz?
Âti’yi karanlık görüvermekle apıştın?
Esbâbı elinden atarak ye’se yapıştın!
Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan
Tek bir ışık olsun buluver… Kalma yolundan.
Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk!
Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!
Herkes gibi dünyâda henüz hakk-i hayâtın
Varken, hani herkes gibi azminde sebâtın?
Ye’s öyle bataktır ki; düşersen boğulursun.
Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!
Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar;
Me’yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar
Lânetleme bir ukde-i hâtır ki: çözülmez…
En korkulu câni gibi ye’sin yüzü gülmez!
Mâdâm ki alçaklığı bir, ye’s ile sirkin;
Mâdâm ki ondan daha mel’un daha çirkin
Bir seyyie yoktur sana; ey unsur- îman,
Nevmid olarak rahmet-i mev’ûd-u Hudâ’dan,
Hüsrâna rıza verme… Çalış… Azmi bırakma;
Kendin yanacaksan bile, evlâdını yakma!

Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş…
Sesler de: ‘Vatan tehlikedeymiş… Batıyormuş! ‘
Lâkin, hani, milyonları örten şu yığından,
Tek kol da demiyor bir tarafından!
Sâhipsiz olan memleketin batması haktır;
Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır.
Feryâdı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar…
Uğraş ki: telâfi edecek bunca zarar var.
Feryâd ile kurtulması me’mûl ise haykır!
Yok, yok! Hele azmindeki zincirleri bir kır!
‘İş bitti… Sebâtın sonu yoktur! ‘ deme, yılma.
Ey millet-i merhûme, sakın ye’se kapılma.

Mehmet Akif Ersoy

*** *** *** ***

Kadın

Kalıp değil bir fikir…
Elmas sorguçlu fakir;
Açıkta sırrı bakir;
Kadın…

Çölde kaçan bir serap;
Yönü kementli mihrap…
Madeni som ıstırap;
Kadın…

Dipsiz hasrete tuzak;
En yakınken en uzak….
Tadı zehrinde erzak;
Kadın…

Bir işaret, bir misal;
Ayrılık remzi visal…
Allah’a yol bir timsal;
Kadın…

Necip Fazıl Kısakürek

Böylece bir (iki) mimin daha sonuna gelmiş bulunuyoruz. Yapımda ve yayında emeği geçmiş olan tüm azalarıma (beynim, gözlerim, kellem, sakatatlarım ve parmaklarıma) teşekkürler

NOT: Mimi paslamadan olmaz di mi unutmuşum. Any‘ciğimi mimliyorum.

19:46 Baştan Eklenmesi Gereken Ama Unutulan Önemli Not: Şiir sevmiyorum lafım yanlış anlaşılmasın lütfen. Yoğun duygularını kah şiire kah yazıya döken kişilere saygım sonsuz.

1 Yorum »

Ebenküü Dediğim Zamanlar Hangileri?

Kategori Çilekli Süt 
January 18th, 2009

Pervanehu “sinirli anılarını bi anlatıver” demiş ve oricinıl bir mim başlatmış. 

Sinirli anılarım boldur benim :) Bana yapılan yamuğu asla unutmam, özellikle içinde “haksızlık ve karaktersizlik” de vardıysa.

Eskiden sosyal görünen ama içe dönük biriydim. Şimdi de çok sosyal bir kelebek değilim ama en azından daha hazır cevap ve hakkını yerde koymayan biriyim. Eskiden vur kafasına al ekmeğini tarzına yakın bir melaike stilindeydim Pp (Halk arasında bu duruma mallık da denir) Gerçi bu bilerek yaptığım bir şeydi. Yani bilerek susuyordum, kırmamak ve iyi geçinmek adına. Ancak suistimaller artınca pasif kızgınlıklarımdan ve kırgınlıklarımdan vazgeçmeye başladım. Şuan oldukça aktif olarak kızıyor ve sinirleniyorum Bir yere kadar yani.. Gayet de mutluyum..

Aklıma gelen ilk kızgınlığım (hani böyle kızgınlıktan yüzünüz yanar, kalbiniz yerinden çıkacakmış gibi atar, adrenalin havuzunda yüzüyormuş gibi hissedersiniz, o derece bir kızgınlıktı) peygamber efendimiz (SAV) için “çöl bedevisi tadında” bir hakaret savuran eski patronlarımdan biriydi. Artı onun gibi ateist olan metresinin de “oruç tutanları salak bulduğunu” söylemesi beni iyice zıvanadan çıkarmıştı. O zamanlar kibardım. Bu yüzden o kızgınlığıma rağmen medeni bir şekide açıklamalar yaptım. Anlattıklarımdan ne kadar nasiplendiler bilmiyorum, sonuçta kalpleri mühürlenmiş olduğuna inandığım, basireti ve idrak yeteneği kapalı kişilerdi onlar. Allah islah etsin tabi yapabileceğimiz tek şey haklarında iyiliklerini, iyi olmalarını dilemek..

Bir de kendini kabadayı sanan salak kızlar vardı bizim okulda. Gelip gidip kendilerine yüz vermeyen, onlarla konuşmayan ya da şöyle söyleyeyim onlara yağ çekmeyen kızlara sataşırlardı. Bende de bir huy vardır sevmediğim ve huyunu beğenmediğim insanlara yaklaşmam. Önce uzaktan süzerim şöyle bir bakarım karakterli mi değil mi diye. Beğenmezsem öyle kolay kolay yüz vermem hatta konuşmam. Bunlar kıl kapardı bana :) Hiç bir işlerini de yaptıramazlardı. Bir gün soyunma odasında “beden” :) dersi için hazırlanırken kızın biri (adı Yeliz’di, okulun en “verici” çift kaşarlı tostuydu ayrıca) durup dururken yanıma geldi ve bana sataştı. Derdi de neymiş biliyor musunuz? O’nun esprisine gülmemişim Çok sinir olmuştum. Kızlar saç saça baş başa kavga etmemizi beklemiş bana sonradan dediklerine göre  Ama ben o ağzımın içine kadar gelip tükürüklerini saçarak bağırmasına rağmen tek laf etmeden soğuk ve boş bakışlarımla yüzüne baktım. Bu arada spor ayakkabılarımı ve eşofmanlarımı giymeyi de ihmal etmedim O bağırmaya devam ediyordu, herkes bize bakıyordu ve ben cidden çok sinirlenmiştim. Ama hayatımda (Gül ablam hariç ) saç saça baş başa kavga etmemiş ve kurallara riayet etmeyi seven biri olarak okulda böyle bir kavga çıkmasına müsaade etmedim. Öylece kapıdan çıkıp gittim. Kız ayıptır söylemesi göt gibi ortada kaldı  Yapmak istediğim tam da buydu zaten.. Ayrıca takındığım tavır bence çok da cool’du yani Ben odadan çıkar çıkmaz kızlar gülmeye başladı. Tabi Yeliz daha da kudurdu bu duruma. Kızlara “ne gülüyosunuz be susun” vs. tarzında laflar ettiğine göre sanırım aleme “madara” olduğunu düşündü :PpP Salak tipleri kudurtmayı seviyorum ehehe..

Bunun dışında ımm.. Bloguma gelip fikirlerimi bilinçli olarak çarpıtarak ya da fikirlerimden gocunarak adsız küfür edenlere kılım. Adını yazıp küfür etse vallah alnından öpücem o tür cibilliyetsiz tipleri  O kadar korkaklarki isimlerini yazmadan yozlaşmış fikirlerini savunuyorlar. (Bu arada bi iki tanesinin kimliğini tespit ettim hadi geçmiş olsun) Artık yayınlamıyorum bu yorumları. Beni yıpratmaya çalışanlara prim vermeyi düşünmüyorum. Amaçlarının ne olduğunu bildiğim için yorumlarıyla blog’umu kirlettirmem. Beni salt kızdırmak amacıyla yazılmış yorumlara da kılım. Sülalerinin kulaklarını çınlatırım ama onların yorumlarını da yayınlamam. Art niyet sezdiğim kişilerin en ufak bir teşebbüsüne dahi tavizim yoktur.

Özel hayatımda da var böyle sinirlendiğim anlar ama onları özelimde bırakmayı tercih ediyorum. Zaten “gereken kişi” bunlardan haberdar. Onları burda yazarak özelimi laçkalaştırmak istemiyorum.

Aklıma gelenler bunlar.

1 Yorum »

Blogumu Kapatıyorum!!!

Kategori Çilekli Süt 
January 8th, 2009

Dermişim :!:

Düşüngeç‘ten Tabuhan geçenlerde bir mim paslamıştı. Konusu: Kaç kere blog yazmayı bırakıyordunuz?

Benim yazıp yazıp sildiğim bir dolu space-blog girişimlerim olduğundan dolayı bu sorunun cevabını sadece şuanki aktif bloğum üzerinden vermeye çalışıcam :D

Bu bloğuma geçeli 5 ay oldu ve 5 ay içerisinde sadece bir kere kapatmak istedim. O da paradaysımdan ayrı olduğum bir zaman dilimindeydi o sıralar fazla bunalmıştım, kafam oldukça karmaşıktı, bir yanda sevdiğim insan bir yanda nişanlım İşin detayına girmicem hem nişanlın hem sevdiğin ne ayak filan diye soranlara.. Beni takip edenler bilir, ama bilmeyenlere de kısaca diyebilirim ki başarısız bir “eski sevdiğini unutma” girişimiydi. Unuturum sandım, olmadı beceremedim, ayrıca iyiki de beceremedim yani. Ne saçma lan. Sevdiğin orda sen başka biriyle evlenmişsin. İğrenç ötesi bir durum. “E bunu nişanlanırken niye düşünmedin” diyenler olabilir, o sırada acı çekmekle meşguldüm. Herneyse olay baya karışık kelimeler kifayetsiz kalır ya bazen aynen öyle şuan. Ne siz beni tam olarak anlarsınız, ne de ben tam olarak o süreçteki duygularımı ifade edebilirim. Duyguları anlamak, empati kurabilmek öyle her baba yiğidin harcı değildir. Suçlamak en kolayıdır. Ayrılık-barışma olayımdan sonra anlamlandıramadığım bir şekilde bana karşı afrası tafrası artan artana..  Aman yarabbim memlekette ne çok insanın götünü kaldırmışım ben be dedim. Kimki lan bunlar? Ha hepside tınnnn yani burdan bangıra bangıra söylüyorum. Kimilerini takip listemden attım, kimilerinin adsız olarak yazdığı abuk sabuk hakaretler içeren yorumlarını sildim vs.

Şimdi konumuza dönelim.

Bir kere kapatmayı düşündüm nevet nitiraf ediyorum O da niyeydi açıklim. O sıra paradaysım bir blog tutuyordu, blogdan bloğa akıp duruyordu. Ben nişanlıydım habire nişanlımla ilgili resimler, gezi yazıları bilmemneler yazıyordum bu beni bile rahatsız ediyordu ki dedim: “O bloğuma girerse kesin O’nu da rahatsız eder.” Ve o rahatsız olunca taramalı tüfekle beni tarar diye korktum Benim bebeğim yarı medeni Aslan burcu ya o açıdan Gerçi o da bana misilleme için az naneler yapmadı bloğundan doğru ama neyse. Ben hayatımı yaşarken (ne hayattı bea!) o da yaşıyordu yapması gerekeni yapıyordu yani. Artı O olmayınca blog yazmamın da bir tadı kalmamıştı ne yalan söyleyeyim.. Tad alamıyordum yazdıklarımdan sırf ot tadıydı adeta. Bir de ben dili açık biriyimdir (dili açık ?) yani o sıralar, şu son bir aydır yazdığım kadar açık olarak fikirlerimi yansıt(a)mıyordum bloğuma. Küfür vs. ise hemen hemen hiç kullanmıyordum. Kendimi tam olarak yansıtamamanın vermiş olduğu sıkıntıyla şu yazıyı kaleme almıştım. Artı akrabalarım ve alakasız bir çok tanıdığım bile blog adresimi Facebook, MSN Space vs. kanallar yoluyla ele geçirdiğinden kendimi röntgenleniyor hissetmem de; dakka başı “arkamda biri mi var lan” ya da yabancı bir yerdeki tuvalete girerken “kamera var mı ki” ile eşdeğerde bir paranoyaklığa sebep olmuştu. Hem kendimi tam yansıtamamam, hem de röntgenlenme hissiyatım nedeniyle kapatmak istemiştim. Kapatma nedenim bundan ibaretti -di’li geçmiş zaman çünkü şuan kapatmayı asla düşünmüyorum. Çünkü; işine gelmeyen fikirlerimden (1 2 3) ötürü gelip isim, mail, site adresi vs.sini yazmadan, bol imla hatalı ve yazıyı anlamadıkları kabak gibi ortada, hakaret dolu yorumlar bırakanları görmek bana güç veriyor, hayata daha da bir bağlanıyorum onlar sayesinde. İnsanlar gruplaşmaya bayılıyor ve hiç asgari müştereklerde buluşalım, fikirlerimizi dürüstçe dobra dobra tartışalım demiyorlar.. Hiç hemde.. Direkt laubali bir dil, direkt küfür.. Artı bunları yaparken kendini gizleme ihtiyacı.. Bu kadar da kimliksizler.. Basitlikten başka bir şey değil.. Onlara burdan ayrı ayrı bağırıyorum beni duysunlar: site hitimi artırmaya ve dedikodularınızla reklamımı yapmaya devam edin emi sizi cücük beyinli, amip suratlı küçük aptallar ;) (bana durduk yere antipati yapana ben on kat antipatiğimdir vesselam)

Not: Mim sayesinde yazmak istediğim iki üç konuyu da aradan çıkarmış oldum bu sayede

1 Yorum »

Oleyy Sınıfı Geçt(m)im ^-^

Kategori Çilekli Süt 
October 24th, 2008

Haha şincik böyle bir başlık atmamın sebebi “ULUSLARARASI” blog arkadaşlığı ödülleri denen resmin tamamen diploma benzeri vücut hatlarına sahip olması diyebilirim :) Hatta diyebilirim değil sırf bu yüzden dedim. Başka bir nedeni yok. Bu sanal diploma tipi hediye (büro tipi buzdolabı der gibi oldu) (ahh ahh büro tipi buzdolabı diyince aklıma eski günlerden bi anı geldi neyse) bir çok blogcu arkadaştan geldi, duygulandım. Sanal olarak yani x) “Sınıf geçince diploma mı alınırmış?” diyene sen çok biliyosun der, umarsızca yazıma devam ederim.

Bu mim faaliyetlerinin bazen dozunun kaçtığını hatta b.kunun çıktığını bilmem siz de düşünüyor musunuz? :D Mesela bu mim bana fazla saçma geldi. Hatta buna bir mim demek bile doğru değil hele hele bu hediye geldiğinde teşekkür etmek bile bana abesle iştigal bir eylem gelmekte :D D Ama yine de düşünmüş sanal da olsa bir hediye göndermiş benim canı gönülden, yürekten dostlarım. Artık darısı gerçek hediyeler almaya (sübhanike dinimiz amin)  :D Dünya malına düşkün biriyim de naparsınız işte.

Şimdi işin en civcivli ve eğlenceli (!) tarafına gelelim. Mesela ilk olarak hediyeyi kimler göndermiş.. -Bu arada bu gönderilen hediyeleri kendi çabalarımla gördüm blog gezmelerimde yani kimse gelip bana “hediyen var bi zahmet posta kutuna bakıver” filan demedi o nedenle görmediğim almadığım hediye kaldıysa diğer bloglarda gözünüzü seveyim affedin abiler ablalar etmeyin eylemeyin :p Pp :))

bana yollamış bu hediyeyi ^.^ ponpon Başka gönderen var mı bilmiyorum, varsa onlara da çok teşekkür ederekten bu yazıda yer olduğunu ve linklerini zevkle ekleyebileceğimi belirtiyorum, böyle bir durum var ise yorum kısmına beklerim efenim, kimsenin hakkını yemem de yedirtmem de eyytt :)

Ben ise bu “uluslararası” ödülü bloğumu en çok ziyaret edenlere / en çok ziyaretçi gönderenlere göndericem :!: Şimdi Google analizlerimi açıyorum battı balık yan gider hayyydi bismillahh :delü: alklk sgr

Ziyaretleriyle ve yorumlarıyla beni ziyadesiyle mesuuuuddd ve de bahtiyar eden yukarda listediğim zat-ı muhteremlere huzurlarınızda bu diplomavari ödülü sunuyorum, naçizane kabul buyursunlar efenim.
heart I love u so much my weblog friends … (uluslararası bir ödül ya bu o anlamda yani)

İlk Yorumu Sen Yap »

Ev Sınırları İçerisinde “Kıl Oluyorum” Dediğim Durumlar

Kategori Çilekli Süt 
October 17th, 2008

Geçen günkü serzenişimdeki mesajı doğru algılayan  Piti Piti Neyran (yaşamla dans) ve Siniri Çok Bozuk olan Çağlayan beni mimlemiş :) ) İki ayrı mimim oldu aman yaribbim çok heyecanlandım şimdi :p Pp  Neyran’cığımın mim konusu “evde sevmediğimiz durumlar“.. Siniri Bozuk’umun mimini ise başka bir gün yazmayı düşünüyorum.

  1. Kuru gürültü, kavga ve boş konuşulması
  2. Odada telefonla konuşurken kapının önünden meraklı birilerinin geçmesi(!)
  3. Banyodan çıkanların arkalarını iyi toplayamaması (yerde bir adet tüy ya da minicik bir ıslaklık dahi görmeye tahammülüm yoktur, ben nasıl temizleyip çıkıyorsam onlarda öyle olmalıdır bu yüzden çok tartışırım)
  4. Evin havasız olması (sık sık penceleri açıp havalandırmam gerek yoksa boğulacak gibi oluyorum)
  5. Babannemin ota boka karışan ve ortalığı karıştırmaya azmetmiş sivri dili (dedemin Şubat ayında vefat etmesinden sonra bize yerleşti (denebilir) Sağolsun(!) annemin depresyon ataklarını yine diriltti. Müthiş huzur veren(!) capcanlı ve neşe saçan(!) biridir de.)

Başka da yok. Bitti.

Hoşafçı Yasin’i ve Canan hn.cığımı mimliyorum yazmak isterlerse başımız üstüne ;)

İlk Yorumu Sen Yap »

Niye Beni Mimlemediniz Bakim Hııı :pPp Alın Size Hıh!

Kategori Çilekli Süt 
October 13th, 2008

Baya zamandır dikkatimi celb eden bir mim (sobe) sirkülasyonu döner durur bloglar arasında.. Hani hoş da bir mim. Beklerim beklerim bi Allah’ın kulu beni mimlemez.. Ben de dedim: “herşeyi devlet ve milletten beklemek bize uymaz” o bakımdan “testi yapıp sonucunu blogda paylaşayım”. Malum Türk milleti beni çok fazla merak ediyor :p Pp

 

Bu mini testi yapmak isterseniz işte adresi sgr

21:11 edit: Geyikle başladık geyikle devam edelim..

Hussoloji Guinness’e girmeye azmetmiş şu sıra :p Pp Alttaki logoya tıklayın da görün ne olduğunu ;)   Hussoloji’ye hedefinde başarılar diliyorum!!

Yolun açık olsun Husooooooo obaoytt :D

İlk Yorumu Sen Yap »

Bir Baayen Olarak ErkeKimden Neler Bekleri”M”im

Kategori Çilekli Süt 
September 11th, 2008

Oooooo piti piti  karamela sepeti terazi lastik jimnastik biz size geldik bitlendik beni mimmmlemiş. Konumuz “Kadınlar Ne İster?” ..

Soru yüzyılın klişesi olmayı kolaylıkla başarmış, iç daraltan ve sığ bir soru olsa da, cevabı soruyla tezat bir şekilde alabildiğine derin ve göreceli.. Cevap kadınına göre değişir demekle birlikte kendi adıma soruyu uyarlayarak “Çilekli erkekinden neler ister” şeklinde mimi cevaplayacağım.. Zaten mimin amacı da bu.. Ancak soru yanlış sorulmuş.. Herneyse daha da itici olmadan susuyorum :p Pp Şimdi cevaplarrrr :p Pp

  • Bi kere herifim odun olmayacak. Espriden anlayacak, zeki olacak. Yaptığın espriyi şıp diye çakıcak, çaktığıyla beraber o harika gülümsemesiyle beni büyüleyecek.. Ben de şakayı makayı unutup onun gülüşünü izlicem.. Cümleden çıkartacağımız sonuç: erkekimin dişleri ve gülümsemesi güzel olacak :p Pp Bu biiiiirrrr
  • Hemcinslerimle arası Erdoğan ile Baykal’ın arası kadar soğuk olacak.. Diğer dişilere karşı alakasız olacak.. Kısacası kabaca; her klasik Türk erkeği gibi aklı uçkurunda gezmeyecek, işine ve eşine odaklanacak.. Hem kendine hem de eşine özgü programlar yapabilecek kadar demokratik olacak -mesela eşi dağcıdır, dağa tırmanmak istiyordur ama kendisi ise müzikle ilgileniyordur.. Bu apayrı ihtiyaçları tatmin etmeye sıcak bakacak hatta ortam hazırlayacak gibi.. Medeni olucak yani ayı olmayacak ımmşeyy Ama derse ki “benim eşim yalnız dağa çıkamaz” hay hay o zaman o da çıksın :DD Beraber daha eğlenceli olabilir. Eşi de onun ilgi alanında yanında olur, vokal yapar filan.. Ayy ne romantik hehey
  • İğrenç şeyler yapmasın. Mesela yolun ortasında “şeylerini” avucuna alıp da bir aşağı bir yukarı kaşımasın, sonra sokakta lama gibi yerlere tükürmesin, burnundakileri karıştırıp o da yetmiyormuş gibi bir de elinde yuvarlayıp “sümüğünü en uzağa fırlatma rekoru” kırmaya çalışmasın, temiz olsun bol bol duş alsın, roll on ve deodorant kullansın missler gibi koksun ve cirlop gibi görünsün, mümkünse spor yapsın çünkü “bol yağlı et” bulunan bir vücuda tahammül edemem.
  • İlle de özel günlerde değil ama arada sırada çiçek, böcek, bilmemne vs. işte ne olursa.. Beni düşündüğünü, sevdiğini gösterecek hediyeler almalı, hadi hediye olmadı ne bileyim kendine kırdığı yumurtadan bana da kırsın bari.. Bencil ve narsist olmasın, hep bana hep bana demesin beni de düşünsün ve düşündüğünü/sevdiğini göstersin. Sevgisini göstermeyen erkeklere kılım. Bir de bunların bazıları çok enteresan ama sevdiğini gösterince karşılarındakinin götü kalkacak mı sanarlar nedir verdiklerinin on mislini geri almaya çalışırlar, 1 mutlu eder 10 üzerler. Böyle de ruh hastası olmasın isterim. Aklına geldiği an, içinden geldiği gibi doğaçlasın sevgisini bana karşı ve asla kısıtlamasın.. Mesela kucağına alıp sevsin beni mrrrrr, miyauuuwww :D D ..

Dini (islami) konularda da bazı kriterlerim var ama onları eklemiyorum çünkü onlar bayaaa uzun sürebilir :lol:

İşte böyle daha da aklıma gelmiyor ama gelirse sonra eklerim buraya. Mimi Birgül‘e ve Anne Periye şutladım onlar şimdi Twi’de birbirlerine girdiler gerçi ama belki bu mim onları tekrar bir araya getirebilir :DD  Barış güvercini gibi kızım vesselam niohoho   Bir de yanıtlar mı bilmem ama astroloji yoldaşım :D D Arti‘ye de bu mimi paslamak istiyorum zihni bakalım bu konuda ne diyecek :)  Bir kişi daha var pas atmak istediğim. Kendisi baya baya zeka küpü, neşeli ve ailemizin yemek blogcusu statüsünde :DHalenze Özlem” siz de mimlendiniz efenim.

İlk Yorumu Sen Yap »

« Önceki Çilekliler