Mynet’in bol imla hatalı, koca koca ve kalın puntolu haberlerini okumak bazen çin işkencesi tadı verse de, astroloji sayfasına geçiş yaparken gözüme takılan haberleri incelemekten de kendimi alamıyorum. Az önce farklı bir yazı yazmak için bloğumu açtım ve yeni bir yazı ekleye tıkladım. O sayfa açılana kadar da günlük burç yorumlarını okuyayım dedim ^-^ Mynet Ana Sayfasını açtım ve bu haberle karşılaştım. Yazacağım konum değişti bir anda :pPp Haber öyle çok çok da önemli değil, yani pek de bir haber değeri yok bana kalırsa. Ama geçenlerde sadakat üzerine bir yazı yazmaya niyetlenmiştim onu aklıma getirmesi babında yararlı oldu. Mübarek ramazan ayına girerken böyle hayırlı (-dır inşallah) bir yazı yazacağım için mutluyum ve gururluyum efendim 8) Bu arada Ramazan-ı Şerif’e de hoş geldin sefalar getirdin diyorum, hepimize hayırlar ve mutluluklar getirsin inşallah bu ay.
Bahsettiğim haberde deniliyor ki:
Yargıtay, kocasının, kadınlarla geç saatlere kadar telefon görüşmesi yaptığını, mesajlar çektiğini belirterek boşanma davası açan kadının davasının kabul edilmesi gerektiğine karar verdi.
Valla iyi etmişler, hoş etmişler de daha önceden böyle değil miymiş zaten? Değildiyse yuh diyorum daha da bir şey diyemiyorum.
Bazı insanların sadakat anlayışı çok garip. Mesela aldatmayı sadece yatakta yapılır sanıyorlar. Bunun dışında yedikleri haltlar hiç bir aldatma sebebi sayılmıyor gibi angutyo bir düşünce sistemi geliştirmişler. Sanırım aslında onlar da biliyorlar yaptıklarının aldatma olduğunu ama karşılarındakine bunun bir aldatma olmadığını ispatlamak için söyledikleri yalanlara kendileri bile inanıyorlar. Ya da daha inandırıcı olsun diye inanmış gibi görünüyorlar. Amaaaan işte ne bileyim o kadar komplike bir hayatları varki bu canlıların akıl erdirmek güç bazen. Tespitim bu yönde. Entrika, ihanet, yalanlar üzerine kurulu bir dünyaları var. Yalan rüzgarı gibi esiyorlar resmen.
Örneğin; karşı cinsle telefonla konuşmalar, el şakaları, karşılıklı kurlar, MSN’de ileri seviye sohbetler (bahsettiğim bu seviye; flört etmekten bir adım, sanal seksten de iki adım önceki seviyedir) bla bla bla filan. Mantalitemi anlamış olan yorum kısmına yeni örnekler verebilir bu anlamda yazıyı örneklerle doldurmaya lüzum görmüyorum.
Sadakat denen şey aslında uygulaması hem çok basit, hem de çok zor bir kavram galiba. Bu asil kavram; göreceli olmasa da, tek bir anlam içerse de, işine gelmediği her an “minareyi kılıfına göre uyduran” insanların elinde ezik bir oyuncağa dönmüş durumda artık. Bu kavrama kafalarına göre bir anlam yükleyip yaşıyorlar kısacası. Sadakatli olmak ya da olmamak… Bu ince bir çizgidir bana kalırsa. Dürüst ve bağlılıktan az buçuk çakan, sevgili ile arkadaşa nasıl davranmasını gerektiğini iyi bilen -sınırı asla aşmayan / aştırmayan- bir insansanız basittir sizin için sadakatli olmak. Ama yıllarca karşı cinsten bir sürü arkadaşınız olmuş, bu arkadaşlarınızla sevgilinizle konuştuğunuz /şakalaştığınız gibi vs. aynı şekilde iletişime devam etmişseniz (bu durumda aynı anda bir çok flört söz konusu farkında olunmasa bile!) ve işin daha da beteri o arkadaşlarınız yüzünden sevgilinize muhtelif çeşitlerde yalanlar söylemişseniz, o zaman hiç kusura bakmayın üzgünüm ama sadakatli olmak konusunda bihaber olduğunuzdan dolayı, sadakatli olmanız da baya zorlaşır. Sadakatli olmak için önce anlamını bilmek gerek çünkü. Bir sevgiliniz varsa onun arkadaşlarınızdan ya da çevrenizdeki karşı cinslerden bir farkı, bir özelliği olması gerekir, bunu ona hissettirmelisiniz. Yoksa o kişide diğer cilveleştiğiniz “arkadaşlarınızdan”(!) farklı olmaz ve bu durumda sadakatten bahsetmek de baya baya abesle iştigal olur. Çünkü ortada sadakati gerektirecek bir ilişki yoktur ya da tek taraf sadakatini sunuyordur (ah zavallım) diğer tarafta hayatını yaşıyordur (cennet gibi gördüğü bir bok çukurunda *) Durum bundan ibaret a dostlar.