BİR KAFADAN HER SES
Çilekli Süt'ün, Sıradan Çinko Karbon Blog'lara Göre On Kata Kadar Uzun Ömürlü Çok Sesli Mekânı.


Arama Bul

‘tefekkür’ Etiketli Tüm Yazılar Listeleniyor

Düşünmek Güzeldir, Öğüt Almaksa Daha da Güzel..

Kategori Çilekli Süt 
August 29th, 2010

Komik be hakikaten.. İnsan Gâfil insan ne âciz, ne komik bir varlık. Düşününce daha iyi anlıyorum.

Komiktir, 10 dakika ALLAH’ı anmayı çok bulduğumuz fakat bir buçuk saatlik film veya futbol maçı bizim için su gibi akıp gider..

Komiktir, gazetede okuduğumuz herşeye şüphesiz inanmamız, ama Kur-an’ı Kerim’de yazan ALLAH (CC) ‘ın kelimelerini gerçeklerle denetleriz..

Komiktir, her zaman modayı takip etmek istememiz, ama Peygamber efendimiz Muhammed (SAV) ‘in örnek alınacak tarzını bırakırız..

Komiktir, bir saatimizi camiide geçirirken saniyeleri saymamız, ama televizyon izlediğimizde bu bir saat bizim icin hiçte uzun değildir..

Komiktir, dua ettiğimizde ALLAH (CC) ‘a soracak/isteyecek birşey bulamamamız, ama arkadaşlarla önemsiz malayani ve boş boş konuşurken söyleyecek çok şey buluruz..

Komiktir, Kur-an’ı Kerim’de bir sureyi okumayı nekadar zor bulmamız, ama 200 sayfalık bir roman bizim için hiç problem değildir..

Komiktir, bir konserde her zaman ön sıralara geçmek istememiz, fakat camiide, bitince hemen gidelim diye, arka sırada oturmayı tercih ederiz..

Komiktir, bir ayeti ögrenmeyi çok zor bulduğumuz, fakat TOP40 şarkıları çoğunlukla hemen aklımızdan biliriz..

Not: yazı alıntıdır.

1 Yorum »

Müslümanlık Sadece 5 Vakit Namaz Kılmak Mıdır?

Kategori Çilekli Süt 
June 29th, 2009

cevre-kirliligiİşte arkadaşlar laf müslümanlıktan açıldığında mangalda kül bırakmayan Türk milletinin hali.. Müslümanlık Sadece 5 Vakit Namaz Kılmak Mıdır? Yüzde 99′unun müslüman olduğu iddia edilen bu ülkede, ne yazık ki güzelim ormanlar, yemyeşil mis gibi kokan doğa içinde bu pis görüntülere rastlamak artık hepimiz için normal görülen bir durum olmaya başladı yıllar önce. Yazıyı yazmak nerden aklıma geldi onu da söylim. Dün Sarıyer Bahçeköy Belgrad ormanları tarafındaydık, Bahçeköy mesire yerlerini filan da gezdik ayrıca. Ne yazık ki insanlar mesire yerlerini, ormanları çöp yığınları içinde boğmuşlardı..

Kimsenin müslümanlığını filan sorgulayacağım yok elbette. Kimin ne kadar müslümanlığı yaşadığını edebi, takvası ve güzel ahlakı gösterir.. Yoksa: “ben herkesten müslümanım” (!) demekle ne yazık ki tam müslüman olunmaz :D Konuyla ilgili değil ama, zaten böyle bir iddiada bulunmak ve böyle bir cümle sarf etmek kibir ve gururdur ki; kibirli ve aşırı gururlu insan zaten en iyi müslüman olamaz :) “Benim kalbim temiz” ya da ”ben 5 vakit namazımı kılar, ramazanda orucumu tutar zekatımı veririm” demekle de tam müslüman olunmaz.

Tam müslüman olmak; “farzların yanında“, hadislerde belirtilen, dikkat çekilen güzel ve ince davranışları da uygulayarak olur benim bildiğim.. Mesela dinimizin çevre ve doğa ile ilgili öğretileri vardır.. Bunlardan bir kaç örnek (hadis):

“Temizlik, îmanın yarısıdır”

“Ümmetimin iyi ve kötü bütün amelleri bana arz edilip gösterildi. İyi amelleri arasında, yoldan atılmış olan “eza”yı (taş, diken vs.) gördüm. Kötü amelleri arasında ise yere gömülmemiş tükürük de vardı”

“Kıyâmet kopmaya başladığında, birinizin elinde bir ağaç fidanı bu­lunsa, kıyâmet kopmadan onu dikmeye gücü yeterse, hemen diksin”

“Bir Müslüman bir ağaç diker veya bir bitki ekerse, ondan kuş, insan veya hayvan yerse, bu onun için sadaka olur”

“Yıldız, bitki ve ağaç secde ederler Göğü Allah yükseltti ve mizanı (yani dengeyi) O koydu Sakın bu dengeyi bozmayın

“Sizden biriniz sakın su içine idrar yapmasın. Belki o sudan sonra abdest alması veya gusletmesi icap eder. Yine sizden biriniz cünup (cenabet) olduğu zaman, durgun suyun içine girerek yıkanmasın. O sudan bir kap ile alarak dışarıda yıkansın”

“Din, temizlik üzerine kurulmuştur”

Başta da dediğim gibi kimsenin müslümanlığını sorgulayacak halim yok.. Ancak “amaaann nasıl olsa çöpçüler gelir alır, at gitsin çöpü şuraya, işleri ne temizlerler” düşüncesi ile çevreyi kirleten (bu kirletme sadece çöp ile değil çok afedersiniz dışkı ya da tükürük! ile de olabiliyor çok çok daha yazık ki!!) müslümanlar (!) lütfen dönüp de bir müslümanlıklarına baksınlar, “imanın yarısı temizliktir” buyrulmuş, o halde sizin imanınızın yarısı gidiyor bu durumda??…

Hem müslüman olan hem de aklı olan elbet bambaşkadır..

1 Yorum »

Vişne Ağacının Blogu

Kategori Çilekli Süt 
February 22nd, 2009

Blog Adı: Vişne Ağacı’nın Bloğu

Blog Konusu: Kişisel, günlük, okul hayatı, üniversite hayatı, öğrencilik, fotoğraf, resim, hayvanlar alemi, veterinerlik fakültesi, kitap tanıtımı ve kritikleri, hikayeler, edebiyat.

Şahsi Fikrim: Sevdiğim, saydığım uzunca bir süredir eklediği an okuduğum yazılara sahip olan inek olduğunu söyleyen zeki ve başarılı bir kız Vişne Ağacı. Zaman zaman şöyle resimler çiziyor, böyle fotoğraflar çekiyor ve yayınlıyor. Hayvanları çok seviyor ve evcil hayvanların oyuncak gibi görülmemesi gerektiğini savunuyor. Bu konuda kendisini çılgınca ayakta alkışlıyorum çünkü yazdıklarına deliler gibi ben de katılıyorum.

Veterinerlik fakültesi öğrencisi olan Vişne, zaman zaman okuldan karelerle bize oranın nasıl bir yer olduğunu da gösteriyor merakımızı gideriyor sağolsun :)

Kendi kaleminden:

Bu blog yazarın keyfine ve vaktine göre kırk yılın bir başı güncellenir ve
içeriği +18 ögeler içermez! Arada şiddet içerebilir ona garanti veremem…

Not: Pervane ve San bayılır bu blog’a adım gibi eminim Karakter olarak benzetiyorum çünkü üçünü birbirine.

1 Yorum »

Senden Kalan-Mesut Çelik

Kategori Çilekli Süt 
February 16th, 2009

Blog Adı: Senden Kalan

Blog Konusu: Kitap, tasavvuf, tefekkür, İslam, edebiyat, tanıtım, maneviyat.

Şahsi Fikrim: İşte hayranı olduğum, erişilmez gördüğüm mis gibi tertemiz görünümlü ve buram buram “aşk” kokan bloglardan biri.

Mesut kardeşimizin klayesinden, tertemiz gönlünü ve ruhunu okuyoruz her bir yazısında. Açıkçası şuan bu blog’un bir eşini daha göremiyorum ben blog camiasında. O’nun anlattıklarını, anlatmak istediklerini okuyamıyoruz başka blog’larda. Bu noktada O’nu diğerlerinden ayıran en büyük özellikte bu bu özellik oluyor.

Bu arada yukarda yayınladığım resim Mesut kardeşime aittir :) Ne harika bi resim öyle değil mi? Kuşadası’nda yaşlı bir çift. Diğer fotoğraflarını görmek isterseniz sizi şöyle alalım. Şahsen ben bütün karelerini beğendim. Hatta beğenmek ne kelime bayıldım!!

http://twitter.com/sendenkalan

“SendenKalan” Leyla’dan vazgeçmek, Mevla’ya şükretmektir

1 Yorum »

Kabağın Sahibi Adildir

Kategori Çilekli Süt 
November 26th, 2008

Vaktiyle bir derviş, nefisle mücadele makamının sonuna gelir. Meşrebin usulünce bundan sonra her türlü süsten, gösterişten arınacak, varlıktan vazgeçecektir. Fakat iş yamalı bir hırka giymekten ibaret değildir. Her türlü görünür süslerden arınması gereklidir.. Saç, sakal, bıyık, kaş, ne varsa hepsinden. Derviş, usule uygun hareket eder, soluğu berberde alır.

- Vur usturayı berber efendi, der.

Berber dervişin saçlarını kazımaya baslar. Derviş aynada kendini takip etmektedir. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı bıçkın bir kabadayı girer içeri. Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak:

- Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım, diye kükrer.

Dervişlik bu… Sövene dilsiz, vurana elsiz gerek. Kaideyi bozmaz derviş. Ses çıkarmaz, usulca kalkar yerinden. Berber mahcup, fakat korkmuştur. Ses çıkaramaz. Kabadayı koltuğa oturur, berber tıraşa başlar.

Fakat küstah kabadayı tıraş esnasında da sürekli aşağılar dervişi, alay eder.. ‘Kabak aşağı, kabak yukarı.’ Nihayet tıraş biter, kabadayı dükkândan çıkar. Henüz birkaç metre gitmiştir ki, gemden boşanmış bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine gelir. Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, iki atın ort asına denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir karnına dalıverir. Kabadayı oracığa yığılır, kalır. Ölmüştür. Görenler çığlığı basar. Berber ise şaşkın, bir manzaraya, bir dervişe bakar, gayri ihtiyarî sorar:

- Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?

Derviş mahzun, düşünceli cevap verir:

- Vallahi gücenmedim ona. Hakkımı da helal etmiştim. Gel gör ki kabağın bir sahibi var. O gücenmiş olmalı!

***-***-***-***-***-***-***-***-***-***-***-***-***-***-***-***-***-***-***-***-***

Hikâye böyle…
Ama hayat da böyle…

Ensemize, kafamıza vurup vurup dalga geçen sahte kabadayıların, kabağın da bir sahibi olduğunu, bu sahibin de en affetmeyeceği şeyin; kibir, aşağılama ve kul hakkı yemek olduğunu unutmaya başlayanlar, zamanı gelince (büyük bir çoğunluğu ne yazık ki iş işten geçtikten sonra) anlayacaklardır.

Dedikodu, gıybet, kaşla gözle ve çirkin sözlerle alay, çirkin lakaplar takma vs. Hayal gücünüze göre bu kul haklarını çoğaltabilirsiniz. Yoksa siz kul hakkını sadece başkalarının parasını çalmaktan ibaret mi sanıyordunuz? Bir başkasının rızasını almadan kalemini kullanmak dahi kul hakkı iken, birini incitmek, aşağılamak ve kırmak nasıl kul hakkı olmasın? İşte Allah’ın adâleti bu kadar incedir, büyüktür..

Umarım bu kıssadan herkes bir hisse çıkartabilir kendine…

1 Yorum »

Süleyman S. Aras-Bu Köyün Yabancısı

Kategori Çilekli Süt 
November 11th, 2008

Hazırlayan ve Sunan: Süleyman S. Aras


Blog Adı: Bu Köyün Yabancısı

Blog Konusu: Siyaset-Politika, fikir, gündem, yorum, haber, eleştiri, öneri, maneviyat, din, kişisel.

Şahsi Fikrim: Süleyman bey uzun süredir takip ettiğim, yazılarını büyük bir samimiyet ve derin hissiyat ile yazması nedeniyle saygı duyarak okuduğum, önemli blogculardan gördüğüm değerli bir kişidir. Hiçbir yazısını boşa yazdığını düşünmüyorum, hepsinde iyi bir niyet ve hepsinde iyi bir amaç görüyorum. Bu anlamda ne yiyip ne içtiğini, kimlerle gezip, kimlerle -çok afedersiniz- aganigi yaptığını yazan, “aklı havada ve boş” blogcu güruhundan oldukça ama oldukça farklı, bloğunun hakkını veren sağlam blogculardan. Tabi bu benim değerlendirmem herkesin farklı bir zevki olduğu gibi, herkesin farklı blog tercihi de olacaktır, buna saygı duyarım. Ben genelde bu tür; aklını, fikrini ve zekasını olumlu yerlere kanalize eden ve faydalı bir amaç için yazan blogları tercih ediyorum okurken. Ki bazı yazıları okuduktan sonra; “eee ne oldu şimdi bunu yazmasının amacı ne? koca yazıyı toplasan bi anlamlı cümle yok.. bloğunu kendine sevgili bulmak için gibi kullanıyor mübarek..” diyerek değil, kendime fayda katmış bir şekilde ayrıldığımı düşünebiliyorum.

Süleyman beyin en sevdiğim yazılarından biri: şu yazısı. Diziler ve Sinema ile ilgili çarpıcı tespitleri ve pek tabiki yarı çıplak tesettür yazısı da takdir ettiğim yazılarından sadece bir kaçı.. Öyle ağıza böyle tıpa kategorisi ise kesinlikle baştan sona okunmayı hak ediyor :) )

1 Yorum »

Arzu-Hal-İnsan Arzuyu Fikir Zanneder

Kategori Çilekli Süt 
May 7th, 2008

Hazırlayan ve Sunan: Arzu-Hal

Bloğunun Adı: Arzu-Hal Evlilik ve Aile

Blog Konusu: İslamiyet, tefekkür, iman, edep, ayet, hadis, kitap notları, Mesnevi’den notlar, dualar, ilmihal bilgileri, anlamlı sözler vs.

Şahsi Fikrim: Arzu-hal arkadaşımız profilinin “meraklar” kısmında da belirttiği gibi hüzne aşık bir arkadaşımız. Ağır başlı ve takvalı bir duruşu olduğunu düşündüğüm bu arkadaşım zaman zaman “acaba asık suratlı ve çok katı biri mi” diye düşünmeme de neden olmuyor değil ): Sanal alemde insan; “bedeninin dilini” kullanamama gibi bir dezavantaja sahip, bu nedenle insanları gülmeden —yani şu işaret :) ya da şu =) ve şu (: — ya da neşeli yazılar yazmadan güleryüzlü ya da dost canlısı olarak değerlendiremiyoruz. Çoğul eki kullanıyorum çünkü bir çok kişi böyle düşünüyor (hatta forumlarda bile bazen heyecanlanma için kullanılan ünlem işareti dahi yanlış anlaşılabiliyor o yüzden dikkat ederseniz işi ciddi tutan forumlarda ünlem işareti ve büyük harfle yazı yazmak yasaktır vs.) Arkadaşımız da yanlış anlamasın sakın ama bazen kendisini fazla somurtuk buluyorum :) Nedeni de tahmin edileceği üzre sanal alemde olmamız ve hiç bir beden dilimizi kullanamamız. Belki de sanal alem onun için normal çevre gibi olduğundan edebinden dolayı böyle davranıyordur (takva) ona hiçbir şey diyemem tabi. En çok saygı duyduğum insan kategorisine giriyor demektir o halde. Edebi ve ahlakı, takvayı yaşayan insanlar benim göz bebeğimdir. Ve genelde takvayı yaşayan insanlar, dışardan bakılınca çok katı gibi görünüyor bildiğim kadarıyla, ama kalpleri; dışardan bakılınca çok çok güleryüzlü, dost canlısı gibi duran kişilerden daha yumuşak ve merhametli olabiliyor..

Genel anlamda çok güzel konulara değinen, bir çok kişinin “savunsa bile” dile getirmekten “çekindiği” ve bu yüzden yazamadığı konuları hiç bir komplekse girmeden, yaşayarak/hissederek kaleme alan nadide bir arkadaşımız olarak buluyorum onu. Yazılarını da büyük bir hevesle takip ediyorum ki şu 3 günlük dünyada zihnim sadece lay lay lom yazılar okumakla tükenmesin, saksıyı biraz da tefekkür için doldurayım :) Ki onun yazılarını okuyup da tefekküre dalmamak neredeyse imkansız. Bu nedenle dünyanın yalancı zevklerinden sıyrılıp iki cihan mutluluğu için faydası olabilecek bu bloğu sık kullanılanlarınıza acilen eklemeniz, “olgun bir müslüman” iseniz çok çok yerinde olacaktır.

Diğer bloğu Ebedi Mutluluğu da ziyaret etmenizi şiddetle öneririm.

İlk Yorumu Sen Yap »